BMC SAVUNMA Yeni ALTAY`ı Savunma Basını ile Tanıştırdı!

İbrahim Sünnetci
Ankara ve İstanbul’dan katılan 30 dolayında basın mensubu tarafından takip edilen BMC SAVUNMA Basın ve Medya Buluşması etkinliği kapsamında ilk olarak Radisson Blue Otel’de sektör basınıyla bir araya gelen BMC İcra Kurulu Üyesi ve Üst Yöneticisi (CEO) Murat YALÇINTAŞ, BMC SAVUNMA Genel Müdürü Mehmet KARAASLAN ve BMC POWER Genel Müdürü Mustafa KAVAL, 1’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü (ABFM)’nün 25 yıllığına BMC SAVUNMA tarafından işletilmesi süreci, Yeni ALTAY AMT, Yeni Nesil FIRTINA K/M Obüs, ALTUĞ 8x8 TTZA (6x6 versiyonu da geliştirme aşamasında, ihaleyi kazanmaları durumunda her ikisi de Arifiye’de üretilecek), Leopard 2A4 AMT Modernizasyon Projesi ve Yeni Nesil Paletli Zırhlı Araçlar Projesi gibi zırhlı araç projeleri ve bu araçlarda kullanılmak üzere geliştirme çalışmalarına başlanılan güç grupları ve dizel motorlar hakkında bilgi verdi ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ardından bizlere tahsis edilen bir otobüsle Radisson Blue Otel’in hemen yanında yer alan General Ali Fuat CEBESOY Kışlasındaki 1’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü (ABFM)’ne geçildi. Tesis Turu kapsamında Yeni ALTAY AMT ve Yeni Nesil FIRTINA K/M Obüs kule ve gövde nihai montaj hatları ile hem BMC SAVUNMA, hem de BMC Power tarafından yapılan yeni yatırımlar ile inşa edilen ve alt katında Tasarım Ofisleri üst katlarda ise Destek Birimlerine ev sahipliği yapan yeni inşa edilmiş İdari Bina, Motor/Transmisyon ve Güç Grubu Prototip/Seri Üretim Atölyesi ve Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) kaynakları ile yaklaşık ABD$30 Milyon yatırımla kurulan ve 2021 yılı başlarında hizmete giren Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise sayılı büyük ve modern Güç Grubu Test Merkezi gezildi. BMC SAVUNMA Basın & Medya Buluşması, Radisson Blue Otel’de yenilen akşam yemeğinin ardından sona erdi. Dostane toplantı havasında gerçekleşen yemeğe katılan BMC CEO’su YALÇINTAŞ, BMC SAVUNMA Genel Müdürü KARAASLAN ve BMC Power Genel Müdürü KAVAL basın mensuplarının etkinliğe ilişkin izlenimlerini ve tavsiyelerini dinledikten sonra akıllara takılan sorulara cevaplar sundular.
BMC CEO’su ALTINTAŞ’ın Açış Konuşması
Etkinliğin açış konuşmasını yapan BMC İcra Kurulu Üyesi ve Üst Yöneticisi (CEO) Murat YALÇINTAŞ, Fabrika’nın Katar’a satıldığı ve Fabrika’da Katarlıların çalıştığı yönünde basında yer alan iddialara cevaben BMC SAVUNMA’nın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin malı olan 1’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü (ABFM)’nde 25 yıl süreyle üretim yapacağına dikkat çekti ve ekledi, “Ve bunu Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin bizzat denetimi ile beraber yapıyoruz. İçeride arkadaşlarımız var TSK’ya mensup. Onların denetimi ile beraber yapıyoruz. Bu fabrikada çalışan herhangi bir yabancı uyruklu kimse yok. Hepsi Türk uyrukludur, artı bütün üst düzey yöneticiler 6 ayda bir güvenlik kontrolünden geçmektedir. İçeriye girmek isteyen herhangi bir insan belli prosedürler çerçevesinde içeriye girip gezebilir. Burada üretilen ürünlerin, ALTAY Tankı olsun, motorlar olsun, hepsinin IP hakları, yani fikri mülkiyet hakları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aittir, SSB’ye aittir, BMC’ye de ait değildir. Bu ürünlerin üretilmesinin hepsi TSK’nın denetimi ve izni altında yapılmaktadır. Bu ürünlerden herhangi bir tanesinin yurt dışına satımı TSK’nın, Savunma Bakanlığı’nın iznine tabiidir.”
Dünyada askeri tesisin sivil bir firma tarafından işletildiğine dair örneklerin bulunduğunu anımsatan YALÇINTAŞ, “Dünyadaki birçok büyük savunma şirketlerinde uygulanan sistem bu. ABD’de, örnek olarak söyleyeyim, birçok büyük firmayı hepiniz biliyorsunuz dünya çapında, bu firmaların hepsinin tesisleri Amerikan Devleti’nin ve Amerikan Silahlı Kuvvetleri’nin malıdır. Bunları özel sektör çalıştırır. Türkiye’de de ilk defa bu metot burada Arifiye’de denendi. Yani TSK’ya ait olan bir tesis ilk defa özel sektör tarafından çalıştırılıyor.” YALÇINTAŞ bu metodun neden yurtdışında, Batı ülkelerinde uygulandığı ve başarılı bulunduğu sorusuna cevabı ise, “Biliyorsunuz savunma sanayii ağırlıklı olarak inovasyona, teknolojiye ve yeni ürünler geliştirmeye dayalı bir sektör. Savunma sektöründe eğer yeni ürün geliştiremezseniz, inovasyon yapamazsanız, yaşama şansınız yok. Ve bir şirketin, bir kurumun inovasyon yapabilmesi için belli özelliklere sahip olması lazım. Yatay bir işletim yapısı olması lazım. Çevik olması lazım. Son derece demokratik ve rahat bir ortam olması lazım. Bunları biliyorsunuz. Ama öte yandan devlet yapısına baktığınız zaman, devlet yapısı gereği son derece hiyerarşik olmak zorundadır. Son derece formal olmak zorundadır. Son derece kuralcı olmak zorundadır. Dolayısıyla, devletin inovatif bir işte birebir bulunması zordur. Yapı itibariyle zordur. Ekosistem itibariyle zordur. Bu yüzden yurtdışındaki savunma sektörü ağırlıklı olarak devlete aittir. Çünkü çok büyük yatırım gerektirir ve bu kadar büyük bir yatırımı özel sektör yapamaz da, altından da kalkamaz. Zaten tek müşteri de devlettir (03:53). Bu tesislerde üretilen her şey, ne üretileceği, nasıl üretileceği, ne kadar üretileceği devlet tarafından belirlenir. Bu yüzden devlet tesise sahip olur; Fabrikaya, alana, tesise. Ne üretileceğini, nasıl üretileceğini, ne zaman üretileceğini kendisi söyler, kendisi belirler ve bunu bir özel sektör firmasına yaptırır. Batı’da bütün büyük silah firmaları bu şekilde çalışıyor, savunma firmaları bu şekilde çalışıyor. İlk olarak da bu Türkiye’de Arifiye’de denendi.”
