HomeNewsInterviewsAnalysisArticlesIssuesWho We AreEventsContact
TÜBİTAK BİLGEM - Türkiye`nin Yenilikçi ve Milli Çözümler Üreten Ar&Ge Merkezi

TÜBİTAK BİLGEM - Türkiye`nin Yenilikçi ve Milli Çözümler Üreten Ar&Ge Merkezi

14 August 2022 · 14:57
Updated: 6 April 2026
Issue 115
Interview

Defence Turkey: Söyleşimize başlarken, MMU'dan MİLDEN'e; Mayın ve El Yapımı Patlayıcılarla mücadeleden, Lazer sistemlerine çok geniş bir yelpazede ülkemizin gözbebeği birçok projenin Ar-Ge yoğun kritik alt sistemlerini geliştirmekte olan TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) bünyesindeki 6 Enstitüten birisi olan Bilişim Teknolojileri Enstitüsü (BTE)’nün kuruluşu, amaç, vizyon ve çalışmaları hakkında bilgi alabilir miyiz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Merhabalar. BTE 1995 yılında TÜBİTAK’a bağlı Marmara Araştırma Merkezi bünyesinde Yazılım Mühendisliği, Yapay Zekâ, Bilgisayar Destekli Tasarım, Robotik ve Uzay Teknolojileri Bölümlerini içerecek şekilde kurulmuştur. Kuruluşundan itibaren güncelin ötesinde vizyoner çalışma alanlarına sahip olan enstitümüz bugün hava, kara, deniz savunmadan bulut bilişime; hava trafik kontrolünden çeşitli radar geliştirme faaliyetlerine uzanan geniş bir teknoloji spektrumunda ülkemiz için kritik Ar-Ge çalışmaları yürütmeye artan bir hızla devam ediyor. Bununla birlikte kuruluşunda yaklaşık 60 kişiden oluşan kadromuz, alt yüklenici firmalar üzerinden temin edilen insan gücü kaynağımızla birlikte bugün 700’e yaklaşmış durumda.

Defence Turkey: Bilişim Teknolojileri Enstitüsü olarak mali kaynaklarınızın tümü TÜBİTAK tarafından mı sağlanıyor?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Sanırım özel statüde de olsa bir kamu kurumu olmamız nedeniyle bu şekilde bir algı oluşabiliyor. Ama bu sorunuza yanıtım hayır olacak. 2000’li yıllara kadar durum belirttiğinize yakınken; bugün dış destekli Ar-Ge projeleri ile personel giderleri ve diğer harcamalarımız neredeyse tamamen karşılanabilmektedir. BİLGEM olarak, 2021 yılı itibarı ile elektrik, su, personel maaşları vb. dâhil tüm giderlerimizin %96’sını bahsettiğim proje gelirleri ile karşılamış durumdayız. Başka bir deyişle, 2021 için %4’lük bir devlet desteği aldığımız söylenebilir. 2022’de öz yeterliliğimizi %100’e taşımayı hedefliyoruz.

Defence Turkey: Halihazırda Türk Savunma ve Havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu; Deniz Savunma Sistemleri, Kara Savunma Sistemleri, Aviyonik, Hava Savunma Sistemleri ve Gerçek Zamanlı İşletim Sistemleri konusunda geliştirme çalışmaları yapmakta olan TÜBİTAK-BİLGEM BTE Savunma Teknolojileri Müdür Yardımcılığı’nı okuyucularımıza kısaca tanıtır mısınız? Savunma Teknolojileri Müdür Yardımcılığı’nın organizasyon yapısı, personel durumu ve üzerinde çalıştığı proje sayısı hakkında bilgi paylaşabilir misiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Enstitümüzün Savunma Teknolojileri Müdür Yardımcılığı, temelleri henüz 2000’li yıllara gelmeden kritik çalışma alanları olarak belirlenen mayın ve el yapımı patlayıcılara karşı tedbir sistemleri, su üstü gemileri için komuta kontrol sistemleri ve hava araçları için görev bilgisayarı geliştirme faaliyetlerine dayanan köklü bir organizasyon. Günümüzde 6 farklı bölümde yaklaşık %10’u doktoralı, yarısından fazlası yüksek mühendis olan toplam 250’yi aşkın mühendisi ile savunma sanayimizin kritik projelerinde Ar-Ge odaklı çeşitli sistem, alt sistem ya da teknoloji geliştiriyoruz. Elde taşınabilir, robota ve araçlara monte edilebilir mayın ve el yapımı patlayıcı tespit sensörleri, gerçek zamanlı işletim sistemi, aviyonik bilgisayarlar, hava aracı takip sistemleri, denizaltı savaş yönetim sistemleri, deniz araçları için çeşitli seyir destek sistemleri ve manyetik iz azaltma sistemleri geliştiren ve bunlara yönelik alt başlıklarda teknoloji hazırlık seviyelerini yükselten önemli bir milli güç teşkil ettiğimizi ifade edebilirim. Halihazırda aktif olarak 44 farklı projemiz bulunuyor. Bunların bazıları ise programa dönüşmüş durumda ve aslında içinde birden fazla proje barındırıyor.

Defence Turkey: TÜBİTAK-BİLGEM BTE’nin çalışma sahaları ile kabiliyet birikimleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Yürütmekte olduğunuz proje sayısı ve mali büyüklüğü hakkında bilgi verir misiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Enstitümüz 4 müdür yardımcılığı altında toplam 16 ayrı bölümle faaliyetlerini sürdürüyor. Bunların dışında her müdür yardımcılığı altında proje yönetim bölümleri ve enstitü müdürüne doğrudan bağlı kalite, konfigürasyon ve sistem mühendisliği bölümlerimiz mevcut. Sensör ve Radar Teknolojileri Müdür Yardımcılığımızda Radar, Yüksek Güç Mikrodalga, Anten ve RF teknolojileri ve Ölçüm sistemleri üzerinde uzmanlaşan gruplarımız var. Anayurt Güvenliği Müdür Yardımcılığımızın çalışmaları Veri Analizine odaklandı ve buna yönelik müdür yardımcılığımızın ismini değiştirme arifesindeyiz. Burada da Veri Kıymetlendirme, Bulut Bilişim ve Büyük Veri Analiz Sistemleri, Yüksek Seviye Yazılım Geliştirme alanlarında uzmanlaşan ekiplerimiz görev alıyor. Savunma Teknolojileri Müdür Yardımcılığı haricinde kalan son birimimiz ise adını Mobilite Teknolojileri olarak değiştirmeyi planladığımız Karar Destek ve Akıllı Ulaşım Sistemleri müdür yardımcılığımız. Akıllı ulaşım, robotik ve otonom sistemler ise buradaki arkadaşlarımızın uzmanlık alanı. Halihazırda garanti dönemindekiler dahil 100’ün üzerinde projemiz devam ediyor. Toplam Ar-Ge proje büyüklüğümüz 2 Milyar TL civarlarında.

Defence Turkey: TÜBİTAK BİLGEM’in en önemli faaliyet alanlarından biri de suüstü ve sualtında savunmaya yönelik sistemler. Bu kapsamdaki çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Evet, aslında sizlerle ilk temasımız da bu alandaki önemli projelerimizden MÜREN-PREVEZE’ye ilişkin gelişmeler sayesinde olmuştu. MÜREN programındaki projeler sualtına yönelik olsa da aslında BİLGEM BTE’nin –ya da o zamanlardaki adıyla MAM BTE’nin- deniz savunma alanındaki faaliyetleri Dz.K.K.lığı’na bağlı araştırma merkezi ARMERKOM ile birlikte hazırlıkları bizim tarafta 98’lerde başlayan resmi ilk proje olan GENESİS’in -sanırım 2001 yılındaki- imzası ile başlar. Bildiğiniz üzere bu yolculuk bugün MİLGEM’lere ve ADVENT savaş yönetim sistemine ulaşıyor.

