HomeNewsInterviewsAnalysisArticlesIssuesWho We AreEventsContact
``Tüm Türkiye’yi Kapsayacak Şekilde Yeni Birlikler Açma Planımız Var``

``Tüm Türkiye’yi Kapsayacak Şekilde Yeni Birlikler Açma Planımız Var``

29 August 2023 · 14:57
Issue 125
Interview
Defence Turkey: Jandarma Havacılık Başkanlığının dünden bugüne geliş süreci ve tarihçesi hakkında bilgi alarak söyleşimize başlaya bilir miyiz?
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Jandarma Genel Komutanlığının ilk Havacılık Birliği, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Jandarma Birliklerinin havacılık desteğini sağlamak maksadıyla, 1968 yılında Diyarbakır’da “Hafif Helikopter Bölüğü” ismi altında teşkil edilmiştir. Dünden bugüne geliş sürecimize bakarsak; 1979 yılında Güvercinlik’te Jandarma Hava Grup Komutanlığı, 1993 yılında Van Jandarma Filo Komutanlığı, emniyet/asayiş, turizm ve halka yardım faaliyetleri kapsamında batı bölgesindeki Jandarma Birliklerinin helikopter ihtiyacını karşılamak maksadıyla da 2003 yılında Aydın Jandarma Filo Komutanlığı kurulmuştur. 2013 yılında Jandarma Havacılık Okul Komutanlığı kurularak Jandarma Genel Komutanlığının ihtiyaç duyduğu uçucu personelin yetiştirilmesine başlanılmıştır. 2018 yılında Havacılık Başkanlığı kurularak tüm havacılık birlikleri Jandarma Havacılık Başkanlığı bünyesinde toplanmıştır. 2021 yılında havadan keşif, gözetleme ve Teröristle Mücadele Harekatında (TMH) hedeflerin etkisiz hale getirilmesine yönelik İnsansız Hava Araçları (İHA) ile icra edilen görevlerin yürütülmesi maksadıyla Havacılık Başkanlığı bünyesinde İHA Komutanlığı teşkil edilmiştir.
Defence Turkey: Jandarma Havacılık Başkanlığının günümüzde sahip olduğu imkân ve kabiliyetler ile gelecek vizyonu hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Hâlihazırda AB-205 (UH-1H) Helikopterleri ile pilot ve teknisyen yetiştirilmektedir. Envanterimizde sıhhi tahliye maksatlı sedye, Hava Kurtarma Sepeti (Airborne Tactical Extraction Platform/AirTEP) ile yangın söndürme maksatlı Bambi Bucket (su kovası) bulunmakta olup  harici vinç donanımlı S-70 / Mi-17 helikopterleri ve 2022 yılında üretimi tamamlanarak ilk olarak Komutanlığımızca kullanılmaya başlanılan yerli üretim T-70 Helikopterleri ile arama/kurtarma, doğal afetlerde halka yardım, orman yangınlarına müdahale ve teröristle mücadele harekâtı görevleri icra edilmektedir.
Ayrıca Teröristle Mücadele Harekâtı (TMH) görevlerinde yine yerli üretim T129B ATAK helikopterlerimizi etkin bir şekilde kullanmakta olup, ANKA ve BAYRAKTAR İnsansız Hava Araçlarımız (İHA) ve King Air B-350 İnsanlı Keşif Uçaklarımız (JİKU) ile havadan keşif/gözetleme ve görüntü aktarım görevlerini yürütmekteyiz. Bunun yanı sıra komuta kontrol ve VIP görevlerimizde Citation C680 Sovereign uçağımızı kullanmaktayız. Envanterimize yeni giren  (önümüzdeki günlerde sayıları daha da artacak) cayrokopterlerimiz ile de  havadan trafik kontrol ve görüntü aktarım görevlerini daha etkin bir şekilde icra etmeye başladık.