YALÇINTAŞ’ın, Fabrika’da çalışan bir yabancı olup olmadığı yönündeki soruya cevabı ise şu şekilde oldu, “Biraz evvel söyledim, fabrikada çalışan hiçbir yabancı yok. Çalışan yabancıyı bırakın, ziyarete gelen yabancı da yok. Bu fabrikada tamamen Türk mühendisleri çalışıyor ve BMC SAVUNMA %100 Türk şirketidir ve daha da önemlisi milli bir şirkettir. Çünkü tasarımlarını biz yapıyoruz. IP hakları bize aittir. Mümkün olduğu kadar stratejik parçaların hepsini yerli olarak üretmeye çalışıyoruz. Birçok parçayı zaten yerlileştirdik, detaylarını biraz sonra Mehmet Bey size anlatacak. Ve belki de çok çok daha önemlisi buradaki şirket, BMC SAVUNMA şirketi doğrudan doğruya TSK’ya hizmet eden, Türk Milletine hizmet eden, amacı ve ülküsü TSK’nın daha ileriye gitmesi ve daha güçlü hale gelmesi olan bir şirkettir. Dolayısıyla bence BMC’ye atılabilecek en büyük iftira, biraz evvel bahsettiğim yabancılık iftirasıdır.”
YALÇINTAŞ, daha önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından 49 yıllığına BMC SAVUNMA’ya devredilen arazi üzerine Karasu’da kurulacak tesislere ilişkin olarak yönetime geldikten sonra yaptıkları araştırma neticesinde savunma sektörüne ait işletme açısından çok verimli olmadığı sonucuna vardıklarını ve özellikle savunma sanayii sektörünün kümelendiği Ankara’nın daha doğru bir yer olduğuna karar verildiği için BMC SAVUNMA’nın Karasu’daki arazinin aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devletine devri için gerekli işlemleri başlattığını ve araziyi devlete geri iade ettiğini anlattı. YALÇINTAŞ şöyle konuştu, “Göreve gelişimizin ikinci veya üçüncü ayında bu kararı verdik ve devletin ilgili bakanlıklarıyla temasa geçtik. Durumu anlattık, onlar da anlayışla karşıladılar. Ve biz Karasu’daki arazinin aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devletine devri için işlemleri başlattık. O zamana kadar üzerine yaptığımız yatırımlar da vardı. Birçok harfiyat yatırımı vardı, drenaj yatırımı vardı, temel yatırımı vardı. Dedik ki yeni gelecek şirket alır bunu bu şekilde kullanır. Karasu’yu biraz evvel söylediğim gibi devlete geri iade ettik. Devlet de onu kendi prosedürleri çerçevesinde başka bir firmaya aynen BMC’ye tahsis ettiği gibi tahsis etti. Bildiğim kadarıyla o firma da orada yatırıma başlayacak, bir şeyler yapılacak ama onları burada konuşmak istemem. Kendileri açıklama yaparsa yapar. Ve bizler de doğrudan doğruya, bizzat, ücretini kendimiz ödeyerek, finansmanını kendimiz karşılayarak, Ankara’da bir organize sanayii bölgesinde arsa satın aldık. Şu anda Ankara’da, taksitlerini ödüyoruz, bizim bir arsamız (TUSAŞ’ın hemen yanındaki Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde) var. ALTAY tankının seri üretimini orada gerçekleştireceğiz…”
YALÇINTAŞ, Ankara Üretim Tesisi’nin devreye girmesinin ardından Arifiye’deki 1’inci ABFM’nin ne şekilde değerlendirileceği yönündeki bir soruya cevaben, “Arifiye fabrikası eskiden ne yapıyorsa, şimdi ne yapıyorsa yapmaya devam edecek. Buradan eksilecek olan, buradan gidecek olan herhangi bir şey yok. Burası aynı, daha evvel ne üretiyorsa, şimdi ne üretiyorsa, artarak, hem rakam olarak yani ürettiği adet olarak artış sağlayarak, hem de ürün yelpazesi olarak artış sağlayarak hem de eskiden sadece TSK’ne çalışıyorduk şimdi hem yurt içinde hem de ileride birkaç tane bağlantımız var, inşallah gerçekleşecek, yurt dışına ihracat yapan bir tesis olarak varlığını devam ettirecek...”
YALÇINTAŞ, ALTAY Ana Muharebe Tankı (AMT) Programında gelinen son durum ve Programda yaşanan gecikmenin kaynağı ile ilgili olarak da şu bilgileri paylaştı; “İlk ALTAY Tankı envantere katılıyor. İçeride göreceksiniz, ALTAY Tankının üretimi tamamlandı. Bizim arzumuz, bizim düşüncemiz, 2023 yılının yani bu yılın 23 Nisan’ında, bir bayram gününde, bunu TSK’ya test etmesi için teslim etmek. Prosedür bu şekilde işliyor. TSK alıyor, test ediyor. Ne kadar test edeceği kendisine bağlı çünkü bunun içinde birçok sistemler mevcut. 1 yıl, 1 buçuk yıl, 2 yıl… Bu tamamen TSK'nın kendi inisiyatifinde olan bir olaydır. Testi tamamlandıktan sonra tamam, seri üretime geçebilirsiniz diyor ve biz de seri üretime geçiyoruz. Dolayısıyla ALTAY Tankında durum budur.