Öte yandan BİLGEM’in deniz savunma alanındaki çalışmaları sadece komuta kontrol ya da savaş yönetim sistemi ve bunun alt teknolojileri ile sınırlı değil. Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS) ile başlayan ve DAKA Bilgisayar Tabanlı Benzetim Modeli, Gemi Muharebe Etkinlik Değerlendirme Modeli (GEMED) gibi farklı projelerle süren taktik ve eğitim simülatörleri; Intersept Pasif Sonar (IPS) ile başlayıp Intersept Tespit ve Mesafe sonarı (IDRS) ile devam eden sonarları, Manyetik iz azaltımına yönelik sistemler, sualtı telefonları, denizaltı batarya izleme sistemleri, sayısal iz masaları, kızıl ötesi iz azaltma sistemleri, mesaj işletim sistemleri, deniz savunma radarları, otonom suüstü araçları, sualtı akustik modem ve salıvericileri gibi farklı teknoloji ve ürünlere de sahip.

Defence Turkey: TÜBİTAK BİLGEM olarak MİLGEM Projesi altında geliştirdiğiniz kabiliyet ve teknolojileri okuyucularımız için kısaca özetler misiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: MİLGEM projesinde, daha sonradan HAVELSAN tarafından ürün haline getirilen ve ilk iki gemide yer alan GENESİS Savaş Yönetim Sisteminde, tüm gemilerde yer alan sualtı telefonunda, kızılötesi iz yönetimi ve manyetik iz yönetimi sistemlerinde BİLGEM’e bağlı enstitü ve bölümlerimizin çıktıları yer alıyor. Ayrıca gemilerin TEMPEST, dinamik manyetik iz testleri gibi bazı özel testleri de yine tarafımızca yapıldı.

Defence Turkey: MİLGEM Korvetleri için ilk defa platform seviyesi TEMPEST testleri yapmaya başlamıştınız. TEMPEST testleri TVEG, İ-Sınıfı Firkateyn ve HİSAR Sınıfı ADKG gibi Projelerde de uygulanmakta mıdır? TEMPEST testleri kapsamında gemi üzerinde ne gibi ölçüm ve çalışmalar yapılmakta ve her bir gemi için bu testler ne kadar sürmekte?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: MİLGEM-2 korvetinin 2013 yılında platform seviyesinde TEMPEST testleri tarafımızca yapıldı. Bu testler GENKUR MST 401-1(A) Seviye C standardına göre tamamlanmıştır. MİLGEM-2 korvetinin ÖZEL ve üzeri gizlilik dereceli bilgi işleyen sistemlerine testler uygulanmıştır. Gemide bulunan tüm KIRMIZI işaretler için risk değerlendirmesi yapılarak bir test matrisi oluşturulmuştur. Risk analizi sonucunda burada detayını veremeyeceğim risk değerlendirme raporu ilgili makamlara sunulmuştur. Bu kapsamda gemide bulunan sistemler hakkında bilgi edinmek, risk değerlendirmesi yapmak, test matrisi oluşturmak ve test düzeneği hazırlama süresi yaklaşık 6 ay; testlerinin icrası ise 3 hafta sürmüştür. Testler sadece bir gemide (MİLGEM-2) yapılmıştır.

Sorduğunuz diğer platformlar için bize ulaşan TEMPEST test talebi henüz bulunmamaktadır.

Defence Turkey: Yeni inşa edilen tüm suüstü harp gemilerimizin D/G (DeGaussing) Sistemi tedarikçisi olarak Manyetik İz Yönetimi konusunda sahip olduğunuz teknik altyapı ve tecrübe hakkında bize neler söyleyebilirsiniz? Bu alandaki faaliyetleriniz ne zaman ve nasıl başladı? Halen devam eden çalışmalarınızı okuyucularımız için kısaca özetler misiniz? Yeni tip mayın teknolojilerine paralel olarak D/G Sistemleri alanında da teknolojik iyileştirmeler ve kabiliyet artırımları söz konusu mu?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Manyetik iz yönetimi alanındaki faaliyetlerimiz 2000’li yılların başlarında, Deniz Kuvvetlerimizin envanterindeki deniz mayınlarının ateşleme sistemlerinin günümüz teknolojisine uygun olarak modernizasyonu projesiyle başlamıştır. Proje kapsamında ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda çoklu iz ölçüm istasyonu oluşturulması için mevcut iz ölçüm istasyonunda önce sadece yazılımlar, daha sonrasında ise tüm altyapı tarafımızca modernize edildi. Ayrıca mayın avlama gemilerimizin ihtiyacı olan malzemelerin manyetik izlerini gideren tesisi de Deniz Kuvvetlerimizin hizmetine sunduk. Akıllı deniz mayını ateşleme sistemi de üretiyor olmamız sebebiyle manyetik iz yönetiminin gerekleri konusunda tam bir uzmanlık kazanımımız söz konusu oldu. Yeni tip mayın teknolojileri de göz önünde bulundurularak konusunda uzman olan araştırmacılarımız araştırma/geliştirme imkân ve yeteneklerini sürekli geliştirmektedir.

Bu kapsamdaki faaliyet alanlarımızı;

•              Gemi D/G Sistemleri,

•              Gemi İz Ölçüm İstasyonu,

•              Karasal Manyetik İz Ölçme ve Giderme Sistemi

ana başlıkları altında özetleyebiliriz. Devam eden aktif projelerimiz

•              MİLGEM İ-Sınıfı Fırkateyn D/G Sistemi

•              Pakistan-MİLGEM D/G Sistemi

•              Ukrayna-MİLGEM D/G Sistemi

•              Açık Deniz Karakol Gemisi D/G Sistemi

•              İz Ölçüm İstasyonu Modernizasyonu

olarak sıralanabilir.

Defence Turkey: 2022 Nisan ayı başlarında STM A.Ş.’nin Ana Yükleniciliğinde yürütülen MİLGEM İ-Sınıfı Firkateyn Projesi’nin ilk gemisi olan TCG İstanbul (F-515) Firkateyninin D/G Sistemi entegrasyon çalışmalarının tamamlandığı duyuruldu. Gemi üstü D/G Sisteminin gemiye entegrasyon süreci ve çalışma prensibi hakkında okuyucularımızı aydınlatır mısınız? Sistem daima faal durumda mı yoksa sonar veya göz ile bir deniz mayını tespit edilince mi devreye alınıyor? Belli bir çalışma süresi var mı?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Geminin manyetik olarak modellenmesi ve analiz çalışmalarından sonra Gemi D/G Sistemi tasarlanıp üretilerek gemiye entegrasyona hazır hale getirilir. Gemi D/G Sistemi, gemiye yerleştirilmiş D/G kangallarını kullanarak geminin manyetik izine eşit büyüklükte fakat zıt yönde iz oluşturarak geminin manyetik izini bastırmaktadır. Gemi konumuna ve rotasına bağlı olarak D/G kangallarına uygun değerlerde akımlar uygulanarak geminin manyetik izinin istenen sınırlar içerisinde kalması sağlanır. D/G sistemi aktif olan bir gemi manyetik izinin, mayınlarda bulunan manyetik sensörler tarafından algılanma ihtimali azalacağından mayının infilak riski de azaltılmış olmaktadır.

D/G sistemi, seyir halindeki gemide sürekli çalıştırılabilecek şekilde tasarlanmıştır. Bu çalışma koşuluna ilave ve emsallerinden farklı olarak, gemi manyetik izindeki değişimi en az düzeyde tutmak amacıyla manyetik alan sensörünün kullanılmadığı sahil durumu çalışma modunu da sistemimize ekledik. Bu özellik dünyada halihazırda sadece bizim sistemimizde mevcuttur.

Defence Turkey: TÜBİTAK BİLGEM daha önce de ADA Sınıfı Korvetler için D/G Sistemi teslimatı yapmıştı. İ-Sınıfı ve ADA Sınıfı gemilerde kullanılan D/G Sistemi arasında herhangi bir fark var mı? TÜBİTAK BİLGEM olarak Açık Deniz Karakol Gemileri, Pakistan’a ihraç edilen PN-MİLGEM Korvetleri (BABUR Sınıfı), Ukrayna MİLGEM Korveti ve Türkmenistan’a ihraç edilen gemiler için de D/G Sistemi teslimatı yaptınız, yapacaksınız. D/G Sistemi tasarım süreci ve gemiye özel DG Sistemi üretimi hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: İ-Sınıfı ve ADA Sınıfı gemilerde kullanılan D/G Sistemleri için çalışma prensibi açısından bir fark söz konusu değil; ancak fiziksel yapı olarak bir farklılık bulunmakta. ADA sınıfı gemilerdeki D/G sistemi dağıtık, İ-Sınıfı gemilerdeki D/G sistemleri merkezi olarak tasarlanmış sistemlerdir. Dağıtık sistemlerde D/G kangallarını besleyen akım kaynakları geminin farklı bölümlerine dağıtılmış, merkezi sistemlerde ise bir grup kabinet içerisinde bir araya getirilmiş durumdadır.

