HomeNewsInterviewsAnalysisArticlesIssuesWho We AreEventsContact
TÜRK DENİZ KUVVETLERİ’NİN KANATLI GÜCÜ DENİZ HAVA KOMUTANLIĞI

TÜRK DENİZ KUVVETLERİ’NİN KANATLI GÜCÜ DENİZ HAVA KOMUTANLIĞI

İbrahim Sünnetci

İbrahim Sünnetci

27 June 2021 · 14:57
Issue 107
Article
Teknolojinin bahşettiği bu kabiliyetleri, kendi öz yapılarının özellikleri olan kısa reaksiyon süreleri, süratleri ve uzun görev menzilleri ile birleştiren deniz hava vasıtaları, kritik bölge, geçit ve suyollarında sualtı ve suüstü tehditlere karşı; keşif, gözetleme ve karakol (DSH/SUH) Harekâtı icra ederek Donanma unsurlarına muharebe sahasının gerçek zamanlı ve hassas taktik resmini sağlamakta ve gerektiğinde silah platformu olarak görev yapmaktadırlar. İşte tüm bu imkân ve kabiliyetleri ile aslında bir kuvvet çarpanı olan deniz hava unsurları, Donanma’ya üçüncü boyutta harekât yapabilme kabiliyeti kazandırdıkları için modern deniz kuvvetlerinin vaz geçilmez bir uzvu haline gelmişlerdir.
1’inci Dünya Savaşı’ndan itibaren, denizler üzerindeki harekâtı 3 boyutlu ortama taşıyan Deniz Hava Gücünün günümüzde sahip olduğu helikopterler, deniz karakol uçakları, S/İHA’lar ve muharip jet uçakları ile deniz harekâtının vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir. Bu sayımızda sizlere Donanma Komutanlığı’na bağlı bir Komutanlık olan ve envanterindeki yüksek teknoloji ürünü sensör, komuta kontrol ve silah sistemleri ile donatılmış sabit ve döner kanatlı modern insanlı ve insansız deniz hava araçları ile Türk Deniz Kuvvetleri’ne gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında icra ettiği görev ve operasyonlarda ihtiyaç duyduğu havadan keşif ve gözetleme ile Denizaltı Savunma Harbi (DSH) ve Suüstü Harbi (SUH/ASUW) kabiliyetlerini kazandıran Deniz Hava Komutanlığı’nı tanıtacağız. 
Bugün dünya genelinde 7 denizde varlık gösteren Donanmamızın göz bebeği ve çok önemli bir kuvvet çarpanı olan Deniz Hava Komutanlığı, geçmişi 1914’lere dayanan zengin tarihi birikimi, yüksek eğitim ve motivasyon sahibi personeli ve gerek suüstü, gerekse sualtı tehditleriyle başa çıkabilecek modern hava araçlarıyla dünya denizlerinde harekat icra edebilen, esnek ve seçkin bir güç olarak dikkat çekmektedir.
Türk Deniz Kuvvetleri için büyük önem arz eden deniz havacılığının dünü, bugünü ve yarınlara yönelik beklenti ve hedefleri üzerine ilk elden bilgi almak ve yürütülen faaliyetleri yerinde görüntülemek üzere Milli Savunma Bakanlığı (MSB)’ndan alınan özel izinle Kartepe, Kocaeli’nde bulunan Cengiz Topel Deniz Hava Ana Üssü’nde konuşlu Deniz Hava Komutanlığı’nı 22 Nisan 2021 tarihinde sizler için ziyaret ettik. 
Makalemizin ilk bölümünde Deniz Hava Komutanlığını ve envanterinde yer alan Helikopter, Deniz Karakol Uçakları ve İnsansız Hava Araçlarını kısaca sizlere tanıtacak, ikinci bölümde ise Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Alper YENİEL ve Bakım Komutanı Deniz Yarbay Erkan AKDERELİ ile gerçekleştirdiğimiz özel söyleşileri sizlerle paylaşacağız.
Köklü bir tarihe sahip olan ve önümüzdeki Haziran ayında 107’inci kuruluş yıldönümünü kutlayacak Deniz Hava Komutanlığı, günümüzde 24 SH-70 SeaHawk DSH/SUH Helikopteri, 9 AB-212 Helikopteri, 6 P-235 Deniz Karakol Uçağı, 2 P-72 Deniz Karakol Uçağı, 3 C-72 Deniz Genel Maksat Uçağı, 4 TB-20 Eğitim Uçağı ve 16 İnsansız Hava Aracı (10 BAYRAKTAR TB-2 S/İHA, 4 ANKA-B ve 2 ANKA-B [THS], S/İHA) olmak üzere toplam 64 hava aracı ile görevlerini başarıyla icra etmekte olup 2023 yılı sonuna kadar platform sayısının 100’e ulaşması beklenmektedir. Bu çerçevede 2021 yılı sonuna kadar 2, 2022 yılı ilk çeyreğinde 2 olmak üzere toplam 4 adet P-72 D/K Uçağı, 2021 yılı sonuna kadar 2 ANKA-B (THS)* ve 4 AKSUNGUR S/İHA, 2023 yılı sonuna kadar 15 taktik S/İHA ve 4 T129 ATAK Helikopterinin (2026 yılı sonuna kadar T129 ATAK sayısının 16’ya ulaşması öngörülmektedir.) envantere/filoya dâhil edilmesi planlanmıştır. 2022 yılında Aksaz Deniz Üssüne konuşlu olarak operasyonel göreve başlaması beklenen LHD Anadolu Gemisi’nin hizmete girmesiyle bir kısmı gemide konuşlanmak üzere S/İHA, Genel Maksat (6 adet), Çok Maksatlı Orta Yük Nakliye (23 adet), Havadan Erken İhbar (3 adet), Taarruz (16 adet ATAK Mk-I) ve Yeni Nesil Helikopter Projeleri (12 adet) gibi yeni platformlar da Deniz Hava Komutanlığı hava aracı envanterine dâhil edilecek olup 2028 yılına kadar Deniz Hava Komutanlığı hizmetindeki hava aracı sayısının 150’yi aşması beklenmektedir.
Deniz Havacılığın Başlangıcı
Yüzyıllar boyu denizlerin engin maviliklerinde ‘‘Denizlere Hâkim Olan Cihana Hâkim Olur’’ düşüncesiyle, şanlı zaferler kazanarak Akdeniz’i bir Türk gölü haline getiren Barbaros’un torunları, 1911 yılında Türk Askeri Havacılığı’nın kuruluşu sonrası, bir bahriye subayı olan Mehmet Fethi Bey’in pilot olmasıyla birlikte mavi göklerle de kucaklaşmıştır. İlk deniz havacı pilotumuz olan Mehmet Fethi Bey aynı zamanda ilk hava şehidimiz de olmuştur. 1912 yılında İngiltere’de Bristol Tayyare Okulu’nda eğitim gören Deniz Çarkçı (Makine) Üsteğmen Mehmet Fethi Bey, hem pilot, hem de rasıt olarak görev yaptığı Balkan Savaşı sırasında büyük yararlılıklar göstermiştir. 1914 yılında Yüzbaşı rütbesine terfi eden Mehmet Fethi Bey, Türk Havacılık tarihinde savaş görevi alan ilk sekiz Türk pilotundan biri olmuştur. Türk Havacılık tarihinde birçok ilke imza atan Deniz Çarkçı Yüzbaşı Mehmet Fethi Bey, 27 Şubat 1914’de İstanbul-İskenderiye uçuş görevinde iken Şam’ın Taberiye ilçesinde uçağın düşmesi sonucu rasıdı Sadık Bey ile birlikte şehit olmuştur.
Donanma Cemiyetinin de katkılarıyla 16 Haziran 1914 tarihindeki deneme uçuşunu müteakip, 2.190 Lira’ya Curtiss F-2 tipi ilk deniz uçağımız alınmış ve ilk deniz hava birliğimiz ‘Deniz Tayyare Mektebi’ 25 Haziran 1914’te Yeşilköy’de kurularak Donanmanın güverte ve çarkçı sınıflarından subayların atanmasıyla Türk Deniz Havacılığı fiilen başlamıştır. Bu tarih aynı zamanda Türk Deniz Havacılığının kuruluş günü olarak kabul edildiğinden, Deniz Hava Komutanlığı 107’inci kuruluş yıldönümünü 25 Haziran 2021 tarihinde kutlamaya hazırlanmaktadır. Türk Deniz Havacılığı, 1’inci Dünya Savaşı sırasında teşkilatlanma çalışmalarını tamamlamış ve gerek uçak, gerekse personel sayısı açısından yaşanılan zorluk ve kısıtlı imkânlara rağmen hem Çanakkale Harbi’nde, hem de Kurtuluş Savaşı sırasında icra ettiği keşif uçuşları ile üzerine düşen görevi büyük bir özveri ile yerine getirmiştir. Deniz hava personeli özellikle 1915 Çanakkale Savaşlarında boğaz yaklaşma sularında icra ettikleri keşif ve karakol görevleriyle harekâta büyük katkı sağlamıştır. 1’inci, 2’inci ve 3’üncü Deniz Tayyare Bölükleri 1’inci Dünya Savaşı’nda, Amasra Deniz Tayyare İstasyonu ise İstiklal Savaşı’nda etkin görev icra etmişlerdir. 
Cumhuriyetin ilanına doğru eldeki tüm deniz uçakları İzmir’de toplanarak 1’inci Deniz Tayyare Bölüğü kurulmuştur. 1920-1947 yılları arasında Deniz Havacılığına büyük önem verilmiş ve bu çerçevede değişik illerde Deniz Tayyare İstasyonları, Deniz Tayyare Bölükleri ve son olarak İzmir’de Deniz Binbaşı Hüsmen Bey’in idaresinde Müstakil 5’inci Deniz Tayyare Taburu kurulmuştur. Yapılan kuruluş değişikliği ile Deniz Havacılığı, Deniz Kuvvetleri’nden alınarak Hava Müsteşarlığı bünyesine dâhil edilmiştir. İtalya’nın 12 Ada’yı silahlandırmaya başlamasına paralel olarak Deniz Havacılığı’nı güçlendirmek üzere 1935 yılından itibaren yeni uçak alımları yapılmıştır. 2’inci Dünya Savaşı sırasında Müstakil 5’inci Deniz Tayyare Taburu harekât yönünden doğrudan Donanma Komutanlığı’na bağlanmış ve Tabur denizden harekât (kalkış/iniş) yapabilen tekne gövdeli amfibi yetenekli modern uçaklar (Savoia Sl6, Savoia S59, Supermarine Walrus ve Southampton gibi) ile desteklenmiştir. Ancak, savaş koşulları nedeniyle yaşanılan ekonomik zorlukların da etkisi ile yıpranan veya eskiyen uçakların yerine yeni uçak alımının yapılamaması ve envanterdeki uçakların hizmet ömürlerini tamamladıktan sonra hizmet dışına çıkmasıyla (Southampton’lar 1943'te görev dışı bırakılmış, Walrus’lar ise 1946 yılında kal edilmiştir) birlikte Tabur bünyesinde denizden harekât yapabilen uçak kalmamıştır. Diğer yandan, Donanma Komutanlığı’na bağlı 105’inci Torpido Keşif Grubu için deniz görevlerini icra etmek üzere 1943 yılında İngiltere’den tedarik edilen karaya iniş kalkış yapabilen Bristol Blenheim MkV ve Bristol Beufort Mkl/II uçakları da bu birliğin Hava Kuvvetleri’ne bağlı 10’uncu Foto Keşif Alayı’na dâhil edilerek görevinin değiştirilmesi sonucunda deniz görevlerine tahsisli herhangi bir hava birliği kalmamıştır. 1947 yılından itibaren elde deniz uçağı ve birliğinin kalmaması nedeniyle deniz havacılar gemi görevlerine atanmaya başlamış böylece Türk Deniz Havacılığı’nın ilk dönemi sona ermiştir.
