Deniz Altında Stratejik Dönüşüm: Pakistan Deniz Kuvvetlerinin Yeni Caydırıcı Vizyonu
Çin Halk Cumhuriyeti ile iş birliği içerisinde yürütülen HANGOR Sınıfı Havadan Bağımsız Tahrikli (Air-Independent Propulsion - AIP) Denizaltı Tedarik Programı kapsamında, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin 2015 yılında imzalanan sözleşme çerçevesinde toplam sekiz denizaltı teslim alması planlanıyor. Bu denizaltıların dördü Çin’de inşa edilirken, kalan dört adet denizaltı ise Teknoloji Transferi (ToT) kapsamında Pakistan’da inşa edilmekte. Söz konusu program, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin sualtı harp kabiliyetlerinde önemli bir sıçramayı temsil etmekte olup, deniz güvenliği, caydırıcılık ve bölgesel istikrarın kayda değer ölçüde artırılmasına katkı sağlaması beklenmektedir.
Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed ASHRAF, HANGOR Sınıfı AIP Denizaltı Programı, KHALID Sınıfı Agosta 90B AIP Denizaltı Yarı Ömür Modernizasyonu (YÖM) Programı, Pakistan–Türkiye savunma iş birliği ve Hint Okyanusu’nda değişen güç dengesini özel olarak Defence Turkey'e değerlendirdi.



“Yerlileşme Yoluyla Modernizasyon, Vizyonumun Önemli Bir Temel İlkesidir!”
Defence Turkey: Dört gün süren Hindistan-Pakistan çatışması ve Pakistan Deniz Kuvvetleri savaş gemilerinin Kuzey Umman Denizi'nde 1 Milyar ABD Doları değerinde uyuşturucu ele geçirmesi, 2025 yılının en göze çarpan gelişmeleri arasında yer aldı. Bu kapsamda Pakistan Deniz Kuvvetleri perspektifinden 2025 yılına ilişkin genel değerlendirmenizi paylaşır mısınız?
Oramiral ASHRAF: Pakistan Deniz Kuvvetleri geçtiğimiz yıl stratejik zorluklara rağmen operasyonel gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgedeki istikrarsızlığa ve Hindistan'ın agresif eylemlerine rağmen, Pakistan Deniz Kuvvetleri, denizde meydana gelebilecek her türlü saldırıya karşı koymak ve ulusal savunmaya katkı sağlamak adına teyakkuza geçmiş, aynı zamanda bölgesel deniz güvenliğinin güvence altına alınmasına yönelik çok uluslu çabalara da destek vermiştir.
7-10 Mayıs 2025 tarihleri arasında, dört günlük çatışma sürecinde, Pakistan Silahlı Kuvvetleri, toprak bütünlüğünü savunma kararlılığını ortaya koymuş, gereken yanıtı vermiştir. Pakistan Deniz Kuvvetleri, denizde caydırıcılığı sürdürerek, Kuzey Umman Denizi'nde hasım tarafın herhangi bir maceraya girişmesini engellemiştir.
Pakistan Deniz Kuvvetleri ayrıca deniz güvenliği operasyonlarında da kayda değer başarılar elde etti. Birleşik Görev Kuvveti-150 çatısı altında faaliyetlerini yürüten savaş gemilerimiz tarafından yapılan aramalarda Kuzey Umman Denizi'nde yaklaşık 1 Milyar ABD Doları değerinde kristal metamfetamin ve kokain ele geçirilmiştir. Bu operasyon bölgedeki en büyük uyuşturucuyla mücadele faaliyetlerinden biri olarak kayıtlara geçerken, Pakistan'ın küresel deniz güvenliğine verdiği katkıyı da somut biçimde ortaya koymuştur.
Defence Turkey: Pakistan Deniz Kuvvetleri'nin 2030 Vizyonu çerçevesinde hangi modernizasyon ve geliştirme programlarına öncelik veriliyor?