Önümüzdeki dönemde yerli tasarım ve üretim T625 GÖKBEY helikopterlerinin envanterimize girmesi ve Akdeniz ile Karadeniz bölgesinde yeni açılacak olan filolarımız sayesinde, bundan böyle artık yurdun tamamında Jandarma Genel Komutanlığının icra edeceği tüm görevler kapsamında gerek teröristle mücadeleye yönelik icra edilen görevler, gerekse yurdumuzun çeşitli yerlerinde arama, kurtarma, hasta nakli, emniyet, asayiş ve kaçakçılığın önlenmesine yönelik faaliyetler kapsamında kendini yetiştirme ve tecrübelerini artırma imkanı bulan Uçak/Helikopter/İHA pilot ve teknisyenleri ile İHA pilot ve teknisyenlerini bünyesinde bulunduran Jandarma Havacılık Birlikleri, daha önce olduğu gibi bundan sonra da kendisine verilecek tüm görevleri özveri ile yapmaya hazır olacaktır.
Defence Turkey: Havacılık Başkanlığının organizasyon yapısı ve bağlısı birlikleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Aydın Jandarma Filo Komutanlığı ve Van Jandarma Filo Komutanlığı olmak üzere Aydın’da ve Van’da birer tane filomuz var. Diyarbakır ve Ankara’da ise Jandarma Hava Grup Komutanlıklarımız bulunuyor. Aydın Jandarma Filo Komutanlığı Ankara Jandarma Hava Grup Komutanlığına, Van Jandarma Filo Komutanlığı ise Diyarbakır Jandarma Hava Grup Komutanlığına bağlı. Ayrıca, yine Ankara’da Jandarma Havacılık Okul Komutanlığı ile ikmal/bakım faaliyetlerinin yürütüldüğü Destek Grup Komutanlığı, karargah faaliyetlerimizin yürütüldüğü İdari Yönetim Daire Başkanlığı ve İHA Komutanlığımız bulunuyor.
Biz İdari Yönetim Daire Başkanlığı olarak idari faaliyetlerin yürütülmesinden sorumluyuz. İstihbarat Şube, Harekat Şube, Personel Şube ve İdari Şube olmak üzere 4 Şubemiz var. Tüm Havacılık Başkanlığının diğer birimleri de dahil bu şubelerin görev alanlarına giren konuların takibini yapıyoruz. Havacılık Daire Başkanlığını ziyaret ettiniz. Onlar daha çok hava araçlarının tedarik ve modernizasyonuna yönelik projelerle ilgileniyorlar. Destek Grup Komutanlığımız, hava araçlarının bakım ve idamesi ile ilgileniyor. Hava Grup Komutanlığımız operasyonel birliğimiz. Havacılık Okul Komutanlığı da pilot ve teknisyenlerin yetiştirilmesi ve diğer kurumlardan gelen eğitim taleplerinin karşılanması ile ilgileniyor. Biz sadece kendi pilotlarımızı ve teknisyenlerimizi eğitmiyoruz. İçişleri Bakanlığına bağlı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığının pilot ve teknisyenlerine de eğitim veriyoruz.
Defence Turkey: Onlara sadece Temel Eğitim veriliyor sanırım?
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Aslında çok farklı konularda eğitimlerimiz var okulda. Sadece Temel Eğitim değil, bizim yeteneğimiz dahilinde olan bütün konularla ilgili  gelen talepleri değerlendiriyoruz. Bunun yanında yurt dışından gelen eğitim taleplerine de cevap vermeye çalışıyoruz. Mesela bir süre önce Azerbaycan’dan Mi-17 helikopteriyle ilgili Pilot Temel Eğitim Kursu talebi geldi. Onlara Pilot Temel Eğitim Kursu vereceğiz. Bildiğiniz gibi Mi-17 helikopteriyle Gece Görüş Gözlüğü (GGG) ile uçuşlara başladık. Bu daha önce uygulanan bir yöntem değildi. Biz bunu kendimiz geliştirdik. Zaten Sikorsky helikopteriyle gece uçuyorduk. Bunu Mi-17 ile nasıl yapabileceğimize  kafa yorduk. Bunun için helikopterin kokpit dizaynıyla ilgili birtakım değişiklikler yapmamız gerekti.