Deniz Havacılığın İkinci Doğuşu
Türkiye’nin mali imkânsızlıklardan dolayı hem suüstü keşfi, hem de denizaltı tehdidine karşı büyük bir fayda sağlayacak bir deniz hava kuvvetini kurmakta gecikmesi nedeniyle 1960’lı yılların sonuna kadar deniz hava gücünden yoksun olarak görevlerini icra etmek zorunda kalan Türk Deniz Kuvvetleri, dünyadaki gelişmelere paralel olarak deniz harekâtını suüstü, sualtı ve hava olmak üzere üç boyutlu icra edebilmek maksadıyla Deniz Havacılığını yeniden teşkil etme çalışmalarına 1968 yılında başlamış ve 1970’li yılların başında Donanmanın görev ihtiyacını karşılamak üzere sabit ve döner kanatlı olmak üzere iki ayrı filodan oluşan bir deniz hava gücü tesis edilmiştir.
Yeniden doğuşla birlikte Deniz Karakol (D/K) Uçağı Filosu (301’inci Deniz Hava Filo Komutanlığı), 18 Ekim 1971 tarihinde Etimesgut/Ankara’da kurulmuş ve 4 Ağustos 1972 tarihinden itibaren 6’ıncı Ana Jet Üs Komutanlığı/Bandırma’da faaliyetine devam etmiş, müteakiben 14 Temmuz 1976 tarihinde Kocaeli Cengiz Topel Meydanı’na konuşlanmıştır. Deniz Helikopter Filosu ise 15 Ağustos 1972 tarihinde Güvercinlik/Ankara’da kurulmuş ve 19 Mayıs 1973 tarihinde Cengiz Topel Meydanı’na konuşlanarak 351’inci Filo adıyla faaliyetlerine devam etmiştir.  301’inci Deniz Hava Filosu ve 351’inci Deniz Helikopter Filosu 4 Ağustos 1976 yılında Deniz Hava Üs Komutanlığı adı altında birleştirilmiştir. Böylece, deniz havacılığının ikinci doğuş kararı ile başlayan süreç bir deniz hava üssünün kurulmasıyla kurumsal bir seviyeye ulaşmıştır. 
Günümüzde Deniz Hava Komutanlığı bağlısı 302’inci Deniz Hava Filo Komutanlığı (P-235) ve 352’inci Deniz Helikopter Filo Komutanlığı (SH-70) Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı bünyesinde, 312’inci İHA Filo Komutanlığı (ANKA Blok-B, ANKA-B (THS) ve BAYRAKTAR TB2 S/İHA) yine Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı bünyesinde, 313’üncü İHA Filo Komutanlığı (BAYRAKTAR TB2 S/İHA) ise Çanakkale Deniz Hava Üs Komutanlığı bünyesinde Çanakkale Havalimanı’nda konuşlu olarak görev yapmaktadır. 
Deniz Hava Üsleri
Platformlu gemilerin sayısının artması, donanmanın görev alanının sadece çevre denizlerle sınırlı kalmaması, denizlerde yatan hak ve menfaatlerin öneminin kavranması nedeniyle deniz hava gücünün de önemi artmış ve yapılan hamlelerle bugünkü düzeye getirilmiştir. Deniz hava gücüne olan ihtiyacın önümüzdeki dönemde daha da artacağına olan inançla bu alandaki yatırımlara devam edilmektedir. 
Başlangıçta sadece Cengiz Topel Üssü’nde konuşlu bulunan deniz hava unsurları 4 Ağustos 2010 tarihinde 5 ayrı coğrafyada bulunacak şekilde ‘Deniz Hava Komutanlığı’ çatısı altında yeniden teşkilatlandırılmıştır. Bu çerçevede, Dalaman’da yeni bir üs inşa edilmiş (Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı) ve Aksaz’daki Heliped bu Üssün emrine verilmiştir. İlk etapta sadece 302’inci Deniz Hava Filo Komutanlığı ve 352’inci Deniz Helikopter Filo Komutanlığı olmak üzere iki filoya ev sahipliği yapan Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı bünyesindeki filo sayısı 312’inci ve 314’üncü İHA Filo Komutanlıkları (Geçitkale/KKTC)’nın teşkil edilmesiyle dörde çıkmıştır. Ayrıca, Cengiz Topel Üssü’ne Deniz Hava Komutanlığı’nın bir bağlısı olarak Ana Üs statüsü verilmiştir. Topel ve Dalaman bölgelerine ilave olarak, Çanakkale Meydanı’nda Grup Komutanlığı seviyesinde bulunan deniz helikopter birliği 2018 yılında Üs seviyesine yükseltilmiştir. Diğer yandan, Topel Deniz Hava Ana Üs Komutanlığı’nda 30m genişliğindeki pistin 45m’ye genişletilmesi ve önümüzdeki dönemde mevcut hava araçlarına ilave olarak farklı tipte S/İHA’lar, Başlangıç Eğitim Uçağı (6 adet, TB-20’lerin yerini alacak), Temel Eğitim Uçağı (6 adet) ve Temel Jet Eğitim Uçaklarının da burada konuşlandırılması planlanmıştır.
Bu arada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Hükümeti’nin verdiği onay kapsamında Gazimagosa’da yer alan Geçitkale Meydanı teslim alınmış ve 5 Kasım 2019 tarihinde Geçitkale Deniz Hava Meydan Komutanlığı teşkil edilmiştir. Bu çerçevede Dalaman’dan Geçitkale’ye ilk S/İHA uçuşu (5 saat sürmüştür) TCB-807 kuyruk numaralı BAYRAKTAR TB2 S/İHA ile 16 Aralık 2019 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Geçitkale’den kalkan S/İHA’lar zaman zaman Doğu Akdeniz’de görev yapan sondaj ve harp gemilerine refakat etmekte ve koruma sağlamaktalar. Başlangıçta Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı için yedek meydan olarak görev yapan ve 312’inci İHA Filo Komutanlığı bağlısı S/İHA’lar tarafından kullanılan Geçitkale Deniz Hava Meydan Komutanlığı, Deniz Hava Komutanlığı için Doğu Akdeniz’de icra edilen S/İHA uçuşları için yeni bir merkez haline gelmiştir. Geçitkale Deniz Hava Meydan Komutanlığı’nda halen daimi görevde S/İHA’lar mevcut olup, yeni teslim edilecek S/İHA’lardan bir bölümünün de yine burada görevlendirilmesi beklenmektedir.
Deniz Karakol Uçakları
Deniz Hava Kuvveti içerisinde havada uzun süre kalışları, zorlu hava şartlarında görev yapabilmeleri, harp gemileri ile uyumlu çalışabilmeleri ve aynı anda birkaç farklı görevi yerine getirebilmeleri nedeniyle Deniz Karakol (D/K) Uçakları ön plana çıkmaktadır. D/K Uçakları, sahip oldukları modern silah ve sistemler ile,  savaş dışı harekat görevlerinin yanı sıra, Keşif/Gözetleme, Denizaltı Savunma Harbi ve Suüstü Harbi görevlerinde, tüm dünya Deniz Kuvvetlerinin sahip olmayı en çok arzu ettiği platformlar arasında yer almaktadır. 1971 yılında üç parti halinde (toplam 4 adet) Hollanda’dan satın alınan S-2A ve 1972 yılında alınan 12 adet S-2E Tracker D/K Uçakları (ilave olarak 1978-1980 yılları arasında toplam 7 adet, 1986-1987 yıllarında toplam 7 adet daha S-2E uçağının alınmasıyla 1987 yılı itibariyle kullanım ömürleri sona eren S-2A uçakları birer birer hizmet dışına çıkarılmıştır), yaklaşık 22 yıl süreyle 301’inci Filo tarafından Suüstü Harbi (SUH) ve Denizaltı Savunma Harbi (DSH) maksatlarıyla kullanılmış ancak artık teknolojik ve ekonomik ömürlerini tamamlayan uçaklar 1992 ve 1993 yıllarında ardı ardına yaşanan kaza/kırımlar neticesinde 1993 yılında alınan kararla hizmet dışına çıkarılmıştır. S-2E D/K Uçaklarının hizmet dışı bırakılmaları sonrasında kadrosunda uçak kalmayan 301’inci Deniz Hava Filosu Komutanlığı pilotlarının pilot statülerinin muhafazasında kullanılmak üzere 1995 yılında Fransız Socata üretimi 7 adet TB-20 Trinidad Uçağı temin edilmiştir. 301’inci Deniz Hava Filo Komutanlığı hizmetinde halihazırda 4 TB-20 Triniad Eğitim Uçağı (TCB-601, TCB-605, TCB-606 ve TCB-607) görev yapmaktadır.
1993 yılında S-2E D/K Uçaklarının uçuşlarının durdurulmasının ardından sadece helikopterler ile görevlerine devam eden Deniz Hava Komutanlığı vazgeçilmez üç unsurundan (D/K Uçakları, DSH/SUH Helikopterleri ve S/İHA’lar) birisi olan D/K Uçaklarına MELTEM-II Programı altında Başlangıç Konfigürasyonu Standardındaki ilk uçağın Temmuz 2012’de teslim edilmesiyle 19 yıl aradan sonda yeniden kavuşmuştur. Uzun Ufuk Bütünleşik Deniz Gözetleme Sistemi’nin bir parçası olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığına havadan deniz gözetleme kabiliyeti sağlamak amacıyla başlatılan MELTEM Programlarının geçmişi 1990'lı yıllara uzanıyor. Modern silah ve sistemlere sahip bir D/K Uçağı teminine yönelik çalışmalar neticesinde platform olarak CN235-100M CASA Hafif Genel Maksat Uçağında karar kılınmış ve 6 adet görev ekipmansız uçak MELTEM-I Programı kapsamında 2001-2002 yıllarında Türk Deniz Kuvvetleri’ne kazandırılmıştır. Bu uçaklar bir süre görev ekipmansız olarak harekat, eğitim ve nakliye görevlerinde kullanılmış, bilahare MELTEM-II Programı kapsamında tedarik edilen görev ekipmanlarının (Radar, akustik işlemci, ESM, FLIR vb.) montajı için Thales Firmasına, 2004-2009 yılları arasında bir plan dahilinde teslim edilmiştir. 