Oramiral ASHRAF: Gelecek dönemde ortaya çıkabilecek tehditlerle başa çıkabilmek amacıyla Deniz Kuvvetlerimizi modernize etmeyi sürdürüyoruz. Önümüzdeki birkaç yıl içinde; entegre ağ destekli, insansız ve yapay zekâ destekli sistemler de dâhil olmak üzere modern ve yüksek kabiliyetli platformlarla donatılmış yeni bir Deniz Kuvvetleri'ne kavuşacağız. Bu etkili yapı sayesinde Umman Denizi'nde caydırıcılığı, istikrarı ve deniz güvenliğini sürdürme kabiliyetimizi daha da güçlendireceğiz. Bölgesel Deniz Güvenliği Devriyelerimizin (RMSP) daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını öngörüyoruz. Bunun yanı sıra AMAN Tatbikatı’nın da kapsamını genişleterek dünyanın dört bir yanından çok daha fazla katılımcı çeken küresel bir etkinlik haline geleceğini değerlendiriyorum.


"Pakistan Donanması’nın Suüstü Gücü: Tughril Sınıfı Fırkateynler ve Filo Genişlemesi"
Defence Turkey: Tughril Sınıfı olarak adlandırılan dört adet Type 054 A/P Sınıfı çok maksatlı firkateynlerin envantere girişi, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin modernizasyon sürecinde önemli bir dönüm noktası olmuş ve suüstü harp kabiliyetlerini önemli ölçüde artırmıştır. Kasım 2024’te gerçekleştirdiğimiz röportajda, bu sınıftan ilave gemi tedarikinin Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin harekât ihtiyaçları ve Pakistan Hükûmeti’nin politika yönelimleri doğrultusunda değerlendirileceğini ifade etmiştiniz. Bu konuda o tarihten bu yana herhangi bir karar alındı mı?
Oramiral ASHRAF: Type 054 A/P tedariki, Pakistan ile Çin arasındaki kalıcı dostluğun ve tarihsel yakınlığın bir göstergesidir. Type 054 A/P gemileri, çoklu tehdit ortamında görev yapabilecek şekilde donatılmış olup Pakistan Deniz Kuvvetleri harekât yapısına tam olarak entegre edilmiştir. Bu platformların Pakistan Deniz Kuvvetleri Harp Filosuna katılması, harp kabiliyetlerimizi güçlendirmiş ve operasyonel esnekliğimizi artırmıştır. Söz konusu gemiler, önümüzdeki yıllarda da filomuzun belkemiğini oluşturmaya devam edecektir.
Çin’den tedarik edilen Type 054 A/P firkateynlerinin yanı sıra Romanya'dan toplam iki partide (Batch-I ve Batch-II) tedarik edilen Açık Deniz Karakol Gemileri (OPV) ile Türkiye’den tedarik edilen MİLGEM Sınıfı Korvetleri de envantere katmış bulunuyoruz. En güncel silah ve sensörlerle donatılmış bu platformlar, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin günümüzün karmaşık çoklu tehdit ortamında etkin şekilde görev yapabilme kabiliyetine önemli katkı sağlamıştır. İlave platform ve kabiliyetlerimizin artırılmasına yönelik planlar, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin harekât ihtiyaçları doğrultusunda şekillenecektir.

Defence Turkey: Type 054A/P Sınıfı firkateynlerin yanı sıra HANGOR Sınıfı Denizaltılar da Pakistan Deniz Kuvvetleri’ne katılacak. Projenin ilk denizaltısı PNS/M HANGOR’un Pakistan Deniz Kuvvetleri envanterine girecek olması Çin-Pakistan deniz platformları iş birliği açısından önemli bir başarıyı temsil ediyor. 2015 yılında Çin’den sekiz adet denizaltı tedarik edilmesine yönelik kararın arkasındaki stratejik değerlendirmeler nelerdir?
Oramiral ASHRAF: 2015 yılında Çin’den 8 adet HANGOR Sınıfı denizaltı tedarik edilmesine yönelik karar, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin sualtı harp kabiliyetlerini güçlendirmek ve denizlerindeki caydırıcılığını sürdürmek amacıyla alınmıştır. Bu tedarik, Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda etkin şekilde görev yapabilecek, modern ve nicelik açısından yeterli bir denizaltı filosunun oluşturulmasını hedefliyor. Aynı zamanda, bölge denizlerinde hızla genişleyen donanma gücüne karşı stratejik denge sağlarken, daha uzun süre sualtında kalabilme, düşük görünürlük ve yüksek beka kabiliyeti sağlayan havadan bağımsız tahrik (AIP) donanımlı platformları filomuza kazandırmaktadır.