D/G sistemi tasarım sürecine yönelik olarak; öncelikle geminin manyetik izinin modellenmesi gerekmektedir. Oluşturulan bu model üzerinde yapılan analizler sonrasında gemiye özel D/G Sistemi tasarlanıp üretilmektedir.

İhraç edilen sistemler kapsamında; Türkmenistan korvetleri için yapılan dağıtık D/G sisteminin deniz kabulleri de tamamlanmış ve proje başarıyla tamamlanmıştır. Benzer şekilde dağıtık şekilde tasarlanan Ukrayna Korveti D/G sistemi üretim çalışmaları halen devam etmektedir. Merkezi şekilde tasarlanan PN-MİLGEM’in 1. gemisine ait D/G sisteminin Fabrika kabulleri başarıyla tamamlanmış sevk edilmeye hazır durumdadır. 2, 3 ve 4’üncü gemiler için üretimler devam etmektedir.

Açık Deniz Karakol Gemisi D/G sistemi üretim çalışmaları devam etmektedir.

Defence Turkey: Manyetik İz Yönetiminin diğer bileşenleri olan Gemi İz Ölçüm İstasyonu ve Manyetik İz Giderme tesisleri için neler söyleyebilirsiniz? TÜBİTAK tarafından yapılmış ve halen Türk Deniz Kuvvetleri’nin kullanımında olan bu tesislerin benzerlerinin başka ülkelerde (Türkmenistan, Pakistan gibi) oluşturulması konusunda planlarınız, çalışmalarınız var mı?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Gemi İz Ölçüm İstasyonları, gemilerin çoklu izlerinin bütün olarak ölçülmesi amacıyla faaliyet göstermektedir. Bu izlerden biri olan gemi manyetik izinin ölçülmesi, gemi D/G sistemi kangal akımlarının belirlenmesine katkı sağlamaktadır.

Geminin hareketinden kaynaklı dinamik iz kapsamı dışında olan ve gemi gövdesindeki manyetiklenmeden kaynaklı kalıcı manyetik izin çok yüksek olması durumunda bu izin giderilmesi Deperming İstasyonları ile mümkün olabilmektedir. Bu alandaki çalışmalarımız da devam etmektedir.

Karasal Manyetik İz Ölçme ve Giderme Sistemi gemilerin manyetik izlerinin düşük tutulması ve muhafazası maksadıyla cihaz ve materyallerin gemiye konmadan önce manyetik izlerinin giderilmesi/azaltılması için kullanılmaktadır. Malzemelerin manyetik değerlerinin ölçülmesi ve gerektiğinde manyetik iz gidermesi yapılabilmektedir. Bu tesisler ile Kara Kuvvetlerimizin ihtiyacı doğrultusunda tank, zırhlı araç ve benzerlerinin karasal manyetik mayınlara karşı izinin azaltılması da mümkün olabilmektedir.

Türkmenistan için karasal iz ölçüm ve giderme sistemi ile gemi iz ölçüm istasyonuna, Pakistan için gemi iz ölçüm istasyonuna yönelik çalışma ve planlamalarımız bulunmaktadır. Ülkemizde ise, TCG ANADOLU gibi büyük gemilerin izlerinin ölçülmesi için mevcut istasyona ek ölçüm parkuru devreye alma konusunda çalışmalar yürütüyoruz.

Defence Turkey: Suüstü harp gemilerini görünmez kılmak üzere devam eden çalışmalarınız kapsamında Manyetik İz Yönetimi alanındaki D/G Sistemi yanında Kızılötesi İz Yönetimi alanında da Gerçek Zamanlı Kızılötesi İz Yönetim Sistemi (GEZKİY) çözümünüzü de su üstü harp gemileri için sağlamaktasınız. GEZKİY Sistemi ve halen Sistemin görev yaptığı su üstü harp platformları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Gerçek Zamanlı Kızılötesi İz Yönetim Sistemi (GEZKİY) projesi platform üzerine konuşlu algılayıcılardan gelen sıcaklık bilgisi kullanılarak geminin MWIR ve LWIR bantlarda kızılötesi izinin gerçek zamanlı olarak modellenmesi, hesaplanması, sergilenmesi ve anılan kızılötesi bantlarda arama yapan tehditlere karşı tedbir tavsiyelerinin oluşturulması amacıyla BİLGEM’e bağlı Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Enstitümüz (UEKAE) tarafından gerçekleştirilmiştir.

GEZKİY sistemi,

1)     Gemi üzerinde doğrudan ölçülen sıcaklık bilgilerini kullanarak geminin Kızılötesi izini modelleyip hesaplayan, operatör seçimlerine göre değişik şekillerde görsel olarak sergileyen bir Kızılötesi İz Benzetim ve Sergileme Yazılımı ile,

2)     Anlık meteorolojik verilerin yanında gemi rotası, sürat bilgisi gibi bilgileri kullanarak yazılımın kütüphanesinde bulunan kızılötesi güdümlü tehditlerin tahmini tespit ve kilitlenme mesafesini hesaplayan Kızılötesi İz Karşı Tedbir Yazılımı

olmak üzere birlikte çalışan iki farklı yazılımı içermektedir.

Sistem ayrıca gemi üzerinde kızılötesi bantlarında aşırı ışıma yapan bölgeleri operatöre bildirerek iz azaltıcı tavsiyeler de vermektedir. GEZKİY sistemi buna ilave olarak geminin ısı fişeği kontrol yazılımı olan KALKAN ile entegre çalışmaktadır.

Defence Turkey: GEZKİY ve D/G Sistemleri ihracata açık ürünler mi? Dış pazarda bu ürünlere yönelik mevcut talep ve ilgi konusunda bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: GEZKİY sisteminin ALTINAY firmasına teknoloji transferi tamamlandı. Firma, halihazırda Pakistan için yapımı devam eden 4 adet korvet için GEZKİY sisteminin üretimini yapmakta. Bildiğim kadarıyla Fabrika Kabul Testlerine hazırlık aşamasındalar. Biz de eğitim, danışmanlık ya da ihtiyaç duyulan her konuda kendilerine destek oluyoruz. Pakistan dışında başka bir dış pazar temaslarının olup olmadığını konusunda açıkçası bilgim yok. Bu kapsamda BİLGEM’e ulaşan resmi bir talep henüz yok.

Defence Turkey: TÜBİTAK-BİLGEM BTE olarak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi Projesi kapsamında ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz? Üzerinde çalıştığınız teknoloji ve ürünler hakkında okuyucularımızı aydınlatır mısınız? TF-2000 HSH Muhripleri için SSB ve MSB tarafından iki ayrı Sonar Süiti çalışması başlatılmıştı, TÜBİTAK-BİLGEM ve BTE bu projelerde görev almakta mıdır?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Bildiğiniz üzere TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi için bütünleşik bir sonar sisteminin geliştirilmesini amaçlayan “BOSS” ArGe Projesi 2022 yılı başında MSB tarafından başlatıldı. Kardeş Merkezimiz TÜBİTAK MAM’ın ana yükleniciliğinde yürütülen projede TÜBİTAK BİLGEM olarak mevcut yetkinliklerimiz çerçevesinde yer alacağız.

Proje kapsamında monostatik, bistatik ve multistatik çalışabilecek özellikte Sonar Süit geliştirilmesi hedeflenmektedir. Sistemin ana bileşenlerini Gemiye Monteli Sonar Sistemi ve Çekilebilir Alçak Frekanslı Sonar Simülatörü oluşturacaktır. Bu simulatör, Dz.K.K.lığı ihtiyacına binaen SSB.lığınca yürütülen DÜFAS ArGe projesi kapsamında üretilmekte olan çekili sonarın özelliklerini esas alacaktır. Milli imkanlarla geliştirilecek olan BOSS Sonar Süiti, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi’ne entegre çalışabilecektir.