Thales Airborne Systems (TAS) Ana Yükleniciliğinde gerçekleştirilen ve sözleşme bedeli ABD$390 Milyon olan MELTEM-II Programı, DzKK için 6 adet CN235-100M (sonradan P-235 olarak sınıflandırılmışlardır) D/K Uçağı, 1 adet Yer Sistemi ve 10 adet AMASCOS-300 Görev Sistemi Paketi (MELTEM-III P-72 Uçakları için) ile Sahil Güvenlik Komutanlığı için 3 adet Deniz Gözetleme Uçağı ile 1 adet Yer Sistemi’nin tedarikini kapsamaktaydı. MELTEM-II Programı altında TUSAŞ tesislerinde D/K Uçağı konfigürasyonuna dönüştürülen 6 CN235-100M D/K Uçağının (TCB-651, 652, 653, 654, 655 ve 656) Başlangıç Konfigürasyonu Standardındaki (Mk-46 Mod 5A Hafif Torpido entegrasyonu yapılmadan) Ön Teslimatlarına Temmuz 2012’den (TUSAŞ tarafından ilk uçak 12 Ekim 2011’de Cengiz Topel’e gönderilmiş, geçici kabul sürecine ise Kasım 2011’de başlanılmıştı) itibaren başlanılmış, Nihai Konfigürasyon Standardındaki ilk uçak 21 Ekim 2013’de, 5’inci uçak 11 Nisan 2014 tarihinde, 6’ıncı uçak ise Haziran 2014’de (MELTEM-II sözleşmesinin yürürlüğe girmesinden 11 yıl sonra) Deniz Hava Komutanlığı hizmetine girmiştir. P-235/CN235-100M D/K Uçakları halen Cengiz Topel Deniz Hava Ana Üssü’nde konuşlu 301’inci Deniz Hava Filo Komutanlığı ve Dalaman Deniz Hava Üssü'nde konuşlu 302’inci Deniz Hava Filo Komutanlığı bünyesinde görev yapmaktadırlar. 
MELTEM-II Programı kapsamında TUSAŞ tesislerinde 9 adet CN235 Uçağından 6’sı D/K, 3’ü ise Deniz Gözetleme Uçağı (DGU)’na dönüştürülmüştür. Tüm uçak modifikasyonları ve modifikasyonlar için kullanılan parça ve kitlerin donanım, tasarım, üretim ve entegrasyon faaliyetleri TUSAŞ tesislerinde gerçekleştirilmiştir. Uçağın Taktik Komuta Sistemi yazılımının Türkiye’ye özgü kısımlarının geliştirilmesi, Thales firması tarafından geliştirilen bazı yazılımların modifiye edilmesi, Görev Planlama, Dibrifing Modülü ve Simülasyon Modülünü içeren Yer Segmenti tamamıyla HAVELSAN tarafından geliştirilmiştir. Ayrıca teknoloji transferinin tamamlanmasıyla garanti periyodu sonrası sistemlerin idame, işletme bakım ve onarım faaliyetlerinin desteklenmesi konularında da HAVELSAN görev almaktadır. MİLSOFT ise Taktik Veri Linki Link-11 yazılım ve entegrasyonu faaliyetlerini başarıyla icra etmiştir. ASELSAN’dan tedarik edilen uçuş yönetimi, seyrüsefer (LN-100GT INS/GPS), haberleşme (MXF-484 V/UHF Telsiz Seti, MXF-795 V/UHF Yer Telsizi ve PRC-434A Telsizi), görüntüleme (AselFLIR-200T ve MFD’ler), Elektronik Harp (ASES-235M EH Öz-Savunma Sistemi; DR3000A EDT, RWR/RİA vazifesi görüyor, AN/AAR-60 MILDS MWS ve 4x AN/ALE-47 CMDS) ve Dost Düşman Tanıma (IFF, AN/APX-101/TSA-2521 IFF Sorgulayıcı/Cevaplayıcı) sistemlerinin uçaklara entegrasyonu başarıyla gerçekleştirilmiştir.
Yapısal Modifikasyon çalışması kapsamında CN235 uçağı üzerindeki 8.000’i aşkın mekanik parça yenisi ile değiştirilmiş, her bir uçağa 50km’nin üzerinde yeni kablaj döşenmiş, yaklaşık 240 adet yeni ekipman uçağa bağlanmış, gerçek zamanlı görev sistemi için program kapsamında 3 Milyon satır yazılım geliştirilmiştir. Ayrıca MELTEM-II kapsamında 14.000 sayfa teknik yayın hazırlanmış, görev sisteminin ve modifiye edilen uçakların kalifikasyonu için 3.000 yüklenici isteri SSB tarafından, 1.700 yüklenici isteri ise Fransız Savunma Tedarik Ajansı DGA tarafından teker teker kontrol edilmiştir. Başlangıç Konfigürasyonu Standardının kalifikasyonu için 150 uçuş testi icra edilmiş, Nihai Konfigürasyon Standardının kalifikasyonu için de ilave 100 uçuş testi daha gerçekleştirilmiş olup söz konusu testler sırasında 10 Mk-46 Mod 5A Hafif Torpido atışı yapılmıştır. Ayrıca Türk Deniz Kuvvetleri tarafından da eğitim, operasyonel testler ve kabul testleri kapsamında bu süreçte uçaklar ile 160’ın üzerinde uçuş gerçekleştirilmiştir.
TUSAŞ tesislerinde gerçekleştirilen yapısal modifikasyon çalışmaları ile uçağın dış görünüşünde ve iç/kabin yerleşiminde de ciddi değişiklikler meydana gelmiştir. Bu çerçevede gövde altına Ocean Master 400 radarı ve AselFLIR-200T FLIR faydalı yükleri monte edilirken kokpit bölümünün üstüne ise DR-3000 EDT/RWR anteni ile AN/AAR-60 MILDS Füze İkaz Sistemi (MWS) sensörleri yerleştirilmiş, ayrıca kuyruk bölümüne Manyetik Düzensizlik Detektörü (Magnetic Anomaly Detection-MAD) anteni ile yine iki adet MWS sensörü monte edilmiştir. Yine uçağın ısı ve radar güdümlü füze tehdidine karşı korunması için gövdenin değişik yerlerine Chaff (RF) ve Flare (IR) mühimmatı atan AN/ALE-47 CMDS lançerleri yerleştirilmiştir. Kabin içerisinde gerçekleştirilen en dikkat çekici değişiklik ise; Taktik Koordine ve Seyrüsefer Subayı (TAKKO), Radar, Akustik/MAD ve ESM operatörleri için olmak üzere toplam dört adet çok fonksiyonlu operatör konsolu ile iki adet ilave gözlemci istasyonun yerleştirilmesi olmuştur. Uçağın uçuş ekibi; pilot, yardımcı pilot ve teknisyen olmak üzere üç kişiden oluşmakta. Uçuş ekibi her bir sisteme ait verileri kokpitteki geniş ekranlı MFD (Çok Maksatlı Ekran) üzerinden takip edebilmektedir. Taktik görevler sırasında daha önce kağıt harita üzerinden hedef koordinat bilgilerini takip etmek zorunda kalan pilotlar, artık elektronik ortamdaki güncel satıh resmi sayesinde bir yandan seyrüseferlerini daha hassas bir biçimde icra edebilirken diğer yandan da hava, satıh ve sualtı tehditlerinin konumlarını gerçek zamana yakın bir hızla (MFD üzerinden) görebilmektedir. 
Uçaklara yerleştirilen ve Radar Operatörü, Taktik Koordine ve Seyrüsefer Subayı (TAKKO), Akustik Operatörü ve Elektronik Harp (EH) operatörü olmak üzere toplam 4 Çok Maksatlı Operatör Konsolu (MOC)’na sahip AMASCOS-300 Görev Sistemi; SHIPSAR/ISAR/GROUND SAR/DRP/MTI kabiliyetli 400W gücünde, 180nm menzile sahip Ocean Master 400 Radarı, 35nm menzile kadar suüstü temasları gündüz ve gece şartlarında tanımlama imkanı sunan AselFLIR-200T FLIR Sistemi, TMS-2000 Aktif/Pasif Sonoboy İşleme Sistemi (Aynı anda 16 Sonoboyu dinleyebilmektedir. 
Uçakta toplamda 50 Aktif [SSQ62B ve SSQ62D/E ile SSQ963C ve SSQ963D] ve Pasif [SSQ53D ve SSQ53E/F ile SSQ981B,SSQ981E ve SSQ955U] Sonoboy ile 20 adet Smoke Marker/ESUS taşınabilmektedir), TCAS II Hava Trafik Çarpışmadan Kaçınma Sistemi, 4.5m anten uzunluğuna ve yaklaşık 50kg ağırlığında bir antene sahip AN/ASQ-508(V) Manyetik Düzensizlik Detektörü (Magnetic Anomaly Detection/MAD), Link-11 Data Link, LN-100G INS/GPS, ARS-700 Havadan Kurtarma Sistemi, AN/APX-101/TSA-2521 IFF Sorgulayıcı/Cevaplayıcı ve DR-3000A ESM/EDT (RWR olarak da görev yapmakta) Sistemi ile AN/AAR-60 MILDS MWS ile dört AN/ALE-47 CMDS Lançerini içeren ASES-235M EH Öz-Savunma Sisteminden oluşmaktadır. Gerçek zamanlı AMASCOS-300 Görev Sistemi için Program kapsamında 3 Milyon satır yazılım geliştirilmiştir.
Uçak üzerinde bulunan 400W gücündeki Ocean Master 400 Suüstü ve Hava Arama Radarı ve AselFLIR-200T FLIR Sistemi ile tespit edilen suüstü izleri (temas bilgileri) Link-11 üzerinden dost unsurlara aktarabilmektedir. Görüş hattında (LOS) ve HF bandında çalışan Link-11 Taktik Data Link Sistemi üzerinden 200km+ menzillere kadar veri haberleşmesi yapılabilmekte. Mekanik taramalı antene sahip Ocean Master 400 Radarı açık kaynaklara göre olumlu hava şartlarında, 30 deniz mili mesafe ve 1.000ft irtifadan bir periskopu, 90 deniz mili mesafe ve 6.000ft irtifadan 100 metrekarelik alan içinde devriye botunu tespit edebilmektedir. Sistem havadan havaya çalışma şartlarında da başarı sergilemekte ve 25 deniz mili menzil içerisindeki 16 izi birden takip edebilmektedir. 20.000ft irtifada görev yapan bir P-235 D/K Uçağı 200nm menzildeki suüstü temasları tespit ederek Link-11 üzerinden ilgili merkezlere aktarabilmektedir. Bu çerçevede örneğin Marmara Denizi üzerinde uçan bir P-235 D/K Uçağı, Marmara Denizindeki bütün temasları aktarabildiği gibi Kırım önlerine kadar Batı Karadeniz ve Selanik önlerine kadar Kuzey Ege’deki temasları tespit ederek onlara ait rota, sürat ve kimlik bilgilerini denizde ve karada konuşlu merkezlere Link-11 üzerinden aktarabilmektedir.
Denizaltı Savunma Harbi (DSH/ASW), Hava Savunma Harbi, Suüstü Savunma Harbi (SUH/ASUW), Suüstü Keşif ve Gözetleme, Ufuk Üstü Hedefleme ve Arama ve Kurtarma görevlerini başarıyla icra edebilen P-235/CN235-100M D/K Uçakları ile Deniz Hava Komutanlığı; denizdeki dost ve müttefik unsurlarla müşterek veya müstakil olarak, gece-gündüz her türlü şartta etkin olarak görev yapma kabiliyetine kavuşmuştur.