HANGOR Programı, teknoloji transferi yoluyla tasarım, entegrasyon ve bakım kabiliyetlerini geliştirilerek Karaçi Tersanesi ve Mühendislik İşleri (Karachi Shipyard & Engineering Works - KS&EW) tesislerinde yerel üretimi ön plana çıkarmayı hedeflemektedir. Öte yandan bu platformların Çin'den temin edilmesi, ikili savunma iş birliğimizi pekiştirmekte ve uzun vadeli lojistik destek ile birlikte çalışabilirliği güvence altına almaktadır. Operasyonel kabiliyet, caydırıcılık ve yerli kapasite inşasını bir araya getiren HANGOR Sınıfı Denizaltılar, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin modern sualtı gücünün temel unsurlarından birini oluşturmaktadır.
"HANGOR’un Deniz Testleri ve Performansı"
Defence Turkey: 25 Nisan 2024'te Çin'de denize indirilen HANGOR Sınıfı'nın ilk denizaltısı PNS/M HANGOR'un kısa süre sonra Pakistan Deniz Kuvvetleri'ne katılması bekleniyor. PNS/M HANGOR'un deniz testleri sırasında sergilediği genel performans hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?
Oramiral ASHRAF: Pakistan Deniz Kuvvetleri, denizaltı filosunun kurulduğu tarihten bu güne kadar ağırlıklı olarak Batı menşeli denizaltılar kullanmıştır. Bununla birlikte, Çin’den tedarik ettiğimiz çeşitli suüstü ve hava platformları, harekât ihtiyaçlarımızı etkin şekilde karşılamıştır. Pakistan Deniz Kuvvetleri, Çin Deniz Kuvvetleri’nin denizaltı geliştirme faaliyetlerini de yakından takip etmiş ve bu süreç, Çin’den 8 adet denizaltı tedarikine yönelik sözleşmenin imzalanmasıyla sonuçlanmıştır. Sınıfın ilk denizaltısı olan HANGOR, gerek limanda, gerekse denizde icra edilen zorlu suüstü ve sualtı test ve denemelerini başarıyla tamamlamış; tahrik sistemi, sensörler, seyir sistemleri, düşük görünürlük özellikleri ve silah entegrasyonu alanlarında üstün performans sergilemiştir. Dayanım, manevra kabiliyeti ve savaş sistemi tepki süresi dâhil olmak üzere tüm operasyonel parametreler istenen standartları karşılamıştır. Bu testler, Pakistan ile Çin arasındaki ileri denizaltı teknolojileri ve kalite güvence süreçlerindeki etkin iş birliğini ortaya koymakta olup, PNS/M HANGOR’un Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin sualtı caydırıcılığına gizli, güvenilir ve kritik bir katkı sağlayacağını göstermektedir.

Defence Turkey: HANGOR Sınıfı Denizaltı Programı’nın temel hedeflerinden biri, Pakistan’ı denizaltı inşa edebilen bir ülke haline getirmekti. Çin ile yürütülen Teknoloji Transferi (ToT) düzenlemesi bu hedefe ne ölçüde katkı sağlamıştır?
Oramiral ASHRAF: Denizaltı inşa eden bir ülke olma hedefimiz, AIP donanımlı denizaltıların Pakistan Deniz Kuvvetleri Tersanesi’nde inşa edildiği Agosta 90B Projesi ile başlamıştır. HANGOR Projesi’nin amacı, Agosta Projesi kapsamında elde edilen denizaltı inşa kabiliyetini daha da pekiştirmektir. HANGOR Projesi kapsamında inşa faaliyetleri, yalnızca proje ile sınırlı kalmayıp gelecekteki planlara da hizmet edebilecek şekilde, askeri tersaneden ticari bir tersane olan Karaçi Tersanesi ve Mühendislik İşleri (KS&EW) tesislerine kaydırılmıştır.
Bağımsız denizaltı tasarım ve inşa kabiliyetinin, yerli gemi inşa politikamızın temel unsurlarından biri olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Çin ile yürütülen mevcut Teknoloji Transferi (ToT) düzenlemesi, yerli denizaltı inşa kapasitemizin geliştirilmesinde kritik bir rol oynamıştır. ToT kapsamında Pakistan; ileri denizaltı tasarımı, inşa teknikleri, sistem entegrasyonu ve kalite kontrol süreçleri alanlarında önemli bilgi ve tecrübe kazanacak, bu sayede KS&EW Tersanesi denizaltı inşa ve donatım kabiliyetlerini daha da geliştirecektir.