Proje kapsamında hedeflenen teknolojik kazanımların başında multistatik sonar konseptinin geliştirilmesi ve SYS’ye entegre olarak uygulanması yer almaktadır. TÜBİTAK BİLGEM olarak sorumluluğunu alacağımız multistatik sonar yazılımlarının SYS’ye tam entegre olarak geliştirilmesi, multistatik sonar performans modelleme yeteneğinin kazandırılması ve NATO Sualtı Haberleşme Protokolü JANUS’a uyumlu sayısal sualtı telefonu geliştirilmesi başlıkları ülkemizin savunma gücüne ilk defa eklenecek yetenekler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yeteneklerin yanı sıra sonar sinyal işleme algoritmalarının geliştirilmesi, simülatör yazılımlarının geliştirilmesi, multistatik füzyon, akustik sınıflandırma, hedef hareket analizi ve Sonar Süit’in ADVENT SYS’ye uyumlandırılması başlıkları altında TÜBİTAK BİLGEM olarak görev alacağız.

Defence Turkey: TÜBİTAK’ın Türk Deniz Kuvvetleri’nin sualtı sistemlerine yönelik ihtiyaçlarını karşılayabilmek üzere çıktığı yolda bugünkü tecrübe ve bilgi birikimine ulaşmasında önemli bir eşiği temsil eden Denizaltı Taktik Simülatörü (DATAS)’ın geliştirilmesine 2005 yılında başlanmış ve çalışmalar Mayıs 2014’ de tamamlanmıştı. 28 Ekim 2014 tarihinde Gölcük Donanma Komutanlığı’nda törenle açılışı yapılan ve üzerinde 4.5 Milyondan fazla nitelikli satır ihtiva eden özel bir yazılım koşan DATAS’ın gerek TÜBİTAK gerekse Türk Savunma Sanayi açısından önemi üzerine bir değerlendirmenizi alabilir miyiz? Benzer bir çözüm REİS Sınıfı Denizaltılar ve/veya MİLDEN Projeleri için de gündemde midir?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: DATAS Projesi denizaltılara yönelik teknolojiler kapsamında belirttiğiniz gibi çok önemli bir proje. Burada denizaltı santral dairesindeki tüm unsurların ve denizaltının etkileşim kurduğu tüm dış dünyanın yüksek sadakatli olarak modellenmesi hedeflenmişti. Bu anlamda DATAS, MÜREN programının öncesinde veya yan kulvarında geliştirdiğimiz sonarlardan simülatörlere, atış kontrol sistemlerinden simülasyon altyapılarımıza birçok su altına yönelik işimizin atası sayılabilir. Toplamda 5600 adam-saat efor harcanan; sadece Gür Sınıfı denizaltılarda 20.000 adam-saatin üzerinde mesai yaptığımız; Gölcük Denizaltı Eğitim Merkezi K.lığında 73.000 adam-saatin üzerinde alan uzmanları ile çalıştığımız; Gölcük’te kurulu simülatör binasında 21 ay kabul testi yaptığımız, 125 TÜBİTAK mühendisinin, alt yüklenicilerle beraber 200’ü aşkın mühendisin emeği olan; 5 farklı üniversite, 2’si yabancı 7 farklı danışman, 2 alt yüklenici firma, 10’u aşkın sanayi hizmet alımı bulunan; 65 teknik rapor, yüksek lisans ve doktora tezi, 60’ın üzerinde tasnif dışı bilgiyle yapılan bilimsel yayın çıktısı olan dev bir işten bahsediyorum. Projedeki 10.000’in üzerinde sistem isteri, 875’in üzerinde resmi yazı ve 950’nin üzerinde toplantı tutanağı versiyon kontrol araçlarımızda hala kayıtlı. DATAS’ta üretilen bilimsel bilgi ve yapabilirlik yetkinliği olmadan MÜREN-AY ve MÜREN-PREVEZE’deki çıktıların üretilmesi, ya da gerçek anlamda yerli ve milli olarak üretilmesi, mümkün olmazdı.

Benzer taktik simülatör çözümlerinin diğer sınıf denizaltılarımız için de geliştirilmesi gündemde ama şu anda imzalanmış bir sözleşme bulunmamakta.

Defence Turkey: Her ne kadar GÜR Sınıfı Denizaltı için kurgulanmış olsa da MÜREN-PREVEZE ve PREVEZE Yarı Ömür Modernizasyon Projesi sonrasında DATAS simülatöründe bir güncelleme gündemde midir?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Dönem dönem değerlendirmeye alındığı yönünde duyumlar alsak da henüz bu yönde atılmış somut bir adım bulunmamaktadır.

Defence Turkey: TÜBİTAK MAM/BİLGEM'in DATAS (Denizaltı Taktik Simülatörü) Projesi kapsamında geliştirdiği algoritma ve yazılımlardan istifade ile geliştirilen ve milli arakatman yazılımı ‘Genieware’ üzerinde çalışan MÜREN Savaş Yönetim Sistemi (SYS), ilk olarak 2 Haziran 2016 tarihinde imzalanan MÜREN SYS AY Sınıfı Uygulaması Proje Sözleşmesi altında TCG Doğanay (S-351) ve TCG Dolunay (S-352) Denizaltılarına başarıyla uygulanmış ve Proje 2019 yılı başlarında tamamlanmıştı. Aynı anda 4 ayrı torpido angajmanını yönetebildiği belirtilen MÜREN-AY SYS’nin denizaltılara kazandırdığı kabiliyetler hakkında bize neler söyleyebilirsiniz? Proje kapsamında icra edilen seyir ve torpido atış testlerinin süresi ve sayısı hakkında bilgi alabilir miyiz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: MÜREY-AY SYS ile TCG DOĞANAY (S-351) ve TCG DOLUNAY (S-352) denizaltılarımıza DM2A4 torpidosu atma yeteneği; MİLPAS, ED ve Hücum / Seyir Periskopları verileri kullanılarak İz Yönetimi de dâhil olmak üzere özgün Hedef Hareket Analizi (TMA) imkân ve kabiliyetleri kazandırılmıştır. En modern torpidolardan biri olarak nitelendirilen DM2A4'ün tüm yetenekleri ile bu denizaltılarımızda kullanımı sağlanmış ve denizaltılarımızın tehdit ve caydırıcılığı önemli ölçüde artırılmıştır. Yine bu proje ile milli arakatman yazılımımız Genieware ilk defa sualtı platformlarında kullanılmaya başlanmış, dağıtık ve modüler mimarisi ile genişlemeye açık bir sistem ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, sayısal harita kullanımı; harita üzerinde durumsal farkındalık yordamları, hedeften sakınma, en yakın yaklaşma noktası, rota noktası takibi vb. gibi seyir destek yardımcıları da sistemde yer almaktadır. MÜREN-AY SYS ile sistemin geliştirilmesi sürecinde BİLGEM personelinin de katıldığı 12 adet eğitim torpidosu atışı gerçekleştirilmiş, 30'dan fazla TMA poligon çalışması yapılmıştır.

Defence Turkey: TÜBİTAK BİLGEM’in yöneticiliğindeki “İntersept Kerteriz ve Mesafe Tespit Sonarı Geliştirilmesi” projesi kapsamında geliştirilen İntersept Pasif Sonar (IPS) Sistemi’nin 2019 yılı başında TCG DOLUNAY (S-352) Denizaltısı’na entegrasyonu başarı ile tamamlanmıştı. Proje kapsamında geliştirilen ikinci sistem olan IDRS’in (İntersept Kerteriz ve Mesafe Bulucu Sonar) devreye alınacağı platform ve devreye alınma takvimi hakkında bilgi alabilir miyiz? IDRS’in IPS’e göre öne çıkan özellikleri nelerdir?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Belirttiğiniz üzere proje kapsamında, denizaltılar için iki farklı intersept sonar sisteminin geliştirilmesi yer almaktadır. Her iki sonar da 1-100 kHz aralığında hedeften yayınlanan aktif akustik sinyalleri tespit, analiz ve takip etmek için geliştirildi.

Pals parametreleri ile birlikte hedef kerterizini çıkarabilen IPS, halihazırda TCG DOLUNAY’da MÜREN-AY SYS ile entegre şekilde görevini ifa etmektedir.