D/K Uçağı tedarik projelerinin üçüncü aşaması olarak, 6 adet P-235/CN235-100M D/K Uçağına ilave olarak MELTEM-III Programı kapsamında 10 adet ATR-72/500 Uçağının temini ve MELTEM-II Programı çerçevesinde daha önce tedarik edilen 10 set AMASCOS-300 Görev Sisteminin uçaklara entegre edilmesi planlanmıştı. Firma/uçak seçimi SSİK kararı ile 19 Ocak 2005’de yapılmış, MELTEM-III Sözleşmesi 20 Temmuz 2005’te Ana Yüklenici Alenia Aermacchi (şimdi Leonardo) ile SSB arasında imzalanmış ve 20 Nisan 2006’da yürürlüğe girmişti. Mali boyutu o tarihte yaklaşık ABD$218.7 Milyon (Euro180 Milyon, bu rakama MELTEM-II altında tedarik edilen AMASCOS-300 Görev Sistemi maliyeti dahil olmayıp sadece uçak tedariki, yapısal tadilatı, test ve sertifikasyon maliyetleri ile pilot ve teknisyen eğitim bedellerini kapsamaktadır, her bir P-72 D/K Uçağının Türkiye’ye maliyeti ABD$60 Milyon olarak hesaplanmıştır), olarak açıklanan Programda başlangıçta 10 turboprop motorlu ATR-72/500 Uçağının DSH kabiliyetli D/K Uçağına konfigürasyonuna dönüştürülerek sözleşmenin yürürlüğe girmesini müteakip ilki 54’üncü (Ekim 2010) ayda, 10’uncusu ise 77’nci (Eylül 2012) ayda olmak üzere DzKK’na teslim edilmesi planlanmıştı. Bu kapsamda ilk astar boyalı (yeşil/green) ATR-72/500 Uçağı Şubat 2008’de TUSAŞ’a teslim edilmiş ve uçak üzerinde yapısal modifikasyon/tadilat çalışmalarına başlanılmıştı. Ancak, daha sonra platform tercihi ATR-72/500 Uçaklarının üretiminin sona ermesi ile daha güçlü motorlara (%5 daha yüksek motor performansı) ve sayısal kokpit konfigürasyona sahip ATR-72/600 yönünde değiştirilmişti. SSB ile Ana Yüklenici Alenia Aermacchi/Leonardo arasında yürütülen müzakereler sonucunda platform sayısı 6’sı Deniz Karakol ve 2’si genel maksat konfigürasyonunda toplam 8 uçak olarak revize edilmiş ve buna yönelik anlaşma SSB ile Alenia Aermacchi arasında Mayıs 2013’de imzalanmıştı.  
TCB-701 ve TCB-702 kuyruk numaralı ATR-72/600 Deniz Genel Maksat Uçaklarının modifikasyonları Ana Yüklenici Leonardo’nun Napoli-Capodichino ve Torino-Caselle tesislerinde gerçekleştirilmiş ve bu kapsamda Uçaklar yeni telsiz setleri ve IFF sistemi ile donatılmıştır. 2 ATR-72/600 Deniz Genel Maksat Uçağı, 2013 yılında Temmuz ve Ağustos aylarında hizmete alınmıştır.  
D/K Uçağına dönüştürülmek üzere TUSAŞ tesislerinde Yapısal Modifikasyondan geçirilecek ilk ATR-72/600 Uçağı Fransa’nın Toulouse kentindeki imalat hattından çıkarak 19 Nisan 2013’te TUSAŞ tesislerine ulaşmıştır. İlk uçak yapısal modifikasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra 14 Temmuz 2016’da ilk uçuşunu yapmış ardından İtalyan Sertifikasyon Otoritesi (DAAA) ve Finmeccanica tarafından gerçekleştirilen sertifikasyon testleri için yine aynı gün içinde Torino/İtalya’ya gönderilmiştir. Yapısal Modifikasyonu tamamlanan ikinci uçak ise 2017 Nisan ayı içinde Torino, İtalya’ya gönderilmişti. Program kapsamında Sertifikasyon Uçuş testleri Leonardo Firmasının Torino’daki Uçuş Test Merkezi’nde gerçekleştirilmiştir.
MELTEM-III Programı altında DzKK’na ilk ATR-72/600 D/K Uçağı (DzKK tarafından P-72 olarak sınıflandırılmışlardır) teslimatının 2017 yılında yapılması beklenirken Ana Yüklenici Leonardo tarafında yaşanan gecikmeler sonucunda, Temmuz 2016’da sertifikasyon testleri için İtalya’ya gönderilen TCB-751 kuyruk numaralı ilk P-72 D/K Uçağı teslimat öncesi son testlerinin gerçekleştirilmesi maksadıyla ancak 10 Şubat 2020’de TUSAŞ’ın Kahramankazan, Ankara’daki tesislerine ulaşmıştır. COVID-19 tedbirleri çerçevesinde yaşanan gecikmeler nedeniyle uçağın resmi kabul faaliyetlerine ancak Eylül 2020’de başlanılabilmiş, MSB’lığı kabul uçuşlarının başladığını sosyal medya hesabından 8 Ekim 2020 günü attığı tweet ile duyurmuş ve kabul testlerinin tamamlanmasının ardından, 11 Aralık 2020 tarihinde TUSAŞ tesislerinde düzenlenen bir törenle TCB-751 kuyruk numaralı ilk P-72 DzKK’na teslim edilmiştir. TUSAŞ tesislerinde düzenlenen tören sonrası Kartepe, Kocaeli’ndeki Deniz Hava Komutanlığı’na intikal eden TCB-751 kuyruk numaralı ilk P-72 Deniz Karakol Uçağı için sınıfında envantere kazandırılan ilk uçak olması münasebetiyle Donanma Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun da katılımı ile 15 Aralık 2020 tarihinde bir Hizmete Giriş Töreni düzenlenmiştir. TCB-751 ile uçuş personelinin uçuş test/tecrübe ve harekata hazırlık eğitimlerinin ardından ilk görev uçuşu, 24 Ocak 2021 tarihinde gerçekleştirilmiştir. MELTEM-III Programı altında TCB-752 kuyruk numaralı ikinci P-72 D/K Uçağı ile kabul uçuşu 27 Şubat 2021’de icra edilmiş ve uçak 11 Mart 2021 tarihinde envantere alınarak Kartepe’deki Deniz Hava Komutanlığına intikal etmiştir. TCB-751 ve TCB-752 kuyruk numaralı P-72 D/K Uçakları 21 Nisan 2021 günü Dalaman açıklarında icra edilen hafif torpido atışı görevine katılarak 2 Mk-54 ve 2 Mk-46 Mod 5A REXTORP eğitim torpidosu atışı gerçekleştirmiştir. 
2021 yılı içinde TCB-753 ve TCB-754 kuyruk numaralı üçüncü ve dördüncü P-72 D/K Uçaklarının da Deniz Hava Komutanlığı hizmetine girmesi beklenmektedir. 2013 yılında MELTEM-III Programı kapsamında doğrudan alım yöntemiyle, sadece yapısal tadilatta yeni telsiz setleri ve IFF sistemi ile donatılarak, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslimatları yapılan, TCB-701 ve TCB-702 kuyruk numaralı C-72 (ATR-72/600) Deniz Genel Maksat Uçaklarının, 3’üncüsü 1 Mart 2021 tarihinde İtalya’dan uçurularak Kartepe’deki Deniz Hava Komutanlığı’na getirilmiştir. SSB ile Leonardo arasında 2017 yılında yapılan sözleşme değişikliği ile ceza bedeli olarak temin edilen ve resmi kabulü yapılmadığı için 22 Nisan 2021 itibarıyla üzerinde İtalyan tescil kodu yer alan TCB-703 kuyruk numaralı 3’üncü C-72 Deniz Genel Maksat Uçağı, Mayıs ayında yapılan kabulu uçuşu sonrasında DzKK hizmetine alınmıştır.MELTEM-III Programı altında kalan diğer 2 P-72 D/K Uçağının ise 2022 yılı ilk çeyreği içinde DzKK’na teslim edilmeleri beklenmektedir.
P&W Kanada üretimi iki adet PW127M turboprop motora sahip P-72/ATR-72/600 D/K Uçaklarında kullanılan AMASCOS-300 Görev Sistemi MELTEM-II Programı altında tedarik edilmişti. MELTEM-II Programı altında toplam 19 adet AMASCOS Görev Sisteminin tedariki ve 6 adedi 300 (P-235 ve P-72), 3 adedi ise 100 tipi (CN235-100M Deniz Gözetleme Uçağı) toplam 9 adet AMASCOS Sistemin 9 adet CN235-100M/P-235 Uçağına entegrasyonu için Ana Yüklenicisi Thales Airborne Systems (TAS) Firması ile ABD$390 Milyon değerinde bir sözleşme imzalanmıştı. MELTEM-III altında kullanılmak üzere sipariş edilen 10 AMASCOS-300 Görev Sistemi’nden 8 adedi Nisan 2014 itibarıyla teslim alınmış, kalan 2 Sistem ise 2014 yılı ikinci yarısında teslim edilmişti. Bunlardan 6 adedi Türk Deniz Karakol Uçağı (TDKU/TMPA) konfigürasyonunda teslim edilmekte olan 6 P-72/ATR-72/600 D/K Uçağında kullanılırken, diğer 4’ü ise P-235 ve P-72 D/K Uçaklarında yer alan AMASCOS-300 Görev Sistemi’nin ömür boyu idame ve işletmesinin garanti altına alınması maksadıyla yedek olarak kullanılmak üzere depoya kaldırılmıştır. AMASCOS-300 Görev Sistemi ile uçak üzerindeki onlarca sensörden alınan verilerin kısa sürede işlenerek, MOC (Çok Fonksiyonlu Operatör Konsolları) ekranları üzerinden birer semboloji altında harekat alanının (su üstü, hava ve sualtı dahil) komple bir resminin oluşturulması sağlanmaktadır. Harekat alanın komple resminin oluşturulabilmesi için bir olmazsa olmazı oluşturan bu kabiliyet, projenin gecikmesinde kayda değer bir rol oynamıştır. Thales bu kadar fazla sensörden alınan verileri çok kısa sürede işleyebilecek bir bilgisayar ve onun üzerinde koşacak yazılımı geliştirme/entegre etme konusunda ciddi teknik sorunlarla karşılaşmış ve €50 Milyon’un üzerinde zarar yaşamıştır. TAS sırf bu sorunu çözmek amacıyla gerçek zamanlı AMASCOS-3000 Görev Sistemi için 3 Milyon satır yazılım hazırlamıştır. P-235 ve P-72 D/K Uçaklarında yer alan Görev Sistemi’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ADVENT MARTI SYS ile değiştirilmesi planlanmaktadır. Bu kapsamda ADVENT MARTI SYS yazılımı geçtiğimiz dönemde 2 P-235 D/K Uçağına yüklenmiş ve testlerine başlanmıştır. Önümüzdeki süreçte hem yazılım hem de donanım ağırlıklı bir çalışma ile Uçaklardaki AMASCOS-300 Görev Sistemi yazılım ve donanımının ADVENT MARTI ile güncellenmesi bekleniyor. Bu sayede uçaklarda hem ciddi bir hafifleme, hem de Görev Sistemi konsolları küçüleceği için kabin içinde ek hacim elde edilebilecektir. Diğer yandan uçaklarda yer alan AselFLIR-200T FLIR Sisteminin de CATS veya AselFLIR-500C gibi yeni nesil bir FLIR faydalı yükü ile değiştirilmesi planlanmaktadır.