Peki neden ALTAY Tankı bu kadar geç kaldı? Neden daha evvel yapılmadı? ALTAY Tankının ilk prototipi yapıldığı zaman ilk prototipte kullanılan güç grubu, yani biraz evvel size söylediğim gibi motor + transmisyon + soğutma grubu, bir yabancı ülkeden, bir Batı ülkesinden gelecek olan bir güç grubuydu. Artı, aynı Batı ülkesinden ve başka Batı ülkelerinden de gelecek olan birçok başka yan sistemler vardı. Fakat o zaman o tarihte bu Batı ülkeleri TSK’nın yürütmekte olduğu bazı harekatları bahane ederek bu güç gruplarını ve diğer aksamları Türkiye’ye vermeyi reddettiler. Dolayısıyla tank üretilemez hale geldi. O zaman TSK bir karar verdi. Dedi ki tank gibi son derece stratejik bir kara muharebe aracında dışarıya bağımlı olmamak gerekir, o halde bu yabancı devletlerin bize vermediği bu parçaları bizler kendimiz üretmeliyiz. Ve bu çerçevede de yine BMC Grubuna bir görev verildi ve başta güç grubu olmak üzere birçok yabancı devlet tarafından bize verilmeyen parçanın yerlileştirilmesi istendi. Bununla alakalı da çalışmalar başladı. Ama aynı zamanda takdir edersiniz ki hem güç grubunun hem de diğer sistemlerin üretilmesi, test edilmesi, tasarlanması oldukça zaman alacak bir şey. Yani bir güç grubu dediğiniz şeyi sizin tasarlamanız, prototipini üretmeniz ondan sonra bunu test etmeniz, testlerden başarılı bir şekilde geçmesi nereden baksanız 6-7 senelik bir süreç en hızlısı. Peki 6-7 sene ne olacak? Türk Ordusu tanksız mı kalacak? O zaman dendi ki sizler bu yerli sonuçlar ortaya çıkana kadar bu vermeyen ülkelerin yerine başka bir kaynaktan başka bir çözüm bulup bu çözümü üretip bu çözümle siz Türk Ordusu’na ALTAY Tankını teslim edip ve ne zaman ki yerli çözümler gelir, o zaman bu yerli çözümleri tanka eklersiniz. İşte bütün geçen bu zaman; bir-bu diğer çözümün üretilmesi, iki-bu diğer çözüme göre tankın yeniden tasarlanmasıyla geçti. Çünkü bu ürünler yabancıların ‘off-the-shelf’ (rafta hazır) yani marketten alıp da yerine takabileceğiniz şeyler değil. Ürün değiştiği zaman baştan aşağıya sizin bütün tasarımları yeniden değiştirmeniz gerekiyor. Bu yeni ürüne, bu yeni tasarıma göre bunu tekrar üretmeniz, ürettiğinizi kalifiye etmeniz, kalifiye ettiğinizi de test etmeniz gerekiyor. Bu da belli bir süreç alıyor. İşte bu süreç geçti. Ama bu süreç son derece hayırlı bir süreç oldu. Çünkü şu anda elimizdeki tank artık ilk tasarımları 2000 yılında yapılmış olan eski bir tank değil. Bu tamamen yeni ALTAY. Çünkü bu kadar zaman zarfında; bir, biraz evvel bahsettiğim gibi birçok parçayı yerleştirme fırsatı bulduk. İki, bu yaklaşık 20 yıl zarfında birçok muharebeler oldu biliyorsunuz. TSK’nın hem gözlemlediği hem de fiilen içinde bulunduğu birçok muharebe oldu. Bu muharebelerden birçok yeni dersler çıkartıldı. Bu dersler çerçevesinde tankta birçok iyileştirmeler yapıldı. Yani bugünkü Yeni ALTAY ile o zamanında ilk üretilmiş olan ALTAY arasında çok ama çok büyük farklar var. Yepyeni bir tank oldu. Yani eskilerin dediği gibi kötü komşu bizleri mal sahibi yaptı.
Peki şu anda üzerinde hangi güç grubu var? Şu anda üzerinde biraz evvel bahsettiğim gibi başka bir ülkeden temin edilmiş olan bir güç grubu var. Bu güç grubunun temin edilmesi için bütün çalışmalar yapıldı, izinler alındı, bürokratik işlemler tamamlandı, bu güç grubuyla ilgili testler yapıldı, bu testlerden bu güç grubu başarıyla geçti. Ve bu güç grubu TSK tarafından da kabul edildi. Dolayısıyla şu anda ALTAY Tankının seri üretimi için önümüzde hiçbir engel kalmadı. Peki yerli güç grubuyla durumumuz ne şekilde? Yerli güç grubuyla ilgili şu anda tasarım çalışmaları bitti, prototipler üretildi ve şu anda prototipler test ediliyor. Bu testlerin yaklaşık 1.5 - 2 sene sürmesi tahmin ediliyor. Ve herhalde 2026 yılı gibi, bizler yerli güç grubumuzla Yeni ALTAY Tankımızı TSK envanterine teslim edebilecek durumda olacağız.
Peki Yeni ALTAY Tankımız ihraç edilebilecek mi? Biraz evvel söylediğim gibi bizler BMC Grubu olarak askeri kara sistemleri üretiyoruz. Birçok ürünümüz var. Sizler de biliyorsunuz zaten detayına girmeyeceğim. Bu ürünlerin hepsi Millî Savunma Bakanlığımızın (MSB) izni doğrultusunda, eğer onlar izin verirse ve de uygun görürse dost ve müttefik ülkelere ihraç edilir. Şu anda ALTAY Tankı için şimdiden birçok dost ve müttefik ülkeden talep var. Eğer MSB uygun görürse biz ALTAY Tankını TSK’ne teslim edeceğiz ve MSB’nin izni çerçevesinde arzu eden dost ve müttefik ülkelere ihraç edeceğiz.”
YALÇINTAŞ konuşmasında ayrıca 2022 yılında genel ihracat sıralamasında 5’inci olan BMC’nin, Kara Sistemleri ihracatının ise %45’ini tek başına yaparak bu alanda birinci olduğuna dikkat çekti.

BMC SAVUNMA Basın & Medya Buluşması Etkinliğinden Notlar
Makalemizin bu bölümünde Basın & Medya Buluşması etkinliği kapsamında Radisson Blue Otel’de gerek öğleden önce gerekse yemek sonrasında BMC İcra Kurulu Üyesi ve Üst Yöneticisi (CEO) Murat YALÇINTAŞ, BMC SAVUNMA Genel Müdürü Mehmet KARAASLAN ve BMC POWER Genel Müdürü Mustafa KAVAL tarafından yapılan konuşmalar ve KARAASLAN tarafından gerçekleştirilen kapsamlı sunum sırasında, gerekse Tesis Turu sırasında aldığımız notlardan derlediğimiz kısa bilgileri sizlerle paylaşacağız.
· 1973 yılında kurulan 1’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü (ABFM), 1.814.000m2 alana sahip, bunun 137.000m2’si kapalı alan. Tesisin çevresinin uzunluğu ise 8.5km.
· BMC SAVUNMA, 21 Ağustos 2019 tarihinden beri işletmekte olduğu Millî Savunma Bakanlığı (MSB)’na ait 1’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü (ABFM) tesisini ve içindeki her şeyi 25 yıllık işletme süresinin sonunda TSK’ne geri teslim edecek. Devir Protokolü uyarınca tesiste yürütülen tüm faaliyetler TSK’nin izni ve denetiminde yapılıyor, bu kapsamda faaliyetler 120 kişilik TSK/MSB personeli tarafından denetleniyor.
· BMC SAVUNMA ABD$50 Milyon tutarındaki yatırım taahhüdü çerçevesinde tesis altyapısını yenileme ve modernize etme maksadıyla 1’inci ABFM’ye son 3 yıl içinde yaklaşık ABD$10 Milyon tutarında yeni yatırım yapmıştır.
· BMC Tank & Yeni Nesil Araçlar’da 288 Beyaz Yaka ve 142 Mavi Yaka olmak üzere toplam 430 personel, BMC SAVUNMA’da 161 Beyaz Yaka ve 603 Mavi Yaka olmak üzere toplam 764 personel görev yapmakta. 1’inci ABFM’de Mart 2023 itibarıyla BMC Tank & Yeni Nesil Araçlar (TYNA), BMC SAVUNMA ve ASFAT/MSB personeli ile birlikte 745’i Mavi Yaka, 449’u Beyaz Yaka olmak üzere toplamda 1.194 personel görev yapıyor.
· BMC SAVUNMA verilerine göre 1’inci ABFM’de 2020 yılında %50 seviyesinde olan verimlilik oranı 2022 yılında %99’a ulaşmıştır.