MÜREN-PREVEZE Savaş Yönetim Sistemi ile entegre çalışacak şekilde geliştirilen IDRS sistemi ise IPS’in özelliklerine ek olarak hedef mesafesini de hesaplama yeteneğine sahip olan bir intersept sonar özelliği taşımaktadır. 2022 yılı içerisinde IDRS Sistemi Fabrika Kabul Testleri’nin tamamlanması, 2023 yılında da sistemin TCG SAKARYA’ya entegre edilerek Deniz Kabul Testlerinin icra edilmesi planlanmaktadır.

Defence Turkey: 2010 yılı sonunda DAKA (Denizaltı Aldatıcı Karıştırıcı) projesi kapsamında geliştirmiş olduğunuz BTBM (Bilgisayar Tabanlı Benzetim Modeli) sistemi Denizaltı Eğitim Merkezi Komutanlığı’na kurulmuştu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının, BTBM’yi denizaltıların torpidolardan sakınmasına yönelik taktiklerin oluşturulmasında etkin bir şekilde kullandığını biliyoruz. Benzer yeteneğin suüstü platformlar için de kazanılması amacıyla yapılan BTBM HIZIR güncellemesinin kapsamı ve kazandıracağı ilave özellikler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: BTBM HIZIR güncellemesi ile öncelikle DAKA BTBM’nin tüm yetenekleri korunarak güncel/yeni nesil donanım ve yazılım ortamlarına taşınması sağlanmıştır. Güncelleme kapsamında ASELSAN’ın HIZIR sisteminin sarfedilebilir akustik aldatıcı ve karıştırıcıları ile HIZIR çekili yapısının bileşenleri (torpido tespit dizini, akustik ve manyetik dekoy) yazılıma ilave edilmiştir. Güncelleme ile, HIZIR sistemini kullanan suüstü platformların, torpidodan sakınma taktiklerinin geliştirilebilmesi ve bunların karar destek amaçlı gemi sistemlerine aktarılabilmesi olanakları BTBM yazılımına kazandırılmıştır. Halihazırda BTBM yazılımının ihraç edilebilir versiyonu üzerinde çalışmalarımız devam etmektedir.

Defence Turkey: Suüstü, denizaltı ve deniz hava vasıtalarının farklı tehdit unsurlara karşı muharebe etkinliğinin ölçülmesine ve değerlendirilmesine imkân sağlayacak bir simülasyon modelinin geliştirilmesini amaçlayan GEMED (Gemi Muharebe Etkinlik Değerlendirme Modeli Geliştirme) projesinin 2018 yılında başladığı ve 2020 yılında prototip fazının tamamlandığı bilinmektedir. Paydaşı olduğunuz projenin güncel durumu hakkında ve TÜBİTAK BİLGEM olarak proje kapsamında gerçekleştirdiğiniz faaliyetler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: STM ana yükleniciliğinde yürüyen projede TÜBİTAK BİLGEM olarak suüstü, sualtı ve hava platformlarının icra ettikleri angajman, sakınma, seyir, karakol gibi görevlerin model tasarımlarını; komuta kontrol sistemlerini ve link çevrimini, projede yer alan sualtı platformlar, silahlar, akustik sensörler ve akustik karşı tedbirlerin modellerini biz yapıyoruz. Ayrıca hava ve sualtı patlamalarının platformlara verdiği hasarın modellenmesi de BİLGEM tarafından yapılıyor. Proje başladıktan sonra büyük bir kapsam güncellemesi yaşadı. Yeniden çatılan kurgunun Faz-1 aşaması kapsamında suüstü platformlarının GMKS (Güdümlü mermiden sakınma) ve sualtı platformlarının hedef hareket analizi (TMA) görevlerinin simülasyonlarını yapmak mümkün olacak. 2022 yılının son çeyreğinde GEMED Projesi Faz-1 aşamasının tamamlanması hedeflenmektedir.

Defence Turkey: MÜREN SYS ile modernizasyon sonrası DM2A4 Ağır Torpidosu atabilen TCG DOĞANAY (S-351) ve TCG DOLUNAY (S-352) Denizaltılarına AKYA Milli Ağır Torpido (HWT) kabiliyetinin kazandırılması maksadıyla TÜBİTAK BİLGEM ve İstanbul Deniz İkmal Grup Komutanlığı arasında 29 Kasım 2021 tarihinde bir sözleşme imzalanmıştı. Denizaltılara AKYA HWT entegrasyon çalışmaları başladı mı? Proje takvimi ve mevcut durum hakkında okuyucularımızı aydınlatır mısınız? Entegrasyon kapsamında AKYA HWT ateşleme ve güdebilme yeteneğinin kazanımı kapsamında denizaltıda ve SYS üzerinde ne gibi iyileştirme/değişiklik çalışmaları yürütülüyor?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: MÜREN-AY Savaş Yönetim Sistemine AKYA Ağır torpidosu entegrasyon çalışmaları kapsamında kritik tasarım aşamasını tamamladık. 2022 yılı sonunda Ay sınıfı denizaltılarımızdan MÜREN-AY SYS ile AKYA torpidosu atışı yapmayı planlıyoruz. Proje kapsamında torpido ateşlemede kullanılan bazı elektronik kartlar ve operatör arayüz yazılımları güncellenerek aynı anda hem DM2A4 hem de AKYA torpidosunun ateşlenebilmesi ve güdülebilmesi yeteneği kazanılmış olacak.

Defence Turkey: Sözleşmesi 1 Ağustos 2017’de imzalanan ‘MÜREN SYS PREVEZE Sınıfı Uygulaması’ Projesinin ilk denizaltısı TCG PREVEZE (S-353)’nin kabul testleri 2022 Şubat ayı sonunda tamamlandı ve aktif olarak görev yapmaya başladı. TÜBİTAK BİLGEM Ana Yükleniciliğinde gerçekleştirilen MÜREN-PREVEZE Savaş Yönetim Sistemi (SYS) Modernizasyon Projesinin kapsamı ve her bir denizaltı üzerinde geçekleştirilen/gerçekleştirilecek modernizasyon ve test süreçleri hakkında bize neler söyleyebilirsiniz? İkinci denizaltı üzerindeki çalışmalara başlandı mı? Proje takvimi hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: MÜREN-PREVEZE SYS Projesi ile analog ve sayısal sonar sinyal işlemeden başlayarak hedef hareket analizi, sistem iz yönetimi ve nihayetinde atış kontrol sistemi ile modern bir denizaltı savaş yönetim sisteminin sahip olması gereken tüm zinciri sağlayan bir Milli Denizaltı Savaş Yönetim Sistemi geliştirilmektedir. BİLGEM’in bu alandaki 20 yılı aşkın birikimi, bilimsel bilgiyi üretme ve Ar-Ge odaklı kullanma konusundaki geçmişi ve MÜREN PREVEZE SYS’ye giden yolda geçmiş projelerle edinmiş olduğu yetenekler sayesinde sistemlerin TCG PREVEZE’ye entegrasyonu Karaya Konuşlu Test Sistemi kabulünden sadece 9 ay sonra tamamlandı. Bu kapsamda gerek gemide mevcut gerekse yeni geliştirilmekte olan 20’den fazla sensör ve seyrüsefer sistemi ile entegrasyon sağlandı. Proje kapsamında komuta kontrol sistemleri, atış kontrol sistemleri, sonar sinyal işleme algoritmaları ve yazılımları TÜBİTAK BİLGEM’de tarafından; operatör konsolları, elektronik ve silah kabinetleri, denizaltı bilgi dağıtım sistemi, sonar ön elektronik birimleri ise yerli sanayimiz tarafından geliştirilmektedir.

2022 yılı içinde ikinci gemiye yönelik Fabrika Kabul Testlerinin tamamlanması ve 2023 yılında da MÜREN Savaş Yönetim Sistemi ile donatılmış ikinci Preveze sınıfı denizaltımızın deniz kabul testlerinin tamamlanması planlanmaktadır.