P-72 D/K Uçaklarında MİLSOFT tarafından geliştirilen Link-11 ve Link-16 Taktik Data Link Sistemleri kullanılmaktadır. Diğer yandan Deniz Hava Komutanlığı’nda yer alan Deniz Karakol Yer İstasyonu, MELTEM-III Programı altında HAVELSAN tarafından P-72 D/K Uçaklarına da destek verecek şekilde güncellenmiştir. 9 Ocak 2019 tarihinde düzenlenen basın toplantısında bizlere bilgi veren MİLSOFT yetkilisi konuyla ilgili olarak şu bilgileri paylaşmıştı: “MELTEM-III Programı altında P-72 D/K Uçaklarına Link-16 kabiliyeti kazanımı için açılan ihalede 10 uçak için verilen teklif Euro40 Milyon’un biraz üzerindeydi, Alenia/Leonardo bizden yine 10 uçak için teklif istedi bizim teklifimiz ABD$18 Milyon civarındaydı. Sonradan uçak sayısı 6’ya indi (6 D/K Uçağı + 2 Genel Maksat) fiyat da ABD$14 Milyon’un biraz altındaydı. Biz bu işi tamamen bitirdik bir uçağa takıldı, testleri tamamen yapıldı, paralarımızı aldık. Bu Euro40 Milyon değerindeki yabancı kaynaklı teklif kabul edilseydi, Türkiye’ye hiç bir teknoloji gelmeyecekti, ‘source code’ paylaşılmayacaktı, hazır uçağa o sistemleri takacaklardı, biz 13 Milyon küsür ABD Dolarına tekrarlanmayan maliyetleri de ödeyerek bu işi bitirdik ve testlerini de tamamlayarak teslim ettik. Türkiye böyle bir yetenek kazandı... Sipariş edilmesi durumunda MELTEM-II P-235 D/K Uçaklarına da Link-16 kabiliyetini kazandırabiliriz...”
Halihazırda Deniz Hava Komutanlığı bağlısı Cengiz Topel Deniz Hava Ana Üssü’nde konuşlu 301’inci Deniz Hava Filo Komutanlığı ve Dalaman Deniz Hava Üsssü’nde konuşlu 302’inci Deniz Hava Filo Komutanlığı (daimi olarak 2 P-235 burada konuşlanmış olup bakım ihtiyacı geldiğinde uçaklar Topel Deniz Hava Ana Üs Komutanlığı’na gelerek bakım ve onarım işlemlerini burada tamamlamakta Dalaman’a başka P-235’ler gönderilmektedir. O yüzden P-235 Uçaklarının kuyruklarında hem 301’inci, hem de 302’inci Deniz Hava Filo Komutanlığı armaları yer almakta) bünyesinde görev yapan P-235 Hafif Sınıf, P-72 ise Orta Sınıfı D/K Uçağı olarak tanımlanmaktadır. Sadece Link-11 Taktik Data Link kabiliyetine sahip P-235 D/K Uçakları kanat altı harici yük istasyonlarında Mk-46 Mod 5A Hafif Torpido taşıyabilirken, kanat tasarımları nedeniyle kanat altı harici yük istasyonu bulunmayan ve silah yükünü gövde yanındaki istasyonlarda taşıyan P-72/ATR-72/600 D/K Uçakları ise bunlara ilave olarak Link-16 Taktik Data Link ve Mk-54 Hafif Torpido kabiliyetine de sahipler. Ayrıca P-72 D/K Uçaklarında yer alan ASELSAN ASES-235M EH Öz-Savunma Sisteminde 4 yerine 6 adet AN/ALE-47 CMDS yer almaktadır. Mk-46 Mod 5A ve Mk-54 Hafif Torpidolarının P-72 D/K Uçaklarına entegrasyonu için gerekli mühendislik desteği Raytheon Firması tarafından sağlanmıştır. Bu çerçevede Ana Yüklenici Leonardo ile Raytheon arasında Temmuz 2014’de ABD$5.7 Milyon değerinde bir anlaşma imzalanmıştı. P-235’lere kıyasla daha uzun menzile sahip,  harekat bölgesine daha yüksek süratle intikal edebilen, görev bölgesinde 2-3 saat daha uzun kalabilen, yeni nesil Link-16 TDL kabiliyetine sahip, daha modern Mk-54 Hafif Torpidosunu atabilen, daha fazla sayıda sonoboy (P-235’lerde 50 adet, P-72’lerde 64 adet aktif ve pasif sonoboy taşınabilmekte) taşıyabilen ve Uçuş Teknisyeni’ne ihtiyaç olmadığı için toplam personel sayısı 8 olan P-72 D/K Uçaklarının hizmete girmesiyle DzKK’nın özellikle DSH/ASW görevlerindeki etkinliği daha da artmıştır.
P-72 D/K Uçakları 454 kg’a kadar hafif torpidolar, sonoboy ve SAR kiti ile donatılabilmekte olup gemisavar güdümlü mermiler uçağa entegrasyonu maksadıyla çeşitli milli projeler yürütülmektedir. Silah donanımı açısından P-72, dâhili bir silah bölmesine sahip değildir. Bu bağlamda silahlar gövde dışında yer alan pilonlarda/harici yük istasyonlarında taşınmaktadır. Teknik olarak P-72 D/K Uçaklarına iniş takımları yuvalarının önüne iki adet paylon takılabilmekte olup iniş takımları arkasında ileriki dönemlerde ihtiyaca bağlı olarak paylon takılabilecek iki adet hard point bulunmaktadır. Her birinin ağırlığı 40kg civarındadır. Farklı pilon çeşitlerinin bulunmasına rağmen nihai konfigürasyonda kullanılan pilonlar azami 1.000lb (454kg) kapasitelidir. Bu harici yük istasyonlarında; 324mm’lik hafif torpidolar (250kg civarı) ve 1.000lb sınıfı Orta Menzilli Gemisavar Güdümlü Mermi (OMGF) veya benzeri gemisavar güdümlü mermiler taşınabilir.  
P-72 D/K Uçağının DSH/ASW rolünde sahip olduğu görev süresi hakkında bir fikir vermek amacı ile, denizaltı savunma harbi görevi profiline sahip bir uçağın, üs bölgesinden 200 deniz mili uzaklıkta, optimum seyir irtifası ve hızda (5.000ft gözetleme irtifası ve 150 knot karakol sürati) periskop tespit etme, kimlik belirleme, 250 knot ile taarruz ve hedef denizaltıya iki adet torpido atma görevini yerine getirdiğini varsayalım. Açık kaynaklara göre bu görev profilinde uçak 6.5 saat havada kalabilmektedir. Yine açık kaynaklara göre yaklaşık 1.000 deniz mili uzaklık ve 6 saatlik devriye süresine ek olarak 30 dakikalık saldırı süresi düşünüldüğünde uçak, azami 8.5 saat görev yapabilmektedir. 
25’inci boylamın doğusunda kalan coğrafi alan Doğu Akdeniz olarak isimlendirilirken, 25’inci boylamın batısında kalan coğrafi alan ise Batı Akdeniz olarak anılmakta. Deniz Hava Komutanlığı envanterindeki insanlı ve insansız hava araçları ile Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin korunması görevi kapsamında son 1 yılda gerek denizde yürütülen sismik araştırma ve sondaj faaliyetlerine havadan refakat ve koruma desteği sağlamak, gerekse bayrak gösterme maksatlı olarak çok yoğun uçuşlar icra etmiştir. Bu çerçevede toplamda 5.000 saat uçuş icra edilmiş olup bunun 1.500 saati Deniz Karakol Uçakları ile gerçekleştirilmiştir. P-72 D/K Uçaklarının envantere girmesiyle görev yarıçapı artan Deniz Hava Gücümüz DzKK harp gemilerini desteklemek üzere Libya-İtalya hattına kadar tüm Doğu ve Orta Akdeniz’de görev uçuşları icra etmeye başlamıştır.  
Deniz Helikopterleri
1971 başında İtalya’dan alınması kararlaştırılan ve Ekim 1972’den itibaren kullanılmaya başlayan AB-204B helikopterlerinin sonuncusu 2004 yılında hizmet dışına ayrılmış olup, halen envanterde mevcut İtalyan Agusta Bell firması üretimi 9 adet AB-212 Suüstü Harbi Helikopteri ile görev ve eğitim uçuşlarına devam edilmektedir.
1977 son aylarında (3 adet) ve 1987-1988 yıllarında (3’ü EH, 9’u DSH rolünde toplam 12 adet) envantere dahil edilen AB-212 helikopterlerine çağımızın gerektirdiği yenilikler uygulanmıştır. Modernizasyon faaliyetleri kapsamında; aviyonik donanımları ve telsiz yenileştirmeleri yapılmış, tamamı yerli üretim (ARMERKOM) olan Helikopter İz Aktarım Sistemi (HELİS) ve GPS entegrasyon işlemleri tamamlanmıştır. AB-212 helikopterlerinden Mk-44 ve Mk-46 Hafif Torpidoları ile Mk-54 Su Bombası atılabilmektedir. Aynı zamanda Helikopter Link İşletim Sistemi olarak da anılan HELİS, helikopterdeki GPS, Radar ve AIS ile kalkış yapılan gemideki Savaş Yönetim Sistemi (SYS)’ne entegre olup, gerçek zamana yakın bir hızda gözetleme ve komuta mesajlarının kriptolu olarak gemideki SYS’ne iletilmesini sağlamaktadır. HELİS, UHF haberleşmesi ile 30 deniz mili ve HF haberleşmesi ile 50 deniz mili menzile kadar iz aktarımı yapılabilmektedir.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (DzKK)’nın Denizaltı Savunma Harbi (DSH/ASW), Suüstü Harbi (SUH/ASUW) ve ufuk ötesi hedef tespit/teşhis görevlerini icra edebilecek yeni nesil deniz helikopteri ihtiyacı kapsamında 1990’lı yıllarda başlatılan projede S-70B SeaHawk DSH/SUH Helikopterinin teminine karar verilmiş ve 4 helikopterin hazır alımına yönelik olarak Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) ile Amerikan Sikorsky Firması arasında Şubat 1997’de ABD$117 Milyon değerinde bir kontrat imzalanmıştı. Daha sonra ihtiyaç miktarı 8 adede çıkarılmış ve helikopter konfigürasyonunda bir dizi değişikliğe gidilmişti. 8 adet S-70B SeaHawk Helikopterinin alımına yönelik Birinci Paket (Lot-I) SeaHawk Tedarik Projesi Sözleşmesi 19 Haziran 1998 tarihinde imzalanmış ve helikopterler Nisan 2002 - Kasım 2002 arasında teslim alınmıştı. Ancak helikopterlerden biri 4 Kasım 2002 tarihinde bir eğitim uçuşu sırasında Sapanca Gölü’ne düşmüş ve iki pilot şehit olmuştu.