Defence Turkey: Bu tecrübenizi, Azerbaycan ve eğitime gelecek diğer dost ve müttefik ülkelerle de paylaşacak mısınız?  
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Tabii ki. Şu anda operasyonel anlamda gece uçuşlarına henüz başlamadık. Onun için daha eğitimlerimiz devam ediyor. Onun dışında yangınla mücadele uçuşlarında zaten varız, her yerde varız. 
Defence Turkey: Havacılık Başkanlığı olarak Orman Yangınlarını Söndürme faaliyeti kapsamında icra ettiğiniz görevler ve edindiğiniz tecrübeler üzerine bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Daha yeni 3 helikopter gönderdik Hatay’a. Biraz önce bildirdiler Dörtyol’a varıldı diye. Dolayısıyla helikopterlerimiz orada şu anda ve Orman Yangınlarını Söndürme faaliyeti kapsamında uçacaklar. Bursa’da uçuyorlar şu anda. 2021 yılındaki büyük yangında da biz sabah eğitimini aldık, öğleden sonra Aydın’daydık. Aynı gün Milas’ta yangın söndürme uçuşları başladı, hatta ilk ben gittim. Birinci helikopterdik, ilk suyu biz attık.  Sabah 7’de eğitimi aldık, öğleden sonra tazeleme uçuşu yaptık, eğitim uçuşu. Sonra 2 helikopter çıktık buradan Aydın’a. Aydın’da ikmal yaptık, almamız gereken malzemeler vardı onları aldık ve saat 15:30-16:00 gibi Marmaris’te yangını söndürmeye başladık. Hiçbir havacılık tarihinde böyle bir şey yok. 2 helikopterle başladık sonra arkamızdan diğer arkadaşlarımız geldiler. Jandarma Havacılık Başkanı Tümg. Ali DOĞAN da dahil olmak üzere topyekün hepimiz oradaydık. Yangın sönene kadar o bölgedeydik. Hatta Havacılık Başkanımız Marmaris’teki yangınlar sırasında bizzat uçtu. Tabii bizim geçmişten gelen bir tecrübemiz vardı. Hiçbir şey yoktu demek doğru olmaz. 2003-2005 yılları arasında da bir yangın tecrübemiz var. Ama aradan 16 yıl geçmiş. 16 yıl sonra tekrar Orman Yangınlarını Söndürme faaliyeti kapsamında böyle bir tecrübe yaşandı. Bu arada yangın söndürme konusunda tecrübeli dediğimiz arkadaş sayımız da çok fazla değildi. Ben vardım, belki 3-5 kişi daha vardı, onun dışındaki arkadaşların hiç tecrübesi yoktu. Ona rağmen çok kısa sürede adapte olduk, gittik, yangın bölgesinde uçtuk ve termik santralin kurtarılması dahil ne yapılması gerekiyorsa hepsini yaptık. Yangın termik santralin dibine kadar gelmişti, ulaşmasına çok az kalmıştı. İçişleri Bakanımız aşağıda santralin oradaydı, biz su atarken bizi yönlendiriyordu. Ankara’dan koordinat geliyordu bana ama koordinata bakmıyorduk bile çünkü yanan yeri zaten görüyordum. Suyu attıktan sonra oradan geri dönüş oluyordu çok güzel, harika diye. Yani yangının termik santrale ulaşmamasında bizim emeğimiz çok büyük. Onun dışında bölgedeki bütün yangınlara müdahale ettik. Yangın konusunda büyük bir tecrübe edindik orada. Sonrasında da diğer kurumlardan da bize bu yönde talepler geldi. Bize de bu konuda eğitimler verin diye. Bu kapsamda; Kara Havacılık Komutanlığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Özel Kuvvetlere eğitim verdik. Tabii biz mutlu olduk böyle bir katkımız olmasından dolayı. 
