HomeNewsInterviewsAnalysisArticlesIssuesWho We AreEventsContact
YALTES Genel Müdürü Bülent HAMZAOĞLU: “Ürünlerimizin ve Hizmetlerimizin Gerek Kalitesinden, Gerekse Fiyat Seviyelerinden Eminiz!”

YALTES Genel Müdürü Bülent HAMZAOĞLU: “Ürünlerimizin ve Hizmetlerimizin Gerek Kalitesinden, Gerekse Fiyat Seviyelerinden Eminiz!”

23 May 2021 · 14:57
Issue 106
Interview
Defence Turkey: Söyleşimize sizden Kasım 2002’de yabancı ortaklı (Thales Hollanda/TNL) bir Türk şirketi olarak kurulan YALTES’in kısa bir tanıtımını alarak başlayabilir miyiz? Neden kuruldu ve geride kalan 19 yılda neler yapıldı? Bu süreçte yola çıkarken ortaya koyulan hedeflere ne ölçüde ulaşılabildi? YALTES’in bugünlere gelişini kısaca hatırlayabilir miyiz?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES, 2002 yılında Yalçın Ailesi ve Thales Hollanda (TNL) ortaklığı ile kuruldu. Kuruluşundaki ilk amaçları Thales’in offset yükümlülüklerini de gözönüne alarak Savaş Yönetim Sistemleri alanında donanım üretimi ve yazılım geliştirme faaliyetleri olarak görülebilir. Birinci aşama olarak adlandırabileceğimiz bu aşamada TNL için 200 adet’ten fazla konsol ve kabinet üretimi (3’üncü Nesil) ile çeşitli yazılım iş paketleri üretildi. Üretilen ürünler halihazırda Türkiye dahil 20’den fazla ülke platformlarında  başarı ile görev yapmaktadır. (YALTES, daha sonra TNL tarafından Savaş Yönetim Sistemleri için konsol tasarımı ve üretimi alanında bir mükemmeliyet merkezi olarak belirlenmiş olup 2014 yılından bu yana 4’üncü Nesil farklı tiplerde konsollların tasarım üretim ve kalifikasyonları da tarafımızdan yapılmaktadır. Bu konsollara ait ürünlerimiz de 10 dan fazla ülke envanterinde kullanılmaktadır.)
Takip eden süreçte ikinci aşama olarak Uzun Ufuk, GENESİS ve MİLGEM Projeleri ile YALTES, Deniz Görev Sistemleri alanında proje bazlı faaliyetlerine başladı. Özellikle Türk Deniz Kuvvetlerimizin özgün olarak geliştirdiği ilk milli Savaş Yönetim Sistemi (SYS) olan GENESİS (Günümüzde kullanılan GENESİS-ADVENT’in çıkış noktası)’in gelişitirilmesinde önemli bir aktör olarak yer aldı.  Tüm tasarımları ve kalifikasyonları yerli ve milli olarak yapılan Operatör Konsolları ve Kabinetleri ile YALTES, GENESİS SYS donanım tedariklerini yapmaya başladı. MİLGEM Projesinde Yazılım Mühendisliği anlamında Üç Boyutlu Radar, Takip Radarı, RAM Sistemi ve Torpido Sistemi gibi kritik sistemlerin arayüz yazılımları ile SYS yazılım geliştirme faaliyetlerine önemli oranda katkı sağlanarak bu sistemin ülkemiz için gurur veren bir eser olarak ortaya çıkması için katkı sağlandı. GENESİS ve MİLGEM Projeleri kapsamında SYS geliştirme faaliyetlerine YALTES tarafından 100.000 Adam Saat’ten fazla mühendislik hizmeti sağlandı.
YALTES, MİLGEM Projesi ile birlikte çok önemli başka bir görev sistemi olan Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemleri (EPKİS) alanında da bir çözüm oluşturdu. Projenin ilk iki gemisinde yabancı bir teknoloji firması ile işbirliğine gidilerek ispatlanmış bir çözüm sağlandıktan sonra kendi kaynaklarımızla bir Ar-Ge projesi gerçekleştirerek takip eden gemilerde tamamen yerli ve milli bir çözümü %80 dolayında yurtiçi katkı ile sağladık. Bu anlamda YALTES özgün bir çözüme de sahip oldu.
YALTES, yukarıda özetlediğim birinci ve ikinci aşamadaki performansı ile Türk Deniz Kuvvetleri için sürdürülen, YTKB, LST, LDG, LHD, DİMDEG, TVEG, SAT Botu, BARBAROS YÖM ve İ-Sınıfı Fırkateyn Projelerinde hem Savaş Yönetim Sistemi (SYS) hem de Entegre Platform Kontrol Sistemi (EPKİS) alanlarında ASELSAN, HAVELSAN, STM, METEKSAN, ARMELSAN gibi Savunma Sanayii firmalari ile DEARSAN, SELAH, SEDEF, YONCA-ONUK ve ADİK Tersaneleri ile imzaladığı sözleşmeler ile yer aldı. Benzer şekilde İhraç Projeleri olan Türkmenistan, Katar ve Pakistan için üretilen çeşitli projeler ile ilgili de yine ASFAT, ASELSAN, HAVELSAN, METEKSAN, DEARSAN Tersanesi ve YONCA-ONUK İş Ortaklığı ile çeşitli sözleşmeler kapsamında tamamlanan ve devam eden projelerde de yer almaktayız.
YALTES, dördüncü aşama olarak 2016 yılından bu yana TUBİTAK ile imzaladığı bir dizi sözleşme ile MÜREN-AY ve MÜREN-PREVEZE Sistemlerinin donanım ve alt sistem tedariği ile görevlendirildi. Bu kapsamda Türkiye’de ilk defa tamamen yerli ve milli olarak denizaltılarda kullanılacak daha yüksek isterlerdeki farklı tip konsol ve kabinetlerin tasarım, üretim ve kalifikasyonları gerçekleştirildi.
Son olarak YALTES, 2020 yılından itibaren Türkiye’de ve bölgede yer alan Thales Group firmalarının kurulu sistemlerinin