· BMC SAVUNMA tarafından halihazırda yürütülen önemli zırhlı araç projeleri; ALTAY AMT Seri Üretim Projesi, Leopard 2A4 AMT Modernizasyonu, Mayın Temizleme Tankı Projesi, Tank Kurtarıcı Projesi, Yeni Nesil FIRTINA Obüsü Projesi (140x), POYRAZ Mühimmat Yükleme Aracı Projesi (35x), Yeni Nesil Tekerlekli Araçlar Projesi (hareket kabiliyeti testleri devam ediyor) ve Yeni Nesil Paletli Araçlar Projesi (BMC SAVUNMA projeye özel bir paletli zırhlı araç üzerinde çalışmalar yapıyor).

· 81 tankı kapsayan Leopard 2A4 AMT Modernizasyon Projesi Sözleşmesi imzalandı ve çalışmalara Arifiye’de başlandı. Modernize edilecek ilk tank BMC SAVUNMA’ya teslim edildi. Tank, Yeni Nesil FIRTINA Obüsü ve ALTUĞ 8x8 TTZA ile birlikte Yeni ALTAY prototipinin yanında basın mensuplarına gösterildi. Edindiğim bilgiye göre Proje kapsamında önce prototip tank üzerinde modernizasyon faaliyeti gerçekleştirilecek, ardından araç test edilmek üzere Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edilecek. TSK prototip aracı beğenirse modernizasyonun uygunluğuna dair bir onay verecek ve akabinde Seri Modernizasyon Fazı başlayacak. Daha önce ROKETSAN tarafından T1 Zırh Sistemi ile modernize edilen 40 Leopard 2A4 AMT’nin bu projeye dahil edilip edilmeyeceği yönündeki bir soruya cevaben BMC SAVUNMA Genel Müdürü KARAASLAN, “Hayır, tamamen ayrı projeler. Ama tabi ROKETSAN zırh konusunda çözüm ortağıdır. Bu Projede de yine savunma sanayiinde BMC ile birlikte diğer önemli şirketlerin, başta ASELSAN, ROKETSAN olmak üzere, partner oldukları bir proje. Ama o 40 tank tamamen bu Projeden ayrı,” dedi. KARAASLAN o 40 Leopard 2A4 Tankının 81 adetlik pakete dahil edilip edilemeyeceğine ilişkin soruya ise “Bu soru kullanıcının kararıyla alakalı bir şey, benim herhangi bir değerlendirme yapabileceğim bir husus değil” cevabını verdi.
· BMC SAVUNMA Genel Müdürü KARAASLAN, ALTUĞ 8x8 Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç (TTZA) ile ilgili olarak şu bilgileri paylaştı; “ALTUĞ’un bir taraftan SSB’nın açtığı ihaledeki yarışma süreci devam ediyor, diğer taraftan da yurt dışından ihracatına yönelik birçok talep var. Oralardaki faaliyetlerini yürütüyoruz. Bu süreçler halen devam ediyor. Kısa zamanda bir ihaleyi kazandığımız taktirde ALTUĞ’un üretimine de burada başlayacağız. Çünkü, bizim tesise kazandırdığımız bu tür yeni araçlar, tesisin genel giderlerinden pay aldığı için, maliyetlerinden pay aldığı için aslında tesisin TSK’ne maliyetleri de düşmüş oluyor. Bu anlamda BMC’nin kendi öz kaynaklarıyla, kendi başlattığı projeleri ile de burada bir şeyler yapıp tesisin devlete maliyetini azaltmayı da bir prensip olarak kabul ediyoruz. İnşallah kısa zamanda bir ihale kazanırsak ALTUĞ’u burada imal etmenin büyük bir fayda sağlayacağını değerlendiriyoruz. ALTUĞ çöl testleri dahil birçok farklı testten geçti. Çok zorlu balistik, mayın ve hareket kabiliyeti testlerinden geçti. BMC olarak bu araçla ilgili beklentimiz yüksek”
· Yeni Nesil Paletli Zırhlı Araçlar Projesi kapsamında BMC kendi mühendislik gücüyle paletli bir zırhlı araç geliştirmekte. Projede birden fazla tipte kule istenmekte. BMC SAVUNMA bu kapsamda hem kendi geliştirmekte olduğu kuleleri hem de müşteri tarafından belirlenecek kuleleri araçlarda kullanabileceğini açıkladı. Araçlar üzerinde 105mm kule de yer alacak. BMC, 105mm kule konusunda yabancı bir firma (firma adı verilmedi ancak TULPAR ve KAPLAN MT Orta Tankında yer alan Cockerill 3105 olmadığı teyit edildi) ile görüşmeler yapıyor. BMC SAVUNMA Genel Müdürü KARASLAN bu konudaki bir sorumuza cevaben, “105mm kule için kendi ürünümüz yok ama planlı iş birliği çalışmalarımız var” dedi. Diğer yandan, edindiğim bilgiye göre SSB, geçtiğimiz günlerde Otokar, FNSS ve BMC Firmalarına Projede araçların bir Rheinmetall-KMW Ortak Girişim Şirketi olan Projekt System & Management GmbH (PSM) tarafından geliştirilip üretilen Alman PUMA Zırhlı Araç Projesi’nde olduğu gibi bir ekip tarafından geliştirilip geliştirilemeyeceğini sormuş ve BMC dahil üç firmadan da olumlu cevaplar almış. KARAASLAN konuyla ilgili olarak, “Biz her türlü iş birliğine açığız ve önerilen yaklaşımların uygulanabilir olduğunu düşünüyoruz. BMC, SSB’nin yönlendirdiği her oluşumun bir parçası olmayı memnuniyetle kabul eder” diye konuştu.
· BMC SAVUNMA Ankara Üretim Tesisi 840.000m2 alan üzerine kurulacak, toplam kapalı alan genişliği 165.527m2 olacak. BMC Tank & Yeni Nesil Araçlar (TYNA) için 400.000m2 alanın planlandığı yeni tesiste BMC Power da 70.000m2 genişliğinde bir alana sahip olacak. Ayrıca 75.000m2 büyüklüğünde bir rezerve alan bulunmakta. Yeni ALTAY AMT’lerin seri üretiminin yapılacağı Ankara Üretim Tesisi yanında yaklaşık 300.000m2 alan üzerine sadece askeri araçlar için değil ticari araçların testlerinde de kullanılabilecek çok kapsamlı bir test parkuru kurulacak.

· BMC Otomotiv’in Pınarbaşı, İzmir’deki üretim tesislerinde Mayıs ayı sonlarında düzenlenmesi planlanan etkinlik sırasında 8x8 Kamyona Monteli T155 ARPAN Obüsü ile TULGA Zırhlı Aracı’nın lansmanı yapılacak.