J.Plt.Alb. Onur ALGÜL: Yangında uçuş sırasında yaşanan problemlerinden biri kokpit sıcaklığının 55-65 santigrat dereceye çıkması. Diğeri ise ise havada duman ve kül olduğu için motorlara temiz oksijen/hava gelmemesi. Dolayısıyla, elinizdeki motor gücünü %100 kullanamıyorsunuz, %80 güçle o sıcakta görev icra ediyorsunuz. Bambi Bucket (su kovası)’ını boşaltacak olan kabinde görev yapan teknisyenlerin dumandan gözleri etkileniyor. Zaten birçok teknisyenimizin 2021’deki yangından sonra yüzleri yanıktı. Çünkü onlar Mi-17’de kapıdan sarkıp, net ateşi görüp suyu orada boşaltmamızı sağlıyorlar.
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Orada tam yangın söndü bu sefer de kuzeyde, Kastamonu’da sel baskını başladı. Yangın söndü ve sele gitti arkadaşlar. Yani inanılmaz bir yıldı bizim için. Ondan sonra selde arama/kurtarma çalışmaları başladı. Kastamonu, Sinop bölgesinde. 
J.Plt.Alb. Türker TÜRKÜCÜ: Elektrikler gittiği için mahalle, mahalle jeneratör taşıdık. İlaç, malzeme ve hasta taşıdık.
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Jeneratörlerin taşınması da bir harici yük operasyonu ve çok riskli bir operasyondur. Yangın söndürme faaliyeti de yine bir harici yük operasyonudur. Yangın söndürmede siz bir harici yük taşıyorsunuz. Altınızda 2,5-3 ton su taşıyorsunuz. Harici Yük Operasyonu başlı başına çok riskli ve çok tecrübe gerektiren bir operasyondur. Öyle her kesin yapabileceği bir faaliyet değil. Bizim Teröristle Mücadele Harekatı (TMH) kapsamında Güneydoğu’daki operasyon tecrübemizin tabii buna çok katkısı oldu. Orada biz üs bölgelerine taşıdık bu jeneratörleri. Operasyonlara girdik, çıktık, sınır içerisi ve sınır ötesi. Çok farklı görevleri çok zor arazi koşullarında yaptığımız için bu tür konularda biraz daha tecrübeliyiz diğer kurumlara göre. O yüzden çok fazla zorlanmadık açıkçası buna adapte olma konusunda. Bu tabii genç arkadaşlarımız için de çok ciddi bir tecrübe kazanma fırsatı oldu. 
Defence Turkey: Mi-17 Helikopterine yönelik olarak Azerbaycan dışında size eğitim talebinde bulunan başka ülkeler de oldu mu?  
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Azerbaycan ile başlayacağız. Sonrasında sanırım Libya ve Türkmenistan’a eğitim verilecek. Oradan da talep gelmesini bekliyoruz.
J.Plt.Alb. Türker TÜRKÜCÜ: GÖKBEY’i satarsak bu talepler daha da artacaktır. Şu an sadece Mi-17’de ortak paydada buluşuyoruz, Türkiye’de tek Mi-17 kullanıcısı biz olduğumuz için. 
Defence Turkey: 1999 yılında yaşanan deprem sonrasında Ankara ile İstanbul arasındaki ilk hava köprüsünü Jandarma Havacılık kurmuştu. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve yakın illerin de etkilendiği deprem sonrasında depremzedelere havadan yardım maksatlı icra ettiğiniz görevler ve edindiğiniz tecrübeler üzerine bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?
J.Plt.Alb. Onur ALGÜL: Bu depremde de yine ilk hava köprüsünü kurma niyetiyle havanın aydınlanmasıyla birlikte ekiplerimiz kalkış için hazırdı ancak hava şartları bu sefer engel oldu.
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Deprem sonrası bizim açımızdan en büyük olay deprem bölgesine gidiş bölümüdür. Çünkü hava şartları çok kötüydü. Normalde o şartlarda helikopterin uçması mümkün değildi.