Defence Turkey: ‘MÜREN SYS PREVEZE Sınıfı Uygulaması’ Projesi altında her bir denizaltı üzerindeki 4 Operatör Konsollu eski nesil ISUS-83/2 SYS’nin yeni nesil ve tamamen entegre 5 Operatör Konsollu MÜREN SYS ile değiştirilme ve denizaltıdaki 20 değişik sensör ve seyrüsefer sisteminin yenilenme çalışması ne kadar adam/saat işçilik gerektirmiştir?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Bir adet karaya konuşlu test sistemi ve 4 gemilik proje süresince TÜBİTAK BİLGEM bünyesinde 800.000 adam/saatten fazla nitelikli personel kullanılması öngörülmektedir. Altyüklenicileri ve ekosistemi de dâhil ettiğimizde bu sayının iki milyon adam/saate yaklaşacağı değerlendirilmektedir. Bu değerler projede yapılan işin büyüklüğünü tüm açıklığı ile göstermekte. GENESİS ve DATAS Projeleri başta olmak üzere yol haritamız boyunca kazanılan yetenekler için harcadığımız milyonlarca saat işçilik ise bu rakamlara dahil değildir.

Defence Turkey: AY Sınıfı Denizaltılara entegre edilen MÜREN SYS ile ve PREVEZE Sınıfı Denizaltılara entegre edilmekte olan MÜREN SYS arasında ne gibi farklılıklar söz konusu? Her iki konfigürasyonda kullanılan yazılımın satır/kod sayısına ilişkin bir rakam paylaşabilir misiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: AY sınıfı Denizaltılarda; mevcut SYS korunarak, ilave iki adet özel tasarım konsol ve bir adet silah kontrol kabineti entegrasyonu yapılarak gemilerimiz MÜREN-AY SYS ile donatılmıştı. MÜREN-AY SYS, ağırlıklı olarak komuta ve atış kontrol bileşenlerini içeren şekilde gerçeklenmiştir. Dz.K.K.lığı ARMERKOM tarafından geliştirilen MİLPAS sonarı ve STM anayükleniciliğindeki modernizasyon kapsamında gemiye kazandırılan Elektronik Destek (ED), Periskop ve gemi seyir sistemleri ile bütünleşik çalışır. PREVEZE sınıfı denizaltılarda ise; mevcut ISUS 83/2 sistemi tümüyle gemiden çıkarılmış, MÜREN-AY SYS yeteneklerine ilave olarak sonar sinyal işleme özelliği başta olmak üzere, akustik olmayan sensör entegrasyonu, sınıflandırma, yedeklilik, veri kayıt gibi birçok ek özellik barındıran modern ve tam teşekküllü MÜREN-SYS entegre edilmiştir. Bu sayede, PREVEZE Sınıfı denizaltılarımıza, sonarlar ile hedef tespit, analiz ve teşhisinden başlayarak hedef hareket analizi gerçekleştirebilen; akustik ve akustik olmayan tüm sensörlerden gelen iz bilgileri ile bütünleşik sistem iz yönetimi yeteneğine sahip; milli bir atış kontrol sistemi ile DM2A4 torpidosunu ve ardından Milli Torpido AKYA’yı atabilen modern bir bir denizaltı savaş yönetim sistemi kazandırılmıştır.

MÜREN PREVEZE ile elde edilen ilave yetenekleri sadece kod satır sayısı ile ifade etmenin doğru olmayacağını öncelikle belirtmek isterim. Yine de sorunuza yanıt olarak, yazılım kod satır sayısı açısından MÜREN-PREVEZE SYS’nin MÜREN-AY SYS’ye kıyasla yaklaşık 6 kat büyüklüğünde olduğunu söyleyebilirim.

Defence Turkey: “MÜREN-PREVEZE SYS Geliştirme Projesi”nde AKYA Milli Ağır Torpido entegrasyonuna ilişkin bir çalışma yer almadığından TCG PREVEZE Denizaltısındaki MÜREN SYS’ne AKYA Milli HWT entegrasyonu için 8 Mart 2021 tarihinde TÜBİTAK BİLGEM ile Dz.K.K.lığı İstanbul Deniz İkmal Grup Komutanlığı arasında ilave bir sözleşme imzalanmış ve MÜREN-PREVZE SYS’ye entegre edilen TÜBİTAK BİLGEM ürünü atış kontrol sistemi üzerinden ilk AKYA Milli Ağır Torpido test atışı 2022 Mart ayı ilk yarısında gerçekleştirilmişti. Eğitim torpidosu kullanılarak icra edilen bu atış MÜREN-PREVEZE SYS’de gerekli uyarlamalar yapıldıktan sonra tamamen gemi sistem bileşenleri kullanılarak yapılan ilk atış olması açısından önem arz etmekteydi. Söz konusu tarihi test atışının gerçekleşme hikayesi ve Türk Savunma Sanayi açısından taşıdığı önem ile ilgili bize neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Yerli ve milli denizaltı savaş yönetim sistemimiz MÜREN üzerinden, milli torpidomuz AKYA’nın angajmanını gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşadık. Dünyada bunu başarabilen ülke sayısı gerçekten çok az. Dz.K.K.lığımızın belirlediği hedef ve önceliklere göre tüm denizaltılarımıza AKYA entegrasyonu planlanıyor. Mevcut tecrübe ve yetkinliğimiz ile bu entegrasyonları oldukça kısa süreler içinde yapabiliriz. Torpido gibi stratejik bir silah özelinde böylesine bir yetenek ve esnekliğe sahip olmanın milli ekonomi açısından değerinin yanı sıra dışa bağımlılığın azaltılması noktasında gerçekten çok önemli bir aşama olduğunu değerlendiriyorum.

Sadece AKYA değil, ülkemizde geliştirilen ve ileride geliştirilebilecek her silahın MÜREN-SYS’ye entegre edilmesi bizler için artık çok kolay. Ne ihraç kısıtlaması ne bilgi kısıtlaması, ne haklar, ne yapabilirlik olgunluğu açısından önümüzde hiçbir engel yok.

Defence Turkey: MSB Sn. AKAR’ın da katılımı ile TCG PREVEZE Denizaltısınca 21 Mart 2022 tarihinde Marmara Denizi’nde MÜREN-PREVEZE SYS üzerinden ilk defa gerçek hedefe bir AKYA Eğitim Torpidosu atışı icra edildi. Bu atış ile ilgili okuyucularımızla ne gibi bilgiler paylaşabilirsiniz? Atışın yapıldığı mesafe, kullanılan hedef ve atışın sonucuna ilişkin bilgi alabilir miyiz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: 21 Mart 2022 atışı öncesinde yine tarafımızca geliştirilen taşınabilir MÜREN torpido atış kontrol sistemi ile AKYA deneme atışları gerçekleştirilmişti. Bu atışı diğerlerinden farklı kılan en önemli husus ise; hareket halindeki gerçek bir savaş gemisine karşı MÜREN-SYS üzerinden ateşlenmiş ilk AKYA atışı olmasıdır. Ayrıca bu atışta, AKYA’nın hedef tespit ve takip bilgileri gerçek bir hedef için ilk defa MÜREN-SYS sonar/silah operatör ekranlarında izlenebilir ve komuta kontrol faaliyetlerine girdi yapılabilir hale gelmiştir.

Tabi bu atışta AKYA’nın Milli Savunma Bakanımız Sn. Hulusi AKAR tarafından ateşlenmesinin manevi olarak da ayrı bir yeri var. Torpido angajmanı esnasındaki gerçek hedef platformu, sistemin hedef çözümü ve benzeri parametrelere ilişkin detayları sizlerle burada paylaşamasam da; özetle torpidonun hedef tespit, takip ve hücum fonksiyonları kapsamında aktif, pasif ve dümen suyu güdümlerinin denendiğini söyleyebilirim. Bunlara ilave olarak torpidonun konumu, bulunduğu iç güdüm aşamaları MÜREN-SYS’ye bütünleşik bir şekilde izlendi, torpido sonar temasları geminin kendi sensörleri ile birlikte analiz edildi, el güdümü yordamları da başarıyla denendi.