Toplam 24 adetlik helikopter ihtiyacının sekiz helikopterlik ilk paketinin teslimatının tamamlanmasını müteakip, takip eden sipariş yaklaşımı altında aynı firmadan ilave 8 adet daha S-70B SeaHawk DSH/SUH Helikopteri alımına yönelik müzakerelere başlanmıştır. Ardından DzKK’ndan gelen istek üzerine düşen helikopterin yerine ilave bir helikopterin daha alınması kararlaştırılmış ve platform sayısı 9’a çıkarılmıştır. Bu süreçte hem firma ile sürdürülen kontrat müzakerelerinde özellikle birim maliyet fiyatını daha aşağılara çekebilmek hem de firmanın girişimleri ile daha önce başka bir proje için açılan EximBank kredisinin arta kalan kısmını tam olarak değerlendirebilmek üzere platform adedi 12’ye çıkarılmış ve 24 rakamına ulaşmak için geriye kalan 5 platform da opsiyon olarak kontrata eklenmiştir. Bu arada bir adet S-70B simülatörü, EH Laboratuvarı ve mevcut sistemlerin retrofiti konuları da projeye dahil edilmiştir. Ancak, SSB ile Sikorsky Aircraft arasında Aralık 2003’te başlanan kontrat müzakerelerinde birim maliyetler konusunda yaşanan sıkıntı uzun bir süre aşılamamıştır. İkinci Paket (Lot-II) SeaHawk Tedarik Projesi sözleşmesi en sonunda SSB ile Sikorsky Firması arasında 24 Haziran 2005’de imzalanmış (o tarihte mali boyutu ABD$390 Milyon olan sözleşme, 12 adedi kesin 5 adedi de opsiyon olmak üzere toplam 17 adet gemi konuşlu S-70B SeaHawk Helikopteri ile ilgili lojistik destek paketinin tedarikini kapsamaktaydı) olsa da bir yıllık müzakereler sonucunda ancak 1 Kasım 2006’da yürürlüğe girebilmişti. Yaklaşık ABD$557.3 Milyon değerindeki İkinci Paket (Lot-II) SeaHawk Tedarik Projesi iki yıllık destek paketi ile birlikte toplam 17 adet S-70B  SeaHawk DSH/SUH Helikopterlerinin tedarikini kapsamaktaydı. Projede sipariş edilen 17 helikopterin teslimatı 2012 Temmuz ayı başlarında tamamlanmıştır. Lot-II S-70B SeaHawk Helikopterinin kritik görev ve seyrüsefer donanımlarının üretimi 2006 Aralık ayı içinde imzalanan ABD$45.6 Milyon değerindeki anlaşma altında Aselsan tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede ASELSAN her bir helikopter için: 1 adet AN/AAS-44 FLIR, 2 adet LN-100G INS/GPS, 4 adet MFD  (MFD-268E3 yerine yine Aselsan ürünü olan ancak ethernet tabanlı yeni bir teknolojinin kullanıldığı MFD-268C5’ler teslim edilmiştir), 2 adet CDU-900 ve MFX-484 VHF/UHF Have Quick telsiz seti teslimatı gerçekleştirmiştir.
Deniz şartlarına uyumlu (marinized, yani deniz ortamının yoğun nem ve tuz gibi korozif etkilerine karşı güçlendirilmiş) gövdeye sahip olan SH-70B SeaHawk (DzKK tarafından SH-70 olarak sınıflandırılmıştır.) helikopterleri, T700-GE-401C turboşaft motorları ile güçlendirilmiş olup gemi güvertesinde rahat taşınabilmesi ve fazla yer kaplamaması için kuyruk bölümü ve palleri katlanabilmektedir. İkinci Paket (Lot-II) SH-70 Tedarik Projesi altında teslim edilen 17 adet SH-70 (S-70B SeaHawk) helikopterinden biri (TCB-66 kuyruk numaralı helikopter) Konya’da yapılması planlanan bir eğitim faaliyetine katılmak üzere 12 Ekim 2014 günü Cengiz Topel Deniz Hava Üssü’nden havalandıktan kısa bir süre sonra Kartepe/Balaban Köyü bölgesinde kaza kırıma uğramış ve elim kazada helikopterdeki 4 mürettebat şehit olmuştu. TCB-66 kuyruk numaralı SH-70 Helikopteri ROKETSAN Ana Yükleniciliğinde yürütülen Lazer UMTAS Projesi kapsamında test platformu olarak kullanılmıştı. DzKK isterlerine uygun olarak modifiye edilen Lazer UMTAS Sistemi, TEMREN Projesi altında HellFire II Füzelerini desteklemek ve zamanla yerlerini almak üzere DzKK envanterine girmeye başlayacaktır. Deniz Hava Komutanlığı envanterinde bulunan SH-70 Helikopterlerine Roketsan TEMREN (Lazer UMTAS) Güdümlü Mühimmatının entegrasyonuna yönelik çalışmalar devam etmektedir. Daha önce gösterim atışı öncesinde yapılan kısmi entegrasyondan (“stand alone” entegrasyon, ROKETSAN mühendislerince SH-70 Helikopteri ile uyumlu Füze Ateşleme Sistemi [FAS] geliştirilmiş ve helikopter ile asgari ölçüde arayüzü olacak şekilde tasarlanmış olan FAS, helikopter kokpitine takılarak pilotlara atış esnasında füzenin ve füzeyi taşıyan lançerin bilgilerini iletmişti) farklı olarak halihazırda tam entegrasyon için çalışmalara devam edilmekte olup bu maksatla ilk helikopter Aselsan tesislerine gönderilmiştir. Yaklaşık bir yıllık çalışmanın ardından TEMREN entegrasyonu tamamlanan ilk helikopterin 2022 ilk yarısı içinde teslim edilmesi beklenmektedir.
İkinci Paket (Lot-II) SH-70 Tedarik Projesi kapsamında ayrıca gecikme cezası mukabili olarak Sikorsky Aircraft Firmasından bedelsiz olarak bir adet SeaHawk helikopteri tedarik edilmiştir. 2015 yılı ikinci yarısı içinde teslim edilen 18’inci helikopter (TCB-75) ile Deniz Hava Komutanlığı filosundaki SeaHawk sayısı 24’e (toplamda 26 SH-70 tedarik edilmiş bunlardan ikisi kırım geçirmiştir) ulaşmıştır. Bu arada Birinci Paket (Lot-I) SeaHawk Tedarik Projesi altında temin edilen 7 SH-70 helikopteri Ekim 2012 içinde başlanılan retrofit programı altında Lot-II Helikopterleri ile aynı konfigürasyona kavuşturulmaktadır. Bu çerçevede 22 Nisan 2021 itibarıyla 7 SH-70’den 5’i üzerindeki Lot-II seviyesine yükseltme çalışması tamamlanmış olup diğer 2 SH-70’in modernizasyon işlemlerinin ise Nisan 2022’ye kadar tamamlanması planlanmıştır.
Dünyanın en etkili DSH/SUH helikopterleri arasında gösterilen SH-70 Helikopterleri, SH-60B SeaHawk Helikopterinin uluslararası (ihracat) versiyonu olup likid kristal aktif matriks yapıdaki renkli akıllı ekranlar (4 x MFD-268C5) ve uçuş yönetim sisteminden (CDU-900) oluşan sayısal bir kokpit tasarımına sahiptir. Helikopterler; 272kg kapasiteli kurtarma vinci, LN-100G INS/GPS, APX-100/APX-119 IFF, Link-11, AN/AAS-44 FLIR, LR-100 EDT/ESM, AN/APS-143(V)3 Deniz Gözetleme Radarı ve AN/AQS-18A veya HELRAS Daldırma Sonarı ile AN/ALE-47 CMDS, AN/AAR-60 MWS-TU ve AN/ALQ-144 IRCM gibi EH Özsavunma Sistemleri ile donatılmıştır. SH-70, suüstü hedeflerine karşı 32km menzile sahip Penguin Mk2 Mod 7 Gemisavar Güdümlü Mermisi ve 8km menzile sahip AGM-114M HellFire II ve TEMREN Güdümlü Mühimmatları ile sualtı hedeflerine karşı Mk-46 Mod 5A veya Mk-54 Hafif Torpidoları ile silahlandırılabilmektedir. Bu yüksek değerli platformlar sayesinde, Donanmanın denizaltı savunması ile suüstü tespit ve vuruş gücü önemli ölçüde artmış ve kuvvet çarpanı etkisi yaratılmıştır. 
Deniz Kuvvetleri Deniz Hava Komutanlığı’na bağlı Cengiz Topel Deniz Hava Ana Üssü’nde konuşlu 351’inci Deniz Helikopter Filo Komutanlığı bünyesinde halen suüstü hedef tespit/teşhis görevlerini icra eden 9 AB-212 Helikopterinde (100nm menzile sahip SeaSpray MkIII suüstü radarı bulunmaktadır. AB-212 Helikopterinden sökülen AN/AQS-18A Daldırma Sonarları Lot-II SH-70’lere takılmıştır. Sahip oldukları gelişmiş sensör, haberleşme ve silah sistemleri sayesinde Türk Deniz Havacılığına büyük bir güç katarak önemli bir vurucu unsurları haline gelen AB-212 ve SH-70 DSH/SUH helikopterleri, Donanma Komutanlığı bağlısı firkateynlere ve hava meydanlarına veya sahil heliped’lerine konuşlu olarak görev yapmaktadırlar. Deniz hava gücünde bulunan AB-212 ve SH-70 SeaHawk Helikopterleri ile tüm dünya denizlerinde firkateynlere konuşlu olarak barışı destekleme harekâtlarında NATO güçleri ile birlikte harekat icra edilmekte, korsanlık faaliyetlerine karşı operasyonlara destek verilmektedir. Deniz helikopterleri Somali’de yaşanan korsanlık olaylarında ticaret gemilerinin korunmasında da etkin rol oynamışlardır.
SH-70 Deniz Genel Maksat Helikopteri
Türk Deniz Kuvvetleri, denizde arama-kurtarma görevlerinde de kullanılabilecek 6 adetlik genel maksat deniz helikopteri ihtiyacını da gerek mevcut bakım/onarım ve destek, gerekse pilotaj eğitim alt yapı kabiliyetinden en iyi şekilde yararlanabilmek açılarından yine SH-70 platformu üzerinden karşılamayı değerlendirmiştir. Söz konusu ihtiyaç, Sahil Güvenlik Komutanlığı (SGK)’nın 6 adetlik Genel Maksat Helikopteri ihtiyacı ile birlikte SSB tarafından önce TGMHP kapsamında karşılanması planlanmış ancak deniz şartlarına uyumlu (marinized) gövde yapısına sahip olacak DzKK ve SGK Genel Maksat Helikopterinin TUSAŞ tesislerinde kurulacak üretim hattından teslim edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine söz konusu helikopterlerin Proje paketinden çıkarılarak Sikorsky’den doğrudan alım yolu ile karşılanması kararlaştırılmıştır. Bu çerçevede, hazır alım proje modelinin uygulandığı DzKK Üçüncü Paket (Lot-III) SeaHawk ve SGK Helikopter Tedarik Projesi başlatılmış ve 12 Aralık 2016 tarihinde Sikorsky Aircraft Firmasından teklif alınmıştır. Projede Teklif Değerlendirme Raporu 18 Ocak 2017 tarihinde tamamlanmış ve yapılan değerlendirmede Firma tarafından sunulan teklif kabul edilmemiştir. Ancak gerek DzKK, gerekse SGK’nın deniz şartlarında görev yapabilecek, tuzlu su ve nem ortamının yol açtığı korozyona dayanıklı gövdeye sahip genel maksat helikopter ihtiyacı devam etmektedir.
SH-70 Deniz Genel Maksat Deniz Helikopterlerinin SH-70 (S-70B-28D SeaHawk) DSH/SUH Helikopteri ile aynı gövdeye sahip olması, ancak Sonar, FLIR ve ESM/EDT Sistemleri ile donatılmaması öngörülmüştü. Genel Maksat Deniz Helikopterlerinde, özellikle Ege Denizi üzerindeki görevlerde seyrüsefer maksatlı olarak halen SeaHawk üzerinde yer alan AN/APS-143(V)3 Radarının veya daha düşük kabiliyetli (maliyet etkin) başka bir radarın kullanılması planlanmıştı. Kabin bölümünde 10 yolcu taşıyabilecek SH-70 Genel Maksat Deniz Helikopterinde ayrıca bir kurtarma vinci ile ASIST helikopter iniş ve kalkış destek sisteminin de yer alması bekleniyordu.