· Halihazırda nihai montaj hattında bulunan Kore Güç Grubu ile donatılmış 2 Yeni ALTAY AMT’nin üretim/nihai montaj faaliyetlerinin Nisan ayı başlarında tamamlanması ve 23 Nisan 2023 olarak öngörülen TSK’ne teslimat törenine kadar gerekli testlerinin tamamlanması planlanmıştır. Bu 2 tank daha sonra TSK tarafından bir dizi teste tabi tutulacak. 2024 yılı içinde test sürecinin tamamlanarak bu 2 Yeni ALTAY AMT’nin TSK hizmetine girmesi bekleniyor. 2 Yeni ALTAY AMT’nda MKE tarafından yeni üretilen 120mm çapında, 55 kalibre (L55) yivsiz setsiz Ana Silah Sistemi kullanılmaktadır.
· 2025 yılında ise Kore Güç Grubu ile Yeni ALTAY AMT’lerin Seri Üretimi başlayacak ve tanklar TSK hizmetine girecek. Üretim Planı BMC SAVUNMA Ankara tesislerinin inşa planı ile uyumlu olarak hazırlandı.

· 2 yıllık test süreci sonunda 2026 yılının ikinci yarısından itibaren BATU Güç Grubu ile donatılan Yeni ALTAY AMT’ler TSK’ne teslim edilecek. 2026 yılından itibaren Yeni ALTAY AMT üretimi yerli ve milli güç grubu BATU ile devam edecek.
· Gövde ve kulenin temel tasarımında ciddi değişiklikler yaparak Seri Üretim takviminin ötelenmesine sebep olmamak (aksi durumda ilave test ve kalifikasyon süreçleri gerekecektir) için ALTAY AMT gövdesinin/şasisinin arka kısmında yer alan güç grubu havuzunda Kore Güç Grubunun entegrasyonu için herhangi bir hacim değişikliği yapılmamıştır. Güç grubu havuz bölümünde sadece bağlantı noktalarında gerekli değişiklikler yapılmakta. Kore Güç Grubu mevcut güç grubu havuzuna sığacak şekilde uyarlanmıştır. Aynı durum BATU Güç Grubu için de geçerli. BATU Güç Grubu da aynı zarf (hacmin) içerisine girecek şekilde tasarlanmıştır.
· Şaside şoför bölmesinin sağında ve solunda 12’şer adet mühimmat rafı yer almakta. Gerek TSK’nin icra ettiği operasyon ve harekatlarda, gerekse Rusya-Ukrayna Savaşı’nda edinilen tecrübeler ışığında olası bir isabet durumunda kule ve şasi içindeki mühimmatların infilak ederek tankın imha olmasına yol açmaması için Yeni ALTAY AMT’nde gerekli tedbirler (tecrit edilmiş gövde mühimmat konfigürasyonu) alınmış durumda.

· Yeni ALTAY AMT’de kule tavan zırhı tepeden vuruş/saldırı (doğrudan dalış yaparak vuruş veya tepeden geçerken yönlendirilmiş patlama ile aşağıya doğru etki ederek) yeteneğine sahip modern ATGM tehdidi de göz önünde bulundurularak imal edilmiştir.
· Kore Güç Grubunu oluşturan motor ve transmisyon hazır gelirken soğutma grubu ise BMC SAVUNMA ve BMC Power Türkiye şartlarına uygun olarak mühendislerince geliştirildi.
· Yeni ALTAY Tankı için şu an 1’inci ABFM’de prototip mantığı ile Hücre tipi yapıda üretim yapılıyor, Ankara’da ise Serial Production/Seri Üretim yapısında üretim gerçekleştirilecek. Normalde üretimin başında bir ALTAY AMT’nın üretim süreci 9 ay iken öğrenme eğrisine bağlı olarak bu süre 5 aya kadar inebilmekte. Ancak kapasite uygun olduğunda (yeterli sayıda personel ve altyapı sağlandığında ve malzeme akışında herhangi bir kesinti olmaz ise) bir ALTAY AMT’nın sıfırdan üretimi 3 ay içinde de yapılabilir.
· Ankara Üretim Tesisinde yılda 100 tanka çıkabilecek bir üretim kapasitesinin planlandığına dikkat çeken BMC SAVUNMA Genel Müdürü KARAASLAN, sipariş olması durumunda bu kapasitenin 25-30 adedinin ihracat pazarı için kullanılabileceğini kaydetti. Buna göre aylık 4-5 adet ile başlayacak Yeni ALTAY AMT seri üretim hızı öğrenme eğrisine bağlı olarak artacak ve ayda 8 adet seviyesine ulaşacak. 250 adetlik tank siparişinin yaklaşık 5 yıllık (2025-2030) bir dönemde üretilerek teslim edilmesi planlanmıştır.
· ALTAY Programının gecikmesinin nedeni Almanya’dan gelecek güç grubu ile Almanya ve diğer bazı Batı ülkelerinden gelecek bazı alt sistemlerin ve aksamların Türkiye’ye verilmemiş olmasıdır. Bu ülkeler TSK’nın o tarihlerde yürütmekte olduğu bazı harekatları bahane ederek bu güç gruplarını ve diğer aksamları Türkiye’ye vermeyi reddetti. Dolayısıyla tank üretilemez hale geldi. Bunun üzerine TSK bir karar aldı ve AMT gibi son derece stratejik bir kara muharebe aracında dışarıya bağımlı ortadan kaldırmak için bahse konu yabancı devletlerin Türkiye’ye vermediği güç grubu ve alt sistemler ile ilgili aksamların ülkemizde üretilmesini, yerlileştirilmesini BMC’den istedi.
· ALTAY Projesinde yaşanan gecikme aynı zamanda 2000’li yılların tehdit ortamı ve tecrübeleri ışığında Türk Kara Kuvvetlerinin istek ve beklentilerine göre tasarlanan ve geliştirilen ALTAY AMT’nin tasarımının yenilenmesine de imkân tanımıştır. Bu kapsamda geçen süre zarfında hem TSK tarafından sınırlarımız ötesinde icra edilen operasyon ve harekatlarda edinilen tecrübeler ışığında, hem de Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar çerçevesinde ALTAY AMT’na bir dizi ilave kabiliyet kazandırılmış ve birçok kritik alt sistemi yenilenmiş ve yerlileştirilmiştir.

Fotoğraf: Aselsan Örümcek 360° Çevre Gözetleme ve Lazer Uyarı Sistemi.