Defence Turkey: DzKK, önümüzdeki yıllarda modernizasyona tabi tutulması beklenen GÜR Sınıfı (Tip 209/1400 Mod) Denizaltılara da AKYA Milli Ağır Torpido kabiliyeti kazandırmayı planlanmaktadır. 10’uncu Deniz Sistemleri Semineri’nin açılış oturumunda konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Teknik Başkanı Tuğamiral Ramis AKIN, “Proje tamamlandığında tüm denizaltılarımızdan, tüm sınıf denizaltılarımızdan AKYA atma yeteneğine kavuşmuş olacağız. Buna da gerçekten çok yakınız,” diye konuşmuştu. GÜR Sınıfı için MÜREN-SYS Modernizasyonu da gündemde mi yoksa sadece AKYA Milli HWT entegrasyonu ile mi yetinilecek? Bu kapsamda Denizaltılardaki ISUS-90/33 SYS’ne TÜBİTAK BİLGEM ürünü atış kontrol sistemi mi entegre edilecek?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: GÜR Sınıfı Denizaltılarımızdan da AKYA atışını MÜREN-SYS üzerinden yapılmasına yönelik Dz.K.K.lığı ile yakın çalışma halindeyiz. Hatta bu kapsamda kısıtlı bir entegrasyon ile TCG GÜR’den yetenek gösterimine yönelik bir AKYA atışı da yapıldı. GÜR Sınıfı Denizaltılarımıza AKYA atış kabiliyetinin bir an evvel kazandırılması kapsamında öncelikle tüm ISUS-90/33 SYS’nin değiştirilmesi yerine artımlı bir model ile ilerlenme de tercih edilebilir. Bu konuda belirleyici olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın ADVENT SYS programının çıktılarını tüm platformlar için kullanmak istediğini de biliyoruz. Dolayısıyla, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın stratejik önemli olarak tanımladığı bu iki kilometre taşını aynı anda hayata geçirme konusunda çalışmaktan büyük gurur duyacağız.

Defence Turkey: MÜREN SYS’nin GENESİS ADVENT örneğinde olduğu gibi MÜREN-ADVENT olarak güncellenmesine yönelik bir çalışma var mıdır? GENESİS ADVENT örneğinde olduğu gibi sanayileşme çalışması kapsamında yine HAVELSAN ile bir iş birliği ve teknoloji transferi gündemde midir?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: GÜR sınıfı denizaltılarımıza AKYA torpidosu atma kabiliyeti kazandırmayı hedefleyen artırımlı bir proje kurgusu ile, MÜREN SYS’nin bir yol haritası dahilinde ADVENT entegrasyonu için Dz.K.K’lığımız ile çalışmalar yürütmekteyiz. Bu çalışmalar kapsamında HAVELSAN da dahil olmak üzere savunma sanayi firmalarımız ile iş birliği çalışmaları da devam etmekte. Ancak MÜREN’in doğrudan teknoloji transferine yönelik bir gündemimiz şu anda yok.

Defence Turkey: MÜREN-AY ve MÜREN-PREVEZE Projelerinde edindiğiniz tecrübe ve teknolojik altyapı bu tip kritik bilgi ve teknolojilerin paylaşıma açık olmadığı gerçeğinden hareketle aslında çok büyük bir değere haiz. MÜREN SYS için dünyadaki Tip 209 Sınıfı Denizaltı kullanıcılarından ürün tanıtımına veya teklif sunumuna yönelik herhangi bir davet aldınız mı? TÜBİTAK BİLGEM olarak dünyada denizaltı SYS modernizasyonu konusunda takip ettiğiniz veya somutlaşmış herhangi bir ihale/proje mevcut mu?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Denizaltı savaş yönetim sistemleri oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, söz konusu yapının bir üretim paketi ya da teknik veri paketi ile hap gibi farklı denizaltılar için olduğu gibi kullanılması pek mümkün olmuyor. Her bir yeni denizaltı sınıfı, aslında, kullanılacak sensörleri, silahları, seyir yardımcıları, fiziksel kısıtları ile savaş yönetim sistemi açısından yeni bir Ar-Ge projesi tanımlıyor. Bununla birlikte biz çok uzun bir süredir bu alanlarda çalışıyoruz ve her türlü ihtiyaca göre uyarlama yapabilecek bilgi birikimi ve yetkinliğe sahibiz.

Dış pazara yönelik değerlendirme aşamasında olduğumuz teklif talepleri ve görüşmeler; sunduğumuz, sunmak üzere olduğumuz teklifler var. Üstelik bunlar sadece Tip 209 sınıfı ile kısıtlı değil.

Defence Turkey: TÜBİTAK-BİLGEM BTE Savunma Teknolojileri Müdür Yardımcılığı olarak Yeni Tip Denizaltı Projesi’nde de görev alıyorsunuz. Bu kapsamda YT-SATEL ve YT-DABİS Projeleri altında Tip-214TN REİS Sınıfı Denizaltılar için geliştirdiğiniz ve teslimatlarını tamamladığınız Batarya İzleme Sistemi ve Sualtı Telefonu Sistemi ürünleriniz hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında Tip-214TN REİS Sınıfı Denizaltılar için geliştirdiğimiz Yeni Tip Sualtı Telefonu (YT-SATEL) ürünümüz; sualtı akustik dalgalarını kullanarak analog ses ve telgraf haberleşmesi yapabilen bir haberleşme sistemidir. Denizaltı platformu üzerine konumlandırılmış olan 3 adet transdüser grubu vasıtasıyla hem sektörel hem de tüm yönlere aynı anda haberleşme yapılabilmektedir. NATO STANAG 1074 ile uyumlu çalışan YT-SATEL ürünümüzde ses ve telgraf haberleşmesi haricinde Acil Durum dinleme ve gönderme, haberleşme kaydı ve kayıttan dinleme ile mesafe ölçümü özellikleri de bulunmaktadır. Askeri standartlara uyumlu olarak geliştirilen ve çeşitli sertifikasyonlara (MIL-STD-461 EMC/EMI, MIL-STD-810 çevresel koşul ve BV-043 şok sertifikalarına) sahip olan ürünlerimizin tamamı MSB Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na teslim edilmiştir.

Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında Tip-214TN REİS Sınıfı Denizaltılar için geliştirdiğimiz Yeni Tip Denizaltı Batarya İzleme Sistemi (YT-DABİS) ürünümüz; denizaltı bataryalarının gerilim, sıcaklık ve akım bilgilerini gerçek zamanlı olarak ölçen, bu bilgileri kablosuz haberleşme ile toplayıp, bataryaların şarj/deşarj, toplam kapasite ve alarm seviyelerini hesaplayan ve tüm bu bilgileri operatör ekranında sergileyen bir sistemdir. Sistemin; ATEX, MIL-STD-461 EMC/EMI standardı, MIL-STD-810 çevresel koşullar standardı, BV043 şok standardı sertifikalarına ve kablosuz haberleşme kabiliyetine sahip olması öne çıkan özellikleridir. YT-SATEL ile benzer şekilde bu sistemin de tüm gemilerimiz için fabrika kabul testlerini müteakip teslimatlarını yaptık. Gemilerimiz devreye alındıkça liman kabul ve deniz kabul testlerine de katılacağız.

Defence Turkey: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN, 23 Mayıs Pazartesi günü MSB Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen REİS Sınıfı Denizaltıların 2’ncisi olan HızırReis Denizaltısı'nın İnşa Holünden Havuza Çekme, Sınıfının 6’ncı ve son denizaltısı olan SelmanReis’in ise İlk Kaynak Töreninde yaptığı konuşmada MİLDEN’in inşasına 2025 yılında başlanılacağı ve ilk denizaltının 5-6 yıl içinde teslim edileceği müjdesini vermişti. TÜBİTAK BİLGEM ve BTE olarak MİLDEN Projesine yönelik halihazırda sahip olduğunuz kabiliyetler ve geliştirmekte olduğunuz teknolojiler hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Sualtı Savaş Yönetim Sistemleri konusunda çalışmaya başladığımız 2005 yılından bu yana aslında tüm projelerimizi Milli Denizaltıyı hedefleyerek gerçekleştirdik. Her bir proje MİLDEN’e giden yolda bir basamak oldu ve olmaya devam ediyor. MİLDEN için düşük güç tüketimli, düşük hacimli, yüksek performanslı donanımlara yönelik Ar-Ge çalışmalarının yanında, yapay zekâ ile güçlendirilmiş karar destek algoritmalarının geliştirilmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Ayrıca bulut ve sanallaştırma teknolojilerinin denizaltı savaş yönetim sistemlerinde kullanımına yönelik Ar-Ge çalışmalarımız devam ediyor. Yine ağ destekli savaş paradigması gereğince bilgi işleme ve sergileme fonksiyonlarında güncel ve yenlikçi teknolojilerin kullanıldığı savaş harekât merkezi kavramsal tasarım çalışmalarımız bulunuyor.