Pakistan, bu süreçle birlikte yabancı tedarikçilere olan bağımlılığını kademeli olarak azaltmakta ve kendi kendine yetebilen bir sanayi altyapısı oluşturmaktadır. Genel olarak değerlendirildiğinde, Teknoloji Transferi düzenlemesi Pakistan’ın denizaltı inşa eden bir ülke olma hedefini önemli ölçüde ileri taşımış; hem ulusal savunma kabiliyetlerini hem de uzun vadeli teknolojik bağımsızlığını güçlendirmiştir.
"AIP Sistemlerinin Karşılaştırılması: Stirling Motoru - MESMA"
Defence Turkey: Stirling motoru tabanlı Hava Bağımsız Tahrik (AIP) sisteminin entegrasyonu kritik bir kapasite artışını temsil etmektedir. HANGOR Sınıfı'nın AIP performansını, hâlihazırda hizmette bulunan üç Agosta 90B Sınıfı Denizaltıda kullanılan
MESMA AIP sistemi ile karşılaştırdığınızda nasıl bir sonuca ulaşıyorsunuz?
Oramiral ASHRAF: Stirling motoru tabanlı AIP sisteminin tedariki, esas itibarıyla ana kullanıcı donanmanın tecrübelerine dayanarak gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte, sistemin dünya genelindeki uygulamaları da yakından incelenmiştir. Her sistemin kendine özgü avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. HANGOR Sınıfı’na entegre edilen Stirling motoru tabanlı AIP sistemi, çok düşük akustik iz ile daha uzun süre sualtında kalabilme imkânı sağlamaktadır. Sistem, farklı konfigürasyonlar ve ortamlar altında gerçekleştirilen testlerde yalnızca belirlenen standartları karşılamakla kalmamış, bazı alanlarda sözleşme gereksinimlerinin de ötesinde performans sergilemiştir.
İki AIP sistemi arasındaki temel fark, ömür devri boyunca destek sağlanabilme konusundadır. Stirling motoru tabanlı AIP sistemi, dünya genelinde daha yaygın kullanım alanına sahip olması nedeniyle MESMA’ya kıyasla bu alanda avantaj sağlamaktadır. HANGOR Sınıfı denizaltılara entegre edilen Stirling motoru tabanlı AIP sistemi; daha uzun görev süresi, artırılmış gizlilik, devriye sırasında tespit edilme riskinin azaltılması, daha düşük gürültü seviyesi ve daha yüksek yakıt verimliliği ile Pakistan Deniz Kuvvetleri’ne gelişmiş bir AIP kabiliyeti kazandırmaktadır.

Defence Turkey: Daha geniş bir bölgesel perspektiften bakıldığında, sekiz adet HANGOR Sınıfı AIP denizaltının envantere girmesi Umman Denizi ve daha geniş Hint Okyanusu Bölgesi’ndeki sualtı güç dengelerini nasıl etkileyecektir?
Oramiral ASHRAF: HANGOR Sınıfı AIP donanımlı denizaltıların envantere katılması, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin caydırıcılığını önemli ölçüde artıracak ve Umman Denizi ile daha geniş Hint Okyanusu Bölgesi’ndeki güç dengesini istikrara kavuşturacaktır. AIP teknolojisi sayesinde bu denizaltılar uzun süre sualtında görev yapabilecek, bu da gizlilik, beka kabiliyeti ve harekât erişimini artıracaktır. Gelişmiş sensörleri, silah sistemleri ve yüksek dayanımı sayesinde Pakistan, kritik Deniz İletişim Hatları ve boğazları etkin şekilde izleyebilecek, deniz ticaret yollarını koruyabilecek ve güvenilir bir sualtı caydırıcılığı tesis edebilecektir. Genel olarak HANGOR Sınıfı Denizaltılar, Pakistan’ı teknolojik açıdan yetkin ve operasyonel olarak güçlü bir sualtı kuvveti konumuna taşıyarak deniz gücü dinamiklerini yeniden şekillendirecek ve Hint Okyanusu Bölgesi’ndeki güvenliği artıracaktır.
Defence Turkey: 2028 yılı sonuna kadar Pakistan Deniz Kuvvetleri, 8 HANGOR Sınıfı ve 3 KHALID Sınıfı olmak üzere toplam 11 adet AIP donanımlı modern denizaltı işletiyor olacak. Bu kapsamda denizaltı gücü, Pakistan Deniz Kuvvetleri'nin Vizyon 2030 yol haritasında nasıl bir rol üstlenecektir?