· Yeni ALTAY AMT; AKKOR Aktif Koruma Sistemi, Geliştirilmiş Zırh Sistemi, Yenilenmiş Atış Kontrol Sistemi, Yenilenmiş Araç Kontrol Sistemi, ASELSAN ÖRÜMCEK 360° Çevre Gözetleme ve Lazer Uyarı Sistemi (YAMGÖZ Çevre Gözetleme Sistemi ve Tank Lazer Uyarı Sistemi/TLUS yerine takıldı, AKKOR Aktif Koruma Sistemi, Tank Atış Kontrol Sistemi ve SARP Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (hem Tank Komutanı, hem de Doldurucu tarafından kontrol edilebilmekte) gibi tank üzeri alt sistemler ile tam uyumluluk içerisinde çalışmakta) ve Değiştirilmiş (Kore) Güç Grubu gibi bir dizi iyileştirilmiş ve ilave kabiliyetlere sahip. Ayrıca tank üzerindeki; Hız Azaltan (Alman ürünüydü yerlileşti), Mühimmat Rafları (Alman ürünüydü yerlileşti), Kule Çember Dişlisi (Alman ürünüydü yerlileşti), Rotor (Kore ürünüydü yerlileşti), Nişancı 2nci Derece Görüş Sistemi (Alman ürünüydü yerlileşti), Koaksiyel Makineli Tüfek (Belçika ürünüydü yerlileşti), Yakıt ve Hidrolik Pompaları (Sintine Pompası, Yakıt Pompası, Ön Isıtma Pompası, Alman ürünüydü yerlileşti), Periskoplar (Alman ürünüydü yerlileşti), Hidrolik Kavrama ve Şaft (Alman ürünüydü yerlileşti), Çeki Kancası (Alman ürünüydü yerlileşti), Palet Sistemi (Kore ürünü paletler T2 tanklarından itibaren yerli paletlerle değişecek), Soğutma Yeleği (Alman ürünüydü yerlileşti), Mobil Gizleme Ağı (Tankın hem görsel, hem termal, hem de radar izin kayda değer ölüde azaltan SAAB ürünü Barracuda Mobil Kamuflaj Sistemi [MCS] benzeri ağ tipi yeni nesil bir kamuflaj çözümü) gibi alt sistemler yerlileştirilmektedir. Dolayısıyla Yeni ALTAY, Seri Üretim için sözleşmesi imzalanan ALTAY AMT’na göre daha üstün yeteneklere sahiptir.
· Yeni ALTAY AMT üzerinde yer alan kilometrelerce uzunluğundaki kablajın toplam ağırlığı 500kg’ın üzerinde.
· Halen %85 seviyesinde yerli katkı oranına sahip olan Yeni ALTAY AMT’de kullanılan Güney Kore ürünü hidro-pnömatik ISU Süspansiyon Sisteminin Seri Üretim Fazında yerli bir ürün ile değiştirilmesiyle yerli katkı oranı daha da yukarılara çekilecek.
· Güç grubu ve alt sistemler ile ilgili aksamların ülkemizde üretimi, testi ve kalifikasyonu için 6-7 yıllık bir süreç öngörüldüğünden bu süre zarfında TSK tanksız kalmasın diye başka bir kaynaktan güç grubu temin edilerek bir miktar tankın bu güç grubu ile hizmete verilmesi kararlaştırıldı. Geçen süre zarfında Kore Güç Grubu’nun ALTAY AMT’na entegrasyonu, uyarlanması kapsamında çalışmalar yürütüldü.
· Yeni ALTAY AMT prototipinin üretimi için 10.000 saatin üzerinde bir çalışma gerçekleştirildi. Bu süreci 2dk da özetleyen vido film etkinlik sırasında basın mensuplarına izlettirildi.
· BMC SAVUNMA’ya göre güç grubu tedarik süreci için kaybedilen zaman aynı zamanda son teknolojilerin programa ve ürüne yansıtılması için de bir fırsat oluşturdu. Bu sayede teknolojideki ilerlemeler Yeni ALTAY AMT’na yansıtıldı. O yüzden tank üzerinde demode olabilecek herhangi bir elektronik donanım artık yer almamakta.

· EMI/EMC testleri dahil tüm testleri tamamlanan Yeni ALTAY Ana Muharebe Tankı (AMT) hem aktif, hem de pasif korumaya sahip. Pasif koruma gövde yapısı ile gövde zırh sacının içerisine entegre edilmiş kompozit zırhlardan oluşmakta. Ayrıca aracın arka tarafında kafes zırh yer alıyor. Tankta hem Soft Kill (Lazer İkaz Sistemi tehdidi algıladığı anda kule tehdidin olduğu yöne dönerek sis havanlarını ateşliyor ve multispektral sisleme yapılıyor), hem de Hard Kill özellikli bir karşı tedbir sistemi yer alıyor. Lazer İkaz Sistemi ile entegre edilmiş Multispektral Sis Lançerleri (16 adet)’nden atılan sis havanı mühimmatları lazer tehditlerini de engelleyebiliyor. AKKOR Aktif Koruma Sistemi (Hard Kill) 360 derece kapsama kabiliyetli bir koruma sağlıyor. Kulenin 4 köşesine yerleştirilmiş radarlar sayesinde tehdit tespit ediliyor ve tankın 15-20m ötesinde tehdit kule üzerindeki her biri 2 mühimmat kapasiteli lançerlerden atılan mühimmatla önleniyor. Tankta mürettebatın gündüz ve gece şartlarında durumsal farkındalığını artırmak üzere 360 derece görüş kabiliyetli önde ve arkada gece ve gündüz görüş kameraları yer alıyor. Yeni ALTAY Tankı biri güç grubu bölmesinde diğer ikisi ise sponsonlarda (palet üstü bölmelerde) olmak üzere 3 ayrı yakıt deposuna sahip ve dahili yakıt ile normal şartlarda 450km yol yapabilmekte. 1.500bg kapasiteli güç grubu ‘U’ bağlantı (U-Drive) tipinde, yani motor ve transmisyon yan yana bu sayede oldukça kompakt yapıda. Motor aracın gidiş eksenine değil dik eksene yönelik.
· Kore Güç Grubunun yanı sıra yerlileştirilen alt sistem ve aksamlarla donatılan yeni üretim Yeni ALTAY AMT prototipi ile 2022 Nisan – Aralık aylarında Arifiye ve Şereflikoçhisar’da TSK ve SSB yetkililerinin gözetiminde farklı iklim koşullarında performans testleri yapıldı. Söz konusu testler kapsamında atışlar da icra edildi. Bahse konu Kore Güç Grubu ile donatılan Yen ALTAY AMT prototipinin üretim ve performans (mobilite ve atış) testlerine ait kısa bir video BMC SAVUNMA Basın & Medya Buluşması etkinliği sırasında basın mensuplarına izletildi.
· Yeni ALTAY AMT prototipi TSK ve SSB yetkililerinin gözetiminde gerçekleştirilen bahse konu testleri başarıyla tamamladı ve TSK’nce tankın kabulü yapıldı. Ancak, test süreci devam ediyor. Nisan ayında teslim edilecek 2 Yeni ALTAY AMT ile de 1.5-2 yıllık süreçte beka, dayanım ve atışlı testler icra edilecek. Kore Güç Grubu ile 2022 yılında icra edilen performans testlerinde 10.000km test isterinin yerine getirilip getirilmediği yönündeki bir sorumuza cevaben kaç kilometre test yapıldığına ilişkin bir rakam paylaşamayacaklarını ancak test sürecinin devam ettiği bilgisi paylaşıldı. Tanklarda kullanılacak Kore Güç Grubu’nun tedariki için de gerekli izinler alındı, ticari, hukuki ve devletlerarası tüm anlaşmalar imzalandı. Dolayısıyla Yeni ALTAY AMT’nın Seri Üretim için BMC SAVUNMA’nın önünde hiçbir engel kalmadı.

· Yeni ALTAY AMT aynı zamanda Kore Güç Grubu ile birlikte ihraç da edilebilecek. BMC yetkililerine göre dost ve müttefik ülkelerden bu yönde talepler alınmış durumda.