HELOSON Projesi
Mevcut sonarların yerini idame etmek üzere yerli ve milli Helikopter Sonar Sistemi (HELOSON) geliştirilmesi amacıyla 2015 yılından itibaren çalışmalara başlanılmıştır. Bu çerçevede Denizaltı Savunma Harbi (DSH) yeteneklerinin geliştirilmesi amacıyla 1007 Programı altında TüBiTAK SAVTAG (Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Destek Grubu) tarafından 1 Temmuz 2019 tarihinde “1007-SAVTAG- SSB-2019-02” koduyla bir çağrı yayımlanmıştır. ASELSAN'ın görev alması beklenen Proje altında DS-100 HELRAS ile benzer özelliklere sahip olacak bir aktif/pasif daldırma (dipping) sonarı milli imkanlarla yurtiçinde geliştirilecektir. ASELSAN  Sonar ve Denizaltı Sistemleri Yol Haritasına göre HELOSON 2025 yılında hazır olacaktır. Diğer yandan ayrı bir çalışma olarak SSB Deniz Araçları Daire Başkanlığı’nca Helikopter Sonarı’na yönelik bir Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü (TKY) Projesi de başlatılmıştır. 
Bu arada ARMELSAN Firması, Denizaltı Savunma Harbi için geliştirilen orta frekans bandında çalışan Türkiye’nin ilk aktif daldırma sonarına ORKUN-2053 adını vermiş ve sonara ait görselleri ve ürün broşürünü resmi internet sayfasında paylaşmıştır. Daldırma derinliği 350m olarak verilen ORKUN-2053 Sonarı 360 derece kapsama alanında 8kHz-11kHz arasında 3 farklı frekansta yayın yapabilmekte. Sistem ağırlığı yaklaşık 270kg olarak verilen ORKUN-2053 Milli Orta Frekans Aktif Daldırma Sonarı’nın yüksek çıkış gücü sayesinde uzak mesafelerden hedef tespiti yapabileceği iddia edilmektedir. Firma ORKUN-2053 ile ilgili ilk bilgi paylaşımını IDEF ‘19 Fuarı sırasında yapmıştı.
HELSİM Projesi ve SH-70 SeaHawk Simülatör Merkezi
Büyük bir helikopter gücüne sahip olmayı hedefleyen Türk Deniz Kuvvetleri, envanterinde esas deniz helikopteri olarak görev yapan SeaHawk’lar için simülatör sahibi olmaya karar vermiş ve pilot ve operatörlerin eğitimleri için çok önemli olan bu proje HAVELSAN tarafından hayata geçirilmiştir. SH-70 (S-70B-28 SeaHawk) Helikopterlerini uçuracak pilotlar ile Akustik (DS-100 HELRAS ve AN/AQS-18A) ve Taktik (AN/AAS-44 ve AN/APS-143(V)3) Sensör Operatörleri’nin eğitimleri halihazırda Deniz Hava Eğitim Merkezi Komutanlığı bünyesinde milli imkanlar ile HAVELSAN Ana Yükleniciliğinde üretilip teslim edilen yüksek teknoloji ürünü Tam Uçuş ve Kısmi Uçuş Simülatörlerinde verilmektedir.
Helikopter Simülatörü (HELSİM) Projesi altında Cengiz Topel Üssü’nde Deniz Hava Eğitim Merkezi Komutanlığı çatısı altında kurulan ve 17 Aralık 2010 tarihinde hizmete giren SH-70 SeaHawk Simülatör Merkezi bünyesinde entegre bir yapıda, bir Tam Uçuş Simülatörü (TUS, Seviye D), bir Kısmi Uçuş Simülatörü ve bir Sensör (Radar/Sonar) Operatör Eğitici Ünitesi yer almaktadır. Dünyadaki sayılı “full-motion” SeaHawk simülatöründen birisi olan HELSİM Sistemi sayesinde intibak ve harbe hazırlık eğitimlerinin önemli bir kısmı icra edilebilmektedir. HELSİM Simülatörleri SSB tarafından 2015 yılında başlatılan HELSİM Projesi Lot-II Modifikasyon Projesi kapsamında donanım ve yazılım olarak Lot-II konfigürasyonuna yükseltilmiştir. HELSİM Projesi Lot-II Modifikasyon Projesi kapsamında SeaHawk Simülatör Merkezinde bulunan tüm simülatör sistemleri aşağıdaki güncellemeleri almıştır: 
Donanım değişimleri (Yeni MFD'ler, konsollar ve paneller), 
MFD'ler arasında Ethernet-Hub kablolaması, 
Radar sistemi modifikasyonları, 
Sonar sistemi modifikasyonları,
ESM sistemi modifikasyonları, ve
• Link-11 sistem modifikasyonları.
S/İHA Filo Komutanlıkları
2018 başlarından itibaren görüş hattında (LoS) haberleşme kabiliyetli ANKA Blok-B ve Aralık 2018’de BAYRAKTAR TB2 S/İHA Sistemleri ve Şubat 2021’den itibaren de modernize edilmiş ANKA-B (THS, istenildiği zaman ANKA-B (THS)’e dönüştürülebilen, ANKA-B (THS) gövdeli ANKA-B anlamına gelmekte) Sistemi’ni envanterine kazandıran Deniz Hava Komutanlığı, günümüzdeki yapısı, gerçekleşmekte olan projeleri, ileri teknoloji silah ve sistemlerle donatılan uçak, helikopter ve İHA’ları ile Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de önemi ve etkinliği göz ardı edilemeyecek, güçlü bir deniz hava gücüne dönüşmüştür.
Deniz Kuvvetleri için ilk İnsansız Hava Aracı (İHA) ihtiyacı çevresel deniz sahasının gerçek zamanlı taktik resmini toparlamak (bu DzKK için C4ISR yeteneği alanında temel bir gereksinimdir) suretiyle Türk Deniz Kuvvetleri’nin istihbarat ve gözetleme ihtiyaçlarını yürütmek/yerine getirmek ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’ne 7/24 esaslı bütünleşik deniz gözetleme yeteneği kazandırmak maksadıyla 1990’lı yılların başında konsept ve tasarım çalışmaları başlatılan Uzun Ufuk Projesi kapsamında tanımlanmıştı. 
Bu çerçevede DzKK’na 7/24 esaslı havadan deniz gözetleme kabiliyeti sağlamak amacıyla sözleşmesi 19 Nisan 2005’te İsrailli IUP Konsorsiyumu (IAI-Elbit İş Ortaklığı) ile TUSAŞ üzerinden imzalanan Heron/GÖZCÜ-I MALE İHA Sistemi Tedarik Projesi kapsamında DzKK için 2 adet hava aracından oluşan bir Heron/GÖZCÜ-I MALE İHA Sistemi tedariki planlanmıştı. Ancak Proje altında Kara (dört hava aracı), Deniz [iki hava aracı] ve Hava [dört hava aracı] Kuvvetleri için birer adet olmak üzere toplam üç adet Heron Orta İrtifa Uzun Menzil [MALE] İHA Sistemi ile ilgili gözetleme ve yer komuta kontrol teçhizatının tedariki planlanmışsa da sonradan 10 hava aracından oluşan üç tedarik Heron/GÖZCÜ-I MALE İHA Sistemi de 23 Mart 2010’dan itibaren HvKK envanterine girmiştir.
Uzun süre İHA alımını gerçekleştiremeyen DzKK, 2017 yılında imzalanan kiralama sözleşmesi altında 1 Sistem 3 Uçaktan oluşan ANKA Blok-B İHA’nı Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığına konuşlu (312’inci İHA Filo Komutanlığı bünyesinde) olarak hizmete almıştır. Mayıs 2018 itibarıyla L3 Wescam ürünü CMX-15D FLIR faydalı yüküne sahip 2 hava aracı görev yaparken, CMX-15D FLIR Sistemi ve ASELSAN ürünü SARPER™ Milli SAR/GMTI-ISAR Radarı ile donatılan 3'üncü ANKA Blok-B İHA ise 2018 ikinci yarısında teslim edilmiştir. Kiralama sözleşmesi altında görev yapan ANKA Blok-B İHA’lar 17-026, 17-027 ve 18-032 (FLIR+SAR/GMTI/ISAR faydalı yükleri) kuyruk numaralarına sahiptir. 
2019 yılında DzKK anlık hedef tespit, takip ve imha kabiliyetini artırmak üzere Operatif İHA Tedarik Projesi altında 8 ANKA-B (THS) ve 4 ANKA-B S/İHA siparişi vermiş ve bu kapsamda daha önce kira sözleşmesi altında bir yılı aşkın bir süre görev yapan biri SAR/GMTI/ISAR Radarı entegreli üç adet ANKA-B İHA’nın Ekim 2019 içinde DzKK’na devri gerçekleştirilmiştir. SSB tarafından resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda yer alan üç görselden birinde gövde altında SARPER™ SAR/GMTI-ISAR Radarı domu ve burun altında CMX-15D FLIR faydalı yükü bulunan 18-032 kuyruk numaralı ANKA-B İHA net olarak görülmekteydi. TUSAŞ MAG Dergisi tarafından Ocak 2020’de yayımlanan, yılın ilk sayısına özel olarak hazırlanan ‘Almanak 2019’ ekinde "ANKA DzKK Envanterine Dâhil Oldu” başlıklı kısa haberde DzKK’na ANKA-B İHA teslimatına ilişkin olarak şu bilgilere yer verilmişti: “EO/IR kamera ve SAR faydalı yüklerine sahip üç İnsansız Hava Aracı (İHA) ve Yer Kontrol Sistemleri, Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığında, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (DzKK) katılımıyla gerçekleştirilen Kabul Testlerinin ardından, DzKK envanterine dâhil edildi.” TUSAŞ, 24 Ağustos 2020 tarihinde resmi sosyal medya hesabından paylaştığı bir tweet ile AIS donanımlı 4’üncü ANKA-B İHA’nı da DzKK’na teslim ettiklerini duyurdu. AIS sayesinde ANKA-B İHA, yüzlerce mil mesafedeki tüm deniz üstü unsurlarının kimlik bilgilerini tespit edebilme yeteneğine kavuşmuştur. Bu teslimatla birlikte ayrıca deniz üstü ve kara hedeflerinin uzaktan tespiti ve teşhisini, hareketli hedeflerin tespitini ve takibini yapabilen menzili artırılmış SARPER +, SAR/ISAR/Deniz Arama Radarı yine ilk defa ANKA-B İHA üzerinde DzKK hizmetine girmiştir. TUSAŞ daha önce teslim edilen 3 ANKA-B İHA’na da AIS entegrasyonuna yönelik modifikasyon işlemlerini de bu teslimat kapsamında tamamlamıştır. DzKK resmi internet sayfasına göre hizmetteki ANKA Blok-B İHA’ları TCB-851, TCB-852, TCB-853 ve TCB-854 kuyruk numaralarına sahiptir. DzKK 2019 yılında vermiş olduğu sipariş altında modernize edilmiş 2 ANKA-B (THS) S/İHA’yı Şubat 2021’de teslim almıştır. SSB tarafından sosyal medya hesabından 24 Şubat 2021 tarihinde yapılan paylaşımda teslimat resmen duyurulmuş ve teslimatı yapılan TCB-856 kuyruk numaralı ANKA-B (THS)  S/İHA’nın (sadece CMX-15D FLIR faydalı yükü taşımakta) kalkış öncesinde APU yardımı ile yerde çalıştırma hazırlıkları yapılırken çekilmiş bir görseli paylaşılmıştır. Envantere kazandırılan modernize edilmiş ANKA-B (THS)  S/İHA’lar TCB-855 ve TCB-856 kuyruk numaralarına sahiptir. Siparişten geriye kalan 6 ANKA-B (THS)’in 2021 yılı sonuna kadar teslim edilmesi planlanmıştır. Edindiğim bilgiye göre hava araçlarından 4’ü Yüksek Faydalı Yük Kapasiteli AKSUNGUR S/İHA envantere dâhil edilecektir.
Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı bünyesinde yer alan 312’inci İHA Filo Komutanlığı hâlihazırda ANKA Blok-B, ANKA-B (THS) ve BAYRAKTAR TB2 S/İHA’larla Doğu Akdeniz’den Adalar Denizi’nin Kuzeyine tüm deniz sınırlarında 7/24 keşif ve gözetleme görevlerini başarıyla icra etmektedir. Karıştırmaya karşı dayanıklı, GPS korumalı kalkış, seyrüsefer/uçuş ve iniş sistemi ile -54 derece ile + 42 derece sıcaklıkta ve 50 knot ve üzeri rüzgârda uçuş/görev yapabilme kabiliyetine sahiptir. Bu imkân ve kabiliyetleri ile S/İHA’lar Donanmanın yüzer, uçar, dalar tüm unsurlarına yüksek irtifadan destek sağlayabilmektedir.
Deniz Hava Komutanlığı bağlısı bir diğer S/İHA Filosu ise 6 Ağustos 2018’de kurulan ve hâlihazırda envanterindeki BAYRAKTAR TB2 S/İHA’lar ile Çanakkale Deniz Hava Üs Komutanlığı bünyesinde Çanakkale Havalimanı konuşlu olarak görev yapan 313’üncü İHA Filo Komutanlığı’dır. Aralık 2018’de Çanakkale Havalimanı’nda konuşlandırılan Komutanlık, Aralık 2018’de teslim edilen 5 BAYRAKTAR TB2 S/İHA ile göreve başlamış ve ilk uçuş 16 Aralık 2018 tarihinde gerçekleştirilmiştir. DzKK’na ikinci parti 5 BAYRAKTAR TB2 S/İHA teslimatı Nisan 2019’da gerçekleşmiştir. Savunma Sanayi Başkanı (SSB) Prof. Dr. İsmail DEMİR tarafından 4 Nisan 2019 tarihinde sosyal medya hesabından yapılan açıklamada “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilmek üzere 5 adet Bayraktar TB-2 İHA/SİHA’nın kabulünü gerçekleştirdik,” ifadelerine yer verilmiştir.
BAYRAKTAR TB2 S/İHA ilk olarak 2015 yılında 14-28 Mayıs 2015 arasında gerçekleştirilen Deniz Kurdu Tatbikatı sırasında Vestel Savunma ürünü KARAYEL S/İHA ile birlikte DzKK’na tanıtılmıştı. Deniz Kurdu 2015 Tatbikatı sırasında 40 saat süreyle görev yapan BAYRAKTAR TB2 S/İHA, Keşan Askeri Havaalanı’ndan kalkış yaparak Edremit Körfezi’ne gitmiş ve 150km uzaklıktan YKİ ile haberleşmiş ayrıca Tatbikatta DzKK’nın istediği bölgelerde görüntü çekimi yaparak ve çektiği görüntüleri DzKK’nın haberleşme alt yapısı üzerinden Aksaz Deniz Üssü’ne iletmişti. Mavi Vatan 2021 Tatbikatı kapsamında ise BAYRAKTAR TB2 S/İHA’dan 4 Mart 2021 tarihinde yapılan atışta MAM-L Akıllı Mühimmatı ile temsili suüstü hedef 15km mesafeden başarıyla vurulmuştu. S/İHA Sistemlerini oldukça yoğun (2018 - Nisan 2021 arasında 25.000 saatin üzerinde uçuş yapılmıştır) ve etkili bir biçimde kullanan DzKK, bir yandan filosunu daha yüksek kapasiteli S/İHA platformları ile zenginleştirip güçlendirirken, diğer yandan da gelecek yıllarda envanterindeki S/İHA’lardan atılabilen, hedefe sürü halinde saldırı yapabilecek yapay zekâya sahip akıllı mühimmat/kamikaze drone konsepti üzerinde de çalışmalar yapmaktadır.
312’inci ve 313’üncü İHA Filo Komutanlıkları bünyesinde 7/24 esaslı keşif ve gözetleme görevleri icra eden ANKA Blok-B, ANKA-B (THS) ve BAYRAKTAR TB2 S/İHA’lar bir yandan Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yürüttüğü sondaj faaliyetlerine hava desteği sağlarken, uzun süre havada kalabilme kabiliyetleri sayesinde çevre denizlerde düzensiz göç hareketlerinin önlenmesi konusunda da önemli görevler üstleniyorlar. Deniz Hava Komutanlığı 2023 yılı sonuna kadar filosuna kazandırmayı planladığı SatCom haberleşme sistemine sahip daha yüksek faydalı yük kapasiteli ilave 21 S/İHA ile Cengiz Topel (Karadeniz’de S/İHA görevleri için), Dalaman, Çanakkale ve Geçitkale Meydanı’na daha fazla sayıda S/İHA konuşlandırmayı ve tüm çevre denizlerde kesintisiz saha kaplaması kabiliyetini tesis etmeyi hedeflemektedir.
Yeni alınacak S/İHA’larda iki ayrı telsiz seti bulunacak böylece hava-hava ve hava-yer ile haberleşme ve telsiz haberleşme rölesi olarak görev yapabilme kabiliyetine kavuşulacak. S/İHA üzerindeki telsiz röle kabiliyeti sayesinde bir yandan Yer Kontrol İstasyonu (YKİ)’nda görevli S/İHA pilotunun operasyon sahasındaki tüm hava ve kara unsurlarıyla telsiz üzerinden iletişim kurabilmesi sağlanırken, aynı zamanda çevre unsurların birbirleriyle konuşabilmesi de röle kabiliyeti üzerinden mümkün olabilecek. BAYRAKTAR TB2 S/İHA’lar mevcut data link sistemi ile görüş hattında (LoS) 150km mesafeye kadar kullanılabilmekte. Yeni nesil data link sistemi ile bu mesafe 300km’ye çıkarılmış olup bu çerçevede yeni sistem ile uçuş denemesi geçtiğimiz günlerde yapılmıştır (Nisan 2021). Diğer yandan halen 30km olan Uzak Görüntü Terminali’ne anlık faydalı yük görüntüsü, hava aracı verisi ve hedef koordinat bilgisi atabilme kabiliyeti yakın gelecekte 45km’ye çıkarılacak. Uzak Görüntü Terminali personel tarafından taşınabilir ve arazide kurulabilir yapıda. ANKA S/İHA’larda UGT haberleşme menzili 50km. UGT özellikle amfibi harekatlarda S/İHA’ların etkin kullanımı açısından çok önemli bir kabiliyet.
Deniz Hava Komutanlığı hizmetindeki ANKA-B (THS) S/İHA’lar faydalı yük görüntüsünü SatCom üzerinden isteyen gemiye aktarabilmekte (geminin Ku-Bant SatCom haberleşmesi için DzKK’ndan uygun frekans bandı kullanım iznini alması gerekmekte) yakın gelecekte P-72 ve P-235 D/K Uçaklarına da SatCom kabiliyeti kazandırılarak hem S/İHA’larla görüntü alış verişi, hem de S/İHA kontrol kabiliyeti kazandırılması gündemde.  
Deniz Hava Komutanlığındaki Harekât Merkezi’nden çevre denizlerde görev icra eden İHA’larca elde edilen görüntüler gerçek zamanlı olarak izlenebilmektedir. Bu çerçevede örneğin 21 Nisan günü Dalaman açıklarında P-72 D/K Uçaklarınca icra edilen 2 Mk-46 Mod 5A ve 2 Mk-54 Hafif Eğitim Torpidosu (REXTORP) atış eğitimi canlı olarak izlenebilmiştir.
Sonuç
Deniz Hava Komutanlığı, eğitimli insan gücü, ileri teknoloji silah ve sistemlerle donatılmış Deniz Karakol Uçakları, İnsansız Hava Araçları ve DSH/SUH Helikopterleri, Cengiz Topel, Çanakkale ve Dalaman Deniz Hava Üsleri ile Geçitkale/K.K.T.C. Meydanı ve İstanbul ile Aksaz’da bulunan helipedleri ile Donanmamızın ayrılmaz bir parçası olarak görevine devam etmektedir. 
Bölgesinin en önemli deniz hava gücü haline gelen Türk Deniz Hava Gücü, SSB tarafından yürütülen Anadolu Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (LHD) Projesinin hayata geçirilmesiyle birlikte küresel bir boyut kazanacaktır. Önümüzdeki yıllarda başlatılması beklenen LHD Trakya ve Yeni Nesil Uçak Gemisi Projelerinin ete kemiğe bürünmesi ile Türk Deniz Hava Gücü, muharip uçak kabiliyetine de kavuşarak Mavi Vatanda deniz hak ve menfaatlerimizin korunmasında kendisine tevdi edilecek her türlü görevi en üst seviyede yerine getirebilecektir. 
Cesaret ile ideal meslekleri olan denizcilik ve havacılığı profesyonelce harmanlayan deniz havacılarımız, kendilerine duyulan güven ve önemin farkında olarak, tarihten aldıkları güçle yeni hedeflere doğru koşmaktadır. Türk Donanmasının gören gözü, uzanan yumruğu olan deniz hava gücümüz, dünya denizlerinde gemiye konuşlu veya karadan yapılacak her türlü göreve hazırdır. 
Türkiye’nin havacılık tarihinin başlangıcından itibaren yerini alan Türk Deniz Havacıları köklü tarihlerinden almış oldukları güç ile geleceğe daha umutla bakıyor ve teşkilatlanma çalışmalarında bir sonraki nokta olan gemiye konuşlu bir muharip uçak filosuna kavuşacağı günü iple çekiyorlar. En son Libya’da icra edilen görev (DzKK’nın Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında deniz aşırı ilk gerçek/muharip görevi) ve Doğu Akdeniz ile Karadeniz’deki deniz yetki alanlarında icra edilen sismik araştırma ve sondaj faaliyetleri, ülkemizi çevreleyen denizlerden daha fazla yararlanabilmek (doğalgaz ve petrol kaynakları dâhil) için Türkiye’nin deniz gücünü daha etkin bir yapıya kavuşturması gerektiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Muharip uçak taşıma kabiliyetli bir veya birkaç LHD/Yeni Nesil Uçak Gemisi, modern denizaltılar, süratli yakıt ikmal tankerleri, DSH/SUH kabiliyetli modern insanlı ve insansız sabit ve döner kanatlı hava unsurları ve hava savunma harbi kabiliyetli fırkateyn ve destroyerleri ile kıyı su (kahverengi su) donanmasından bir açık deniz (mavi su) gücüne dönüşmüş Türk Deniz Kuvvetleri, Türkiye’nin geleceğe dönük vizyon ve hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli ve büyük bir rol oynayacaktır. Türkiye’nin elinde stratejik öneme sahip böyle bir deniz ve deniz hava gücünün bulunması şüphesiz hem ülkemizin caydırıcılığını, hem de uluslararası platformlardaki pazarlık gücümüzü önemli ölçüde artıracaktır!