Oramiral ASHRAF: AIP donanımlı modern denizaltılardan oluşan bir denizaltı gücü, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin gelişim stratejisinin temel unsurlarından biridir ve denizde caydırıcılığın sürdürülmesi ile Pakistan’ın denizcilik çıkarlarının korunmasında kritik bir rol oynayacaktır. Sekiz adet HANGOR Sınıfı Denizaltının envantere katılmasıyla birlikte, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin denizde erişimi engelleme (sea denial) ve taarruz kabiliyetleri daha geniş bir etki alanına ulaşarak önemli ölçüde güçlenecektir.


"Türkiye ile Agosta 90B Denizaltı Modernizasyonundan Elde Edilen Kazanımlar"
Defence Turkey: Türkiye ile iş birliği içerisinde yürütülen Agosta 90B Denizaltı Modernizasyon Programı kapsamında Pakistan Deniz Kuvvetleri hangi operasyonel kazanımlar elde etmiştir?
Oramiral ASHRAF: Pakistan ile Türkiye, diplomatik ilişkilerin tesisinden bu yana özel ve kardeşlik temelli ilişkilere sahiptir. Benzer şekilde donanmalarımız da yakın ilişkilere sahip olup, farklı denizcilik alanlarında iş birliği yürütmektedir. Türk Deniz Kuvvetleri de Pakistan Deniz Kuvvetleri gibi Batı menşeli denizaltılar işletmektedir. Bu durum, tarihsel iş birliği ile birlikte Agosta 90B Denizaltı Modernizasyon Programı’nın sorunsuz şekilde icra edilmesine katkı sağlamıştır. Pakistan Deniz Kuvvetleri tarafından Türkiye’nin savunma şirketi STM ile iş birliği içerisinde yürütülen bu proje, donanmamızın denizaltı filosunun operasyonel etkinliğini, beka kabiliyetini ve hizmet ömrünü önemli ölçüde artırmıştır.
Bu program kapsamında denizaltılara ileri teknoloji ürünü savaş yönetim sistemi (SYS), modernize edilmiş sonar sistemleri, yeni nesil periskoplar, geliştirilmiş elektronik destek sistemi ve gelişmiş komuta-kontrol sistemleri entegre edilmiştir. Bu sayede durumsal farkındalık ve sualtı tespit kabiliyetlerinde kayda değer bir iyileşme sağlanmıştır.
Modern atış kontrol ve silah sistemlerinin entegrasyonu ile veri işleme süreçleri hızlanmış, hedefleme doğruluğu artırılmış ve angajman hassasiyeti önemli ölçüde geliştirilmiştir. Söz konusu modernizasyonlar, platformların güvenilirliğini ve görev çeşitliliğini artırarak, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda uzun süreli devriye, keşif ve caydırıcılık görevlerini daha etkin şekilde icra etmesine imkân tanımıştır.
Ayrıca Türkiye ile iş birliği içerisinde gerçekleştirilen modernizasyon faaliyetleri, yerli teknik bilgi birikimimizin gelişmesine, yerel tersanelerde bakım kabiliyetlerinin artırılmasına ve Pakistan ile Türkiye arasındaki stratejik savunma ilişkilerinin daha da derinleşmesine katkı sağlamıştır.



"Savunma Sanayiinde Çeşitlilik: Çin, Türkiye ve Ötesi"
Defence Turkey: Çin ile yürütülen HANGOR Programı ve Türkiye ile gerçekleştirilen Agosta 90B Modernizasyon Projesi birlikte değerlendirildiğinde, Pakistan’ın savunma sanayiinde çeşitlendirme stratejisini nasıl desteklemektedir?
Oramiral ASHRAF: Pakistan Deniz Kuvvetleri hâlihazırda işlevsel bir denizaltı ekosistemi geliştirmiştir. Türkiye ile yürütülen Agosta 90B Modernizasyon Projesinde, mevcut bakım sistemimizde son derece az değişiklik yapılmıştır; zira Türkiye de Batı menşeli denizaltılar işletmektedir. Ancak HANGOR Sınıfı Programı kapsamında, inşa ve bakım gereksinimlerinin Batı metodolojisinden Doğu metodolojisine kayması nedeniyle sistemde yapılması gereken değişiklikler daha belirgin ve görece daha kapsamlıdır. Çin ile yürütülen HANGOR Denizaltı Programı ve Türkiye ile gerçekleştirilen Agosta 90B Modernizasyon Projesi birlikte değerlendirildiğinde, tek bir tedarikçiye olan aşırı bağımlılığı azaltarak teknolojik iş birliklerini genişletmek suretiyle Pakistan’ın savunma sanayiinde çeşitlendirme stratejisine önemli katkı sağlamaktadır.