· ALTAY ve benzeri AMT’lerde güç grubunun toplam tank maliyetindeki payı %10 civarı olarak değerlendirilmektedir.
· Yeni Nesil FIRTINA Obüsleri ile Yeni Nesil Paletli Zırhlı Araçlarda kullanılacak UTKU Güç Grubu ile Mart 2023 itibarıyla 2.500 saat çalıştırma testi yapılmıştır. Bugüne kadar komple bir UTKU Güç Grubu ile 10 UTKU Dizel Motoru (1.870kg ağırlığında) ve 2 mock-up motor üretilmiştir.
· Yeni ALTAY AMT’lerde kullanılacak BATU Dizel Motoru ile Mart 2023 itibarıyla 610 saat çalıştırma testi yapılmış durumda. BMC Power bugüne kadar 5 BATU Dizel Motoru toplamış ayrıca sadece ilk çalıştırma testinde kullanılan, yüklü olarak test edilemeyen, 1 adet ara prototip motor ile fuarlar için de 1 adet mock-up motor imal etmiştir.
· Nisan ayı içinde bir adet BATU Güç Grubu hazır edilecek ve ilk olarak test merkezinde yüksüz olarak çalıştırılacak. Akabinde tank üzerine entegrasyon faaliyetine başlanılacak ve fazlar halinde tank üzerinde çalıştırma testleri yapılacaktır.
· BATU Dizel Motorunun kuru ağırlığı 2.240kg olarak verilmiştir. Açık kaynaklarda Güney Kore DV27K Dizel Motorunun kuru ağırlığı 2.578kg, Alman MT883 Ka-501CR Dizel Motorunun kuru ağırlığı ise 1.800kg olarak verilmektedir.
· BMC Power deniz platformlarına yönelik motorlar konusunda yoğun şekilde çalışıyor. Bu kapsamda hem askeri tersaneler (Gölcük Tersanesi ve İstanbul Tersanesi), hem de sivil/özel sektör tersaneleri (SEFİNE, YONCA-ONUK- ARES ve DEARSAN) ile görüşmeler gerçekleştiren şirket ayrıca deniz platformları için jeneratör setleri sağlayan İŞBİR ile görüşmüş ve bir iş birliği protokolü imzalamıştır. MİLGEM Korvetleri gibi deniz platformları için yardımcı güç üniteleri, jeneratör setleri teslimatı yapan İŞBİR jeneratör setlerinde dış kaynaklı dizel motorlar kullanmaktaydı. Yapılan iş birliği uyarınca BMC Power, İŞBİR’e teslim edilmek üzere bir adet deniz uyumlu (marine) dizel motor toplamakta. BMC Power ayrıca SİDA/İDA platformları için de AZRA Dizel Motorunu deniz platformları için uyumlu hale getiriyor. Bu amaçla motorun soğutma sistemi değiştiriliyor. Motor, tersane isterlerine uygun olarak hem su jeti hem de pervane tahrikli olarak kullanılabilecek.

· BMC SAVUNMA ürettiği zırhlı araçlarda Miilux OY ürünü zırh çeliği kullanmakta. KARAASLAN konuyla ilgili olarak, “Sadece BMC değil, bütün savunma sanayii araç üreticileri olarak, diğer şirketlerin de benzer bir yaklaşım içinde olduğunu biliyoruz, tabii ki yerli ve milli imkanlarla üretilen zırh çeliği varken bir sürü de kısıtlamaya tabi bir şekilde yurt dışından çelik almak istemeyiz. Hepimiz Miilux OY ile çalışmayı tercih ediyoruz şu anda. Birlikte yürüttüğümüz projelerimiz var. İzmir’deki araçların büyük bir kısmında zaten kalifikasyonlar tamamlandı. Oradaki geçişler tamamlanıyor. ALTUĞ ve ALTAY için de çalışmalar devam ediyor. Onlarda da kalifikasyonları tamamlayınca tabii ki Türkiye’de mevcut altyapı varken yurt dışından hiç kimse zırh sacı almak istemez,” diye konuştu. Edindiğim bilgiye göre ALTAY AMT’nda ayrıca daha kalın zırh çeliği ihtiyacı olduğundan Finlandiya’dan da zırh çeliği tedarik edilmekte. Geçtiğimiz Ocak ayında basına yansıyan Finlandiya’nın BMC firmasına 12.000 ton zırh çeliği ihracatı için beklenen ihracat lisansını onayladığı yönündeki haberi hatırlatmamız üzerine BMC SAVUNMA yetkilileri bu siparişin yeni değil daha önce geçilmiş bir sipariş olduğunu ve tedarik edilecek zırh çeliğinin hem Yeni ALTAY AMT, hem de ALTUĞ TTZA Programlarında kullanılacağını ifade ettiler. Kendi ürünlerinde yerli üretim zırh sacı oldukça yerli ürün kullanacaklarının altını çizen BMC SAVUNMA, Miilux OY firmasının henüz bazı kalınlıktaki zırh çelikleri için pilot üretim ve test aşamasına gelse de seri üretim ve teslimat aşamasına gelemediği için ihtiyacın Finlandiya’dan karşılanmakta olduğuna dikkat çektiler. KARAASLAN, geçtiğimiz günlerde basında yer alan Finlandiya’ya verilen siparişle ilgili olarak, “O bir havuz tonaj. Yani şunun için kullanılacak, bunun için kullanılacak şeklinde değil. Yani BMC’nin ihtiyaçları için bizim bir talebimiz var. O talebe karşılık da böyle bir şey açıklandı ama dediğim gibi yerli üretilebilecek, kalifikasyonu tamamlanmış, yani TSK’nın ihtiyaçlarını karşılayabilecek, zırh sacı olduğu sürece tabii ki herkes yerliyi kullanmak ister. Dolayısıyla o yeni bir talep değil,” diye konuştu.
· BMC SAVUNMA Genel Müdürü KARAASLAN imzalanan sözleşme altında KKK’na 140 adet Yeni Nesil FIRTINA Obüsü teslim edileceğini anımsatarak sahadan gelen geri beslemeler ile Obüse; Yardımcı Güç Grubu, İklimlendirme Sistemi, SARP UKSS, Otomatik Mühimmat Yükleme Sistemi, Atış Kontrol Sistemi ve Yangın Söndürme Sistemi gibi birçok yeni kabiliyetin kazandırıldığını vurguladı ve ekledi, “Bu haliyle araçların ikinci partisi TSK hizmetine girmeye başladı ve girmeye devam edecek.”