Defence Turkey: TÜBİTAK-BİLGEM BTE olarak insanlı ve insansız Mini Denizaltı Projelerine yönelik geliştirmekte olduğunuz teknolojiler ve kabiliyetler hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu kapsamda STM ve DEARSAN tarafından geliştirilen Mini Denizaltı Projelerinde görev almakta mısınız?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Yürütmekte oldukları Mini Denizaltı geliştirime projelerinde, Denizaltı Savaş Yönetim Sistemi sağlanması kapsamında STM ve DEARSAN firmaları ile yakın temas halindeyiz. Yüksek teknoloji gerektiren konularda yetkinliğimizi Türk Savunma Sanayisi ile paylaşmayı, iyi bir çözüm ortağı olmayı misyon ediniyoruz.

Defence Turkey: Suüstü ve sualtı platformlarına yönelik olarak Türk Savunma Sanayi Sektörü ile gerçekleştirdiğiniz iş birlikleri hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: MÜREN-PREVEZE SYS Projesinde; savunma sanayimizin birer parçası olan birçok firma ile altyüklenici seviyesinde iş birliği yapılmış, tüm paydaşların özverili çalışması ile bu zorlu yoldan başarı ile çıkılmasını sağlayan bir MÜREN ekosistemi oluşturulmuştur. MÜREN-PREVEZE SYS’nin sonar ön elektronik birimleri Meteksan Savunma; operatör konsolu, elektronik ve silah kabinetleri ile yerel atış paneli YALTES tarafından sağlanmıştır. Sonar sinyal işleme yazılımlarının bir kısmı yine Meteksan Savunma ve Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri A.Ş. tarafından geliştirilmiştir. Link yeteneği sağlanması hususunda HAVELSAN ile iş birliği yapılmıştır. Yine aynı proje kapsamında, Havelsan Denizaltı Bilgi Dağıtım Sistemi MÜREN-PREVEZE SYS’ye entegre edilmiştir. MÜREN-SYS donanımlarının gemi entegrasyonu ise STM desteği ile gerçekleştirilmiştir.

Bunlara ek olarak, MÜREN-PREVEZE SYS ile birlikte devam eden PREVEZE Yarı Ömür Modernizasyonu Projesini yürüten firmalarımız ile sağladıkları sistemlerin entegrasyonu hususunda iş birliklerimiz devam etmektedir. Örneğin, ASELSAN A.Ş. tarafından geliştirilmekte olan sayısal sonar sensörlerinin TCG SAKARYA için MÜREN-SYS ile entegrasyon çalışmaları devam etmektedir.

Değinmek istediğim önemli diğer bir iş birliği ise daha önceden TBSH-05 sualtı telefonlarının teknoloji transferini yaptığımız firma ile yakın zamanda kuruldu. Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri A.Ş. firması ile TÜBİTAK BİLGEM arasında mevcut Sualtı Telefonu ürünlerimizin yeni ve gelişmiş modeli olan Dijital Sualtı Telefonu Geliştirmesine yönelik anlaşma Mayıs 2022 ayı içerisinde imzalandı. Bu anlaşma ile dijital haberleşme yapabilen, NATO sualtı haberleşme protokolü JANUS ile uyumlu, opsiyonel olarak Link kripto bağlanabilen ve geriye doğru uyumlu dijital sualtı telefonu ortak olarak geliştirilecek ve üretilecektir. Bu ürünün, yurtiçi yeni gemi inşa ve modernizasyon projelerinin yanı sıra yurtdışı projelerde de kullanılabilecek nitelikte ve esneklikte geliştirilmesi hedeflenmektedir.

Defence Turkey: TÜBİTAK BİLGEM BTE ve Savunma Teknolojileri Müdür Yardımcılığı’nın gelecek 10 yıla ilişkin beklenti ve hedefleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Bu kapsamda şu ana kadar konuştuğumuz çalışma ve hedeflerimizin yanı sıra henüz bilimsel altyapısı, teknoloji hazırlık seviyesi yeterince olgunlaşmamış çalışmalarımızdan ve bunlara bağlı hedeflerimizden de bahsetmek isterim.

Otonom suüstü platformlar ve bunların çoklu (sürü) kullanımı önümüzdeki dönemde savunma alanındaki ana yaklaşımları değiştirebilecek, kavram ve doktrinlere etki edecek öneme kavuşuyor. Bu kapsamda otonom suüstü platformları ile rota takibi, yapay zekâ tabanlı görev icrası, engelden kaçınma, otonom yanaşma, GPS’siz yön tayini, sürü tabanlı ortak görev icra etme ve yıldızlardan konum bulma konularında çalışmalar yürütmekteyiz. Bunların bir kısmını NATO ve benzeri destek / fon sağlayıcılarla, bazılarını ise küçük iç destekli yatırımlarla ilerletiyoruz. Gebze kampüsümüzde sahip olduğumuz göletler ve sahil kesimi bize bu çalışmalar için altyapı oluşturma anlamında büyük avantaj sağlıyor.

Yapay zekâ ve otonomi alanındaki çalışmalarımızın deniz savunmaya yönelik uygulamalarına katkı sağlayabilecek;

•              JANUS uyumlu Sualtı Sayısal Modem,

•              Su altında belirli bir süre veri toplama amacıyla tutulmak istenen sayısal akustik modemlerin veya sensörlerin, istendiğinde geri toplanmasına olanak veren Akustik Salıverici ekipmanı,

•              Denizaltıların dalmış durumda kablosuz olarak dijital sualtı telefonundan iridium uydu haberleşmesi yapabilmelerine olanak sağlayan Akustik/Uydu Ağ Geçidi Şamandırası,

•              Denizaltıların dalmış durumda dijital sualtı telefonu aracılığıyla GPS’ten konum güncellemesi yapabilmesine olanak sağlayan Küresel Konum Güncelleme Şamandırası

gibi kritik öneme sahip ekipmanlar halihazırda tarafımızca geliştirilmektedir. Bunların önümüzdeki dönemde ülkemizdeki çeşitli otonom / yarı otonom araçlarımızda kullanılabileceğini öngörüyoruz.

Yeni nesil sensör ve sinyal işleme tekniklerinin çeşitli projelerimizde geliştirilen sonar sistemlerine entegrasyonu ile sonar performansının artırılması, teknolojik gelişmeler ile paralel gelişen modern bir sonar ürün ailesi oluşturulması; SYS'ye entegre çalışan multistatik sonar kabiliyetinin kazandırılması hedefleri de önümüzdeki dönemin önemli başlıklarından olacak.

Yapacağımız çalışmalar için fiziki altyapılarımızı güçlendirmek, şu anda yapamadığımız bazı çalışmaları yapabilir hale gelmek için yatırım programına 2 önemli öneride bulunacağız. Birinci öneri ile; askeri deniz ve kara platformlarını manyetik mayınlara karşı koruma önlemleri kapsamında bahse konu platformlarda kullanılan büyük ölçekli ekipmanın iz disiplini çalışmalarına (iz ölçümü ve iz bastırma) imkân sağlanması amacıyla Türkiye ve Orta Doğu bölgesinde örneği bulunmayan yeteneklere sahip bir manyetik iz ölçüm/giderme tesisinin kurulması amaçlanmaktadır. Tesis doğrudan ülkemiz askeri birimlerine hizmet vermesinin yanı sıra bu birimlere malzeme ve ekipman sağlayan yerli ve yabancı firmalara da hizmet verebilecek yapıda tasarlanmaktadır. İkinci önerimiz ise; envanterde bulunan deniz sistemlerinin mevcut yeteneklerinin iyileştirilmesi ve gelecekte sağlanacak Ar-Ge ve hizmetlerinde çeşit/niteliğin arttırılmasına yönelik olarak;

•              Su altı/su üstü otonom araç teknolojileri

•              Deniz platformlarının akustik ölçüm ve test faaliyetleri

•              Su altı akustik ve haberleşme teknolojileri alanlarındaki çalışmalara hizmet verecek çok disiplinli yeni bir geliştirme merkezinin kampüs içerisinde kurulmasına yöneliktir.

Defence Turkey: Okuyucularımıza bir mesaj olarak eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?

Dr. Hakkı Murat GENÇ: Mavi Vatan savunmasında ülkemizin teknolojik bağımsızlığı ve üstünlüğü için TÜBİTAK BİLGEM elinden geleni yapıyor ve elinden çok şey geliyor!