Pakistan hem Çin, hem de Türkiye ile ilişkileri geliştirerek, tedarik zincirini çeşitlendirmekte, farklı savunma teknolojilerine erişim sağlamakta, çok kaynaklı teknik uzmanlık geliştirmekte ve gelecekteki tedarik süreçlerinde müzakere ve pazarlık gücünü artırmaktadır.
Defence Turkey: Sürdürülebilirlik, denizaltı operasyonlarında kritik bir öneme sahiptir. Pakistan Deniz Kuvvetleri, bakım, revizyon ve yaşam döngüsü desteği alanında yerli kapasitesini güçlendirmek için nasıl bir plan izlemektedir?
Oramiral ASHRAF: Sürdürülebilirliğin denizaltı operasyonlarındaki kritik önemi çok iyi bilinmektedir. Bu nedenle Teknoloji Transferi (ToT) esas olarak; ülke içi endüstriyel altyapıyı güçlendirmeyi, kendi kendine yeterliliği pekiştirmeyi ve kapasite inşasını destekleyerek yabancı ana yüklenicilere (OEM) olan bağımlılığı azaltmayı hedeflemektedir. Pakistan Deniz Kuvvetleri, başta KS&EW olmak üzere, yerel altyapıyı karmaşık bakım ve yenileme faaliyetlerini üstlenebilecek düzeye yükselterek bakım, revizyon ve yaşam döngüsü desteği alanlarında yerli kapasitesini güçlendirmektedir.
Defence Turkey: Önümüzdeki 10 yıla bakıldığında, Pakistan Deniz Kuvvetleri’ni denizaltı teknolojileri, AIP sistemleri ve insansız sualtı araçları açısından nerede görüyorsunuz?
Oramiral ASHRAF: İleriye bakıldığında Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin, gelişmiş operasyonel ve stratejik kabiliyetlere sahip, teknoloji odaklı bir kuvvete dönüşmesini öngörüyoruz.
“Yerlileşme yoluyla modernizasyon” vizyonumun temel ilkelerinden biridir. Gelişim stratejimiz “kademeli kabiliyet artırımı” çerçevesinde yürütmemektedir. Bu kapsamda bünyesinde barındırdığı kuvvet çarpanı platformlar ile özgün ve yenilikçi teknik çözümler sayesinde sürekli değişen tehditlerle başa çıkabilecek dengeli, adapte olabilen ve her daim muharebeye hazır bir Kuvvet oluşturulmayı hedefliyoruz.
Pakistan Deniz Kuvvetleri ayrıca mevcut ve gelecekteki bölgesel ve küresel krizler düşünüldüğünde kritik öneme sahip olduğu değerlendirilen insansız sualtı araçları ve yapay zekâ destekli sistemlerin entegrasyonu ile sualtı harp kabiliyetlerini modernize etmeyi planlamaktadır.


Defence Turkey: Türkiye ile Pakistan’ın, insansız deniz araçları veya yeni nesil denizcilik teknolojilerinin ortak geliştirilmesi konusunda fırsatlar gördüğünüzü söyleyebilir misiniz?
Oramiral ASHRAF: MİLGEM Sınıfı Korvetler ve Agosta 90B Modernizasyonu gibi başarılı projelerin üzerine inşa ederek, ortak denizaltı geliştirme, insansız sistemler, yapay zeka, gelişmiş sensörler ve savaş yönetimi teknolojileri alanlarında iş birliğimizi daha da ileri taşıyabiliriz. Ortak programlar aynı zamanda teknoloji transferini, yerli üretimi ve insan kaynağı gelişimini teşvik ederek ikili savunma ilişkilerini güçlendirip kendi kendine yeterli savunma sanayinin oluşturulmasına katkı sağlayabilir. Bu tür girişimler, her iki donanmayı da denizcilik inovasyonu alanında bölgesel lider konumuna taşıyacaktır.