J.Plt.Alb. Onur ALGÜL: Deprem bölgesine 10 helikopter ile aynı anda intikal edildi. 10 helikopter arka arkaya birerli kolda öndeki helikopteri görebileceği mesafede kar yağışı ve sisin içinde düşük süratle ilerleyerek deprem bölgesine ulaşabildi. Her ne kadar bölgeyi bilsek de görüş çok azdı.
J.Plt.Alb. Türker TÜRKÜCÜ: Bu ikinci gün. İlk gün çok daha kötüydü hava şartları. İlk gün kalkılamadı ama her şey hazırdı. Deprem olduğunda herkes mesaiye geldi. Bir de sanırım 9 gibi bütün helikopterler kalkmaya hazırdı ama deprem bölgesinde hava şartları kötüydü.
Zaten 2 yıldır buna yönelik olarak İstanbul depremi olursa ne yaparız diye bir hazırlık içindeydik. Bunun için helikopterlerde acil tıbbi ekipmanlarımız da vardı, sedyelerimiz de vardı. Aşağıda deprem sonrasında kullandığımız sedyeleri göstereyim size. Aslında biz zaten AFAD ile ortak çalışıp helikopterlerimizin sedye taşıma kapasitesini oldukça arttırmıştık. Dolayısıyla bu sayede aynı anda daha fazla sayıda yaralıyı tahliye edebiliyor ve hastaneden hastaneye nakledebiliyorduk.
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Daha önceki afetler bizim için tecrübe oldu. Biz kendimize bundan vazife çıkarttık ve hem Sikorsky, hem de Mi-17 helikopterlerimize sedye taktık. 
J.Plt.Alb. Onur ALGÜL: Kahramanmaraş’a ilk gittiğimiz gece ile ondan sonraki gün ve gece Kahramanmaraş Hastanesi’nde bulunan yaralıları da taşıdık. Mesela bunlardan en can alıcısı o sırada hastanede bulunan 9 bebeğin taşınmasıydı.  
J.Plt.Alb. Türker TÜRKÜCÜ: 2011 yılındaki Van depreminde de benzer şekilde helikopterle bebek taşımıştık. Van depreminde ben nöbetçi amiri idim. Orada kuvözdeki bebekleri elektrik kesintisi olduğunda hayati tehlike doğabilir diye en yakın hastanelere taşımıştık. Diyarbakır dolunca Erzurum'a, Erzurum dolunca Elazığ ve Malatya’ya taşımıştık. Dolayısıyla her tarafa dağıtılmıştı. Helikopter bu gibi durumlarda zamanla yarışmak açısından önemli bir etken oluyor. Diğer yandan Van depreminde görev alan uçucu personel arasında depremzedeler de vardı. Ankara’dan depremin ikinci gün takviye gelmişti. Hatta neredeyse pijamayla uçan pilot vardı mesela. Akşam’dan sabaha kadar durmadan hastanedeki kritik hastaları yakın illere sevk ettiler. 
J.Plt.Alb. Onur ALGÜL: Aslında Mi-17’leri gece şartlarında ilk kullandığımız yer Kahramanmaraş depremi oldu. Kahramanmaraş’ta Mİ-17 helikopterleri kabin içerisindeki sedye tertibatıyla Gece Görüş Gözlüğü şartlarında yaralıların Adana Şehir Hastanesi'ne tahliyesini gerçekleştirdi. Dolayısıyla GGG ile uçuş konusunda ilk testimiz bu olay oldu.
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Aslında tam olarak eğitimlerimizi tamamlamamıştık. Ama bize ihtiyaç vardı ve uçmamız gerekiyordu.
J.Plt.Alb. Türker TÜRKÜCÜ: Aynı durum T-70 için de geçerli. T-70 ile daha yeni intibak eğitimini tamamlamıştık ama helikopteri tam anlamıyla tanıyamadan sahaya ilk giden helikopterlerden birisi oldu. 6 saati gece şartlarında olmak üzere bölgede 11 saat uçuş gerçekleştirdi.