· 2025 yılından itibaren Yeni Nesil FIRTINA (FIRTINA-II) Obüslerinde BMC Power ürünü 1.000bg güç kapasiteli UTKU Güç Grubu kullanılacaktır. Proje kapsamında bugüne kadar toplamda 6 Yeni Nesil FIRTINA Obüs teslimatı yapılmış olup üretimi devam eden ilave 4 obüsün bu yıl içinde teslim edilmesi ile toplam Yeni Nesil FIRTINA Obüs sayısı 10’a çıkacaktır. Bu 10 Obüste daha önce T-155 FIRTINA K/M Obüsünde de kullanılan güç grubu kullanılmıştır. T-155 FIRTINA K/M Obüsünde 735kW (985bg) güç kapasiteli MTU MB-881 KA-500 Dizel Motoru ve Allison ürünü X1100-5A3 Otomatik Transmisyonundan oluşan güç grubu kullanılacaktır. 281 adet teslim edilen T-155 FIRTINA K/M Obüslerindeki güç grubu o dönemde Güney Kore’den hazır olarak gelmişti. İlk 10 Yeni Nesil FIRTINA Obüsüne takılan güç grupları daha önce Türk Kara Kuvvetleri hizmetine giren T-155 FIRTINA Obüsleri için tedarik edilen ve işletme yedeği olarak stokta tutulan yedek güç grupları arasından temin edilmiştir. Ancak, 2025 yılında 750kW (1.005bg) kapasiteli, ‘T’ bağlantı tipinde (T-Drive) dümenleme ve frenleme fonksiyonlu UTKU Güç Grubu ile teslimat başlayana kadar adı açıklanmayan başka bir ülkeden ilave güç grupları tedarik edilecek ve Yeni Nesil FIRTINA Obüsleri bu güç grubu ile hizmete sunulacak. BMC SAVUNMA Genel Müdürü Mehmet KARAASLAN, ‘ara çözüm’ olarak tanımladığı, başka bir kaynaktan Kore Güç Grubu tedarik süreci ile benzer bir yaklaşım altında, tedarik edilecek bu güç grubuna yönelik bütün testlerinin yapılmış olduğunun altını çizdi. KARARSALAN ayrıca daha önce Yeni Nesil FIRTINA Obüsleri için 1.200bg kapasiteli yeni güç grubu (Allison Transmission Firması ürünü X1100™-5A4 Otomatik Transmisyonu ile eşleştirilmiş 12 silindirli, V tipi, AVDS-1790-9A Dizel Motoru) siparişi verilen ancak ambargo nedeniyle teslimata başlayamayan Renk Amerika Firmasından teslimat beklenip beklenmediği yönündeki sorumuza cevaben de artık Almanya (Renk Amerika Firması)’dan bir beklentilerinin olmadığını vurguladı. KARAASLAN ayrıca bir soruya cevaben de Yeni Nesil FIRTINA Obüslerinin BMC mühendisleri tarafından ekipman, makine, altyapı bakımından yenilenen iyileştirilmiş hattan çıktığına dikkat çekti.

· BMC SAVUNMA Genel Müdürü KARAASLAN, ALTAY ve Yeni Nesil FIRTINA’ya takılacak ara çözüm güç gruplarının ilerleyen süreçte yerli ve milli BATU ve UTKU Güç Grupları ile değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı ve Yeni ALTAY Tankında yerli motor ve yabancı transmisyondan oluşacak hibrid bir güç grubu kullanımımın gündemde olup olmadığı yönündeki bir sorumuza cevaben şu bilgileri paylaştı; “Değişme imkânı var mı, oradan başlayalım. Tabii ki var. Tabi güç grubu değişiminin getireceği araç üzeri değişiklikler ihtiyacı da var. Bu ayrı bir proje olarak ele alınabilir. Yani bir retrofit projesi olarak ayrıca ele alınabilir. Şu anda buna yönelik bir planlama olmadığı için biz bu motor ve transmisyonları alırken sanki ömürleri boyunca idame ettirilebileceklermiş gibi hem yedek parça hem de altyapı planlaması yapmaya çalışıyoruz. Belli ihtiyaçlar, hala konuşulması gereken konular var. Bunların değerlendirilmesi devam ediyor. Ama teknik olarak sorduğunuz sorunun cevabı tabii ki bu mümkün. Güç grubu alternatiflerine belki şöyle bakmak lazım. Ana plan bu. Ana plan bu ara çözümü uyguladıktan sonra doğrudan BATU’ya geçmek. Ama süreç içinde ihtiyaca göre, biz şu rahatlıkla bakıyoruz konuya. Farklı bir yaklaşım geliştirmek ihtiyacı olursa süreç içinde hem tasarım altyapımız hem tasarım ekibimizin bunu sağlayabilme gücü, hem üretim altyapımız ve imkanlarımız yönüyle her türlü değişikliği adapte edebilecek ve uygulayabilecek altyapıya sahibiz. Dolayısıyla farklı bir gelişme olur da söylediğiniz gibi şu anki planın dışında bir kombinasyonla ilerleme ihtiyacı gündeme gelirse biz bunu yapabilecek olmanın rahatlığı içindeyiz.”
· KARAASLAN, pazardaki Panther KF51 ve AbramsX gibi yeni nesil AMT rakipleri göz önünde bulundurulduğunda Yeni ALTAY için bir yapay zekâ çalışmasının olup olmadığı yönündeki soruyu cevaplarken şu bilgileri paylaştı; Söylediğiniz doğru herkes yeni bir şey yapıyor. Aslında bu son dönemde hava tehditlerinin etkinliğinin artmasıyla tanklara gerek var mı, tank gerçekten ihtiyaç mı vs birçok konu yazılıyor çiziliyor. Ama tabi konunun özünü bilenler, TSK’nın omurgasındaki yerini bilenler, tankın ne maksatla kullanıldığından hareketle tankın ihtiyacını sorgulamak bir kenara onu geliştirmek üzerine odaklanmış işlerle uğraşıyorlar. Dünyada bu böyle yürüyor. Amerikalılar işte bahsettiğiniz AbramsX’i yapmaya çalışıyor. İngilizler Challenger 2’leri Challenger 3’e yükseltmeye çalışıyor. KMW, Fransızlar ile Enhanced Main Battle Tank (EMBT) çözümünü geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Bahsettiğiniz gibi Rheinmetall KF51’i yapıyorlar. Şimdi bu tanklara baktığınız zaman hepsinin üstünde genel olarak hafifletmeye yönelik, insansızlaştırmaya yönelik ve hava tehditlerine karşı üzerlerindeki tedbirleri geliştirmeye yönelik yapılanmalar veya değişimler görüyoruz. Bunları yakından takip ediyoruz. Bakıyorsunuz bazı versiyonların üzerinde eskiden hiç akla bile gelmeyecek 30mm silaha kadar, akıllı mühimmatla hava tehditlerine karşı korumalar falan var. Bunların hepsini çok yakından takip ediyoruz. Sadece hani bir ışık yakması anlamında tank projesiyle ilgili söyleyeyim. Bu 250 tanklık bir proje, işte T1 ve T2 konfigürasyon konularının biliyorsunuz zaten, bir de T3 konfigürasyonu var. İnsansız kule diye. Bizim zaten aldığımız proje kapsamında çalışmayı da görev olarak aldığımız bir iş. Dolayısıyla dünyadaki tüm bu gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Biz de buna yönelik hazırlıklarımızı yapıyoruz ama Allah’ın izniyle bir T1’i çıkaralım da bunlar mutlaka arkasından gelecektir.”