"Denizcilik Alanında Pakistan-Türkiye İş Birliğinin Geleceği"
Defence Turkey: Denizcilik alanında Pakistan-Türkiye iş birliğinin geleceğine yönelik vizyonunuz nedir ve bu iş birliği bölgesel olarak nasıl genişleyebilir?
Oramiral ASHRAF: Pakistan ve Türkiye, köklü tarihî ve kardeşlik bağlarına sahiptir. Donanmalarımız da geniş bir iş birliği yelpazesini kapsayan uzun soluklu bir ilişkiye sahiptir. İleriye dönük olarak Pakistan-Türkiye deniz iş birliği vizyonumuz; stratejik ortaklığı derinleştirmek, birlikte çalışabilirliği artırmak ve ileri denizcilik kabiliyetlerini müştereken geliştirmek yönündedir.
Pakistan Deniz Kuvvetleri ve Türk Deniz Kuvvetleri, deniz güvenliğinin geliştirilmesi amacıyla çok taraflı platformlarda önemli rol oynamaktadır. Pakistan Deniz Kuvvetleri, Türk Deniz Kuvvetleri ile birlikte kapsayıcı ortaklıkları teşvik eden deniz güvenliği oluşumlarını desteklemeye devam edecektir.



Defence Turkey: AMAN Tatbikatı, 2007 yılından bu yana Pakistan Deniz Kuvvetleri tarafından icra edilen amiral gemisi niteliğinde çok uluslu bir deniz tatbikatı haline gelmiştir. AMAN 2027'nin temel hedefleri ve önceki tatbikatlara kıyasla öne çıkan yeni unsurlar nelerdir?
Oramiral ASHRAF: AMAN Tatbikatı'nın temel hedefi, “Barış için Birlikte” sloganında kendini açıkça ortaya koymaktadır. Bu ifade, Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin iş birliğine dayalı deniz güvenliği anlayışına olan güçlü inancını yansıtmaktadır. Deniz güvenliğine yönelik tehditlerin ulusal sınırları aştığını ve bu nedenle iş birliğine dayalı bir yaklaşım gerektirdiğini değerlendiriyoruz. AMAN Tatbikatı; denizde düzenin muhafazası, birlikte çalışabilirliğin artırılması, tecrübe paylaşımı, tarafların deniz güvenliğine ilişkin hassasiyetlerinin anlaşılması ve terörizm ile organize suçlara karşı ortak kararlılığın sergilenmesi için önemli bir platform sunmaktadır.
Pakistan Deniz Kuvvetleri, daha geniş katılımla düzenlenecek AMAN-27 kapsamında dünyanın dört bir yanından gelecek donanmaları ağırlamayı sabırsızlıkla beklemektedir. Bunun yanı sıra, gelecek yıl Şubat ayında AMAN-27 ile eş zamanlı olarak icra edilecek AMAN Diyaloğu’na da Deniz Kuvvetleri/Sahil Güvenlik/Silahlı Kuvvetler Komutanları düzeyinde güçlü bir katılım beklenmektedir.
Defence Turkey: Son olarak, okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Oramiral ASHRAF: Mevcut jeopolitik ortamın; çıkarların yeniden şekillendiği, dalgalı, belirsiz, karmaşık ve muğlak bir yapıya sahip olduğuna inanıyorum. Deniz güvenliğimiz, hızla dönüşen Hint Okyanusu deniz ortamıyla doğrudan bağlantılıdır. Bölgemizdeki tehdit ve zorlukların büyüklüğü ve çeşitliliğinin, hiçbir ülkenin tek başına üstesinden gelemeyeceği bir boyuta ulaştığını düşünüyorum.
Bu nedenle iş birliğine dayalı deniz güvenliği anlayışı, bölgede deniz güvenliğinin tesisi açısından bir zorunluluk haline gelmiştir. Ana odak noktamız, deniz ortamını her türlü tehdide karşı güvenli tutmak ve deniz yollarının emniyet ve güvenliğine etkin katkı sağlamaktır. Diğer donanmalarla geliştirilecek daha güçlü iş birliklerinin, Umman Denizi ve çevresindeki hayati öneme sahip bölgelerde deniz güvenliğinin sağlanmasına önemli katkı sunacağına inanıyorum.
Defence Turkey: Sayın Oramiral ASHRAF, okuyucularımıza vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.