Defence Turkey: Jandarma Havacılığının geleceğine yönelik planlarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Geleceğe yönelik olarak tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde yeni birlikler açma planlarımız var. Karadeniz’de mesela özellikle sel hadiselerinin çok fazla yaşanmasından sonra o bölgede bir birliğimizin olmasının bizi bu konuda biraz rahatlatacağını düşünüyoruz. Çünkü orada bir olay olduğunda bazen hava şartlarından ötürü oraya ulaşamıyoruz, geçemiyoruz, engelliyor bizi. Dolayısıyla bizim oradaki ihtiyaçları da düşünerek, şu anda yeri kesin olmamakla beraber Trabzon veya Rize olabilir, bir filo açma planımız var. Karadeniz’de bir birliğimiz olsun. Güneyde de Akdeniz’de bir birliğimiz olsun dedik (Çukurova Havalimanı). Onunla ilgili de çalışmalarımız var. Yani mümkün olduğunca her yere en kısa sürede ulaşabilecek şekilde her türlü olaya, bize ihtiyaç duyulan her yere en kısa sürede ulaşabileceğimiz şekilde bir yapılanma içerisindeyiz. Bunu önümüzdeki dönemlerde inşallah hayata geçireceğiz. Yani Karadeniz ve Akdeniz’i hallettikten sonra Doğuda zaten birliğimiz var. Merkezde zaten varız, batıda Aydın var. İstanbul, Trakya orası şu anda net değil. Orada bir ihtiyaç var mı? Var. Neden ihtiyaç var? Çünkü bütün uzmanlar söylüyor bunu bugün olmazsa, yarın, yarın olmazsa öbür gün, maalesef mutlaka bir deprem orada olacak. Tabii böyle bir yerde mutlaka bize de ihtiyaç olacaktır. Orayla ilgili de düşüncelerimiz var. Tabii şu anda daha netleşmedi. Sayın Genel Komutanımız nereyi uygun görürse orada bir birliğimiz olacak. Yani hedefimiz tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde, her yere en kısa sürede ulaşacak şekilde bu yapılanmayı yapmak. Bununla ilgili zaten yeni hava araçlarının alımına Havacılık Daire Başkanlığı sürekli devam ediyor. Projelerimiz var. Pilotlarımızı yetiştirmeye devam ediyoruz. İleride bunlara ihtiyaç olacağını düşünerek Jandarma Havacılık Okul Komutanlığında sürekli yeni Pilot ve Teknisyen arkadaşlarımızın yetişmesi konusunda her türlü eğitimler veriliyor. Pilot ve teknisyenlerimiz Havacılık Okulundan mezun olduktan sonra da bu tür görevlerde tecrübe kazanıyorlar. Doğuya tayin olduklarında terörle mücadele harekat bölgesindeki uçuşlarla tecrübelerini pekiştiriyorlar. Neticesinde de böyle tecrübeli bir havacılık birliği ortaya çıkıyor. Biz de bununla vatandaşın bize nerede ihtiyacı varsa onlara yetişmeye çalışıyoruz. 
Defence Turkey: Ülkemizde ilk kez Jandarma Havacılık Başkanlığı tarafından kullanılmaya başlanılan AirTEP hakkında bilgi alabilir miyiz?
J.Plt.Alb. Onur ALGÜL: Havacılık Daire Başkanlığı bünyesinde teşkil edilmiş bir Ar-Ge Şubemiz var. AirTEP Ar-Ge Şubemizin bulmuş olduğu bir çözüm. Hava Kurtarma Sepeti dediğimiz AirTEP bir platform, üzerine 10 personel dağcılık ekipmanlar ile sabitlenebiliyor. Bu kurtarma platformunu Türkiye’ye ilk Jandarma Havacılık Başkanlığı tanıttı. Bu aslında arama kurtarma ile ilgili bir ürün değil, özel operasyon ekipmanı. Ancak Jandarma Havacılık Başkanlığı olarak AirTEP’i halka yardım görevleri kapsamında doğal afetler esnasında yaralanan yada bir noktada mahsur kalan vatandaşların tahliyeleri de de kullanmayı planlıyoruz. 
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Mesela selde 3-5 vatandaşımız bir bölgede mahsur kalmış. AirTEP’i oraya indireceğiz, eğitimli JÖAK personeli  mahsur kalan vatandaşları AirTEP ile alacak; sonrasında onları emniyetli alana bırakacağız. Bunları düşünerek aldık. Tabii sadece sel değil, yangın gibi başka doğal afetler de kullanılabilir. 
Defence Turkey: Deprem sonrasında icra ettiğiniz sıhhi tahliye görevleri için helikopterlerde sedye dışında oksijen tüpü, kalp masajı ekipmanı ve acil müdahale çantası gibi özel bir donanımlar da yer alıyor mu?
J.Plt.Alb. Bayram KIRMIZI: Bahsettiğiniz  ilk yardım ekipmanları bizde mevcut, onları bu tür görevler için halihazırda zaten kullanabiliyoruz.
J.Plt.Alb. Türker TÜRKÜCÜ: Uzman ekip kendisi de getirebiliyor ama bizim de kendi ekipmanımız var. Kalp masajı yapacak ekipman var, damar yolu bulabilecek ekipman var.
J.Plt.Alb. Onur ALGÜL: Biz zaten bu tip görevlere giderken yanımızda sağlık personeli olmadan gitmiyoruz. Çünkü bizim teknisyenlerimiz her ne kadar İlk Yardım Eğitimi alsa da sonuçta hastaya bir damar yolu açılması veya bir serum bağlanması gerekiyor. Bu yüzden yaralı tahliyesinde, sıhhi tahliyede 112 Acil’den ekip geliyor. Bizim de gerek Diyarbakır'da gerek burada, Ankara’da, aldırmış olduğumuz otomatik kalp masajı yapan tansiyon ölçümü yapan cihazımız var. Ayrıca sıhhi tahliye görevleri de bir tecrübe ister yaralının alınmasından nakline ve hastahaneye bırakılmasına kadar, Güneydoğu’da edinmiş olduğumuz tecrübeleri deprem bölgesindeki yönetim kademesine ileterek gecede 2-3 sorti fazladan tahliye görevi yapmış olduk. 
Mesela geçen hafta Kaçkarlar’da (Rize’nin Kaçkar Dağları'nda buzul tırmanışında düşüp, yaralanan dağcı 24 saat süren çalışma ile kurtarılmıştı) bir grup dağcının kurtarılmasında görev aldık. Her uçuş bir tecrübedir. Zaten pilotaj dediğiniz şey kitaptan öğrenebileceğiniz bir şey değildir. Usta çırak ilişkisidir. Biz Komutanlarımızdan öğrendik. Şu anki kardeşlerimize de kendi tecrübelerimizi aktarıyoruz. Yani bir uçuş, birinci pilot ile ikinci pilotun hadi gidelim bu işi yapalım, gelelim demesi değildir. Aslında her uçuş ikinci pilot için bir eğitimdir, birinci pilot için de tecrübelerini ikinci pilotuna aktarmasıdır. Biz nasıl bizden önceki Komutanlarımız emekli olduğunda onların bayrağını devam ettirdiysek, ikinci pilot arkadaşlar da biz gittiğimiz zaman bizim yerimizi alacaklar. Hala Türkiye’de aranan ilk birlik Jandarma Havacılık Başkanlığı ise biz komutanlarımızın bize bıraktığı bayrağını devam ettirebiliyoruz demektir. Biz gittikten sonra da aranacak ilk birlik yine Jandarma Havacılık Başkanlığı olursa biz de görevimizi yapmış, arkadaşlara bayrağı başarıyla teslim etmişiz demektir. 
Defence Turkey: Bu güzel söyleşiye vakit ayırdığınız için okuyucularımız adına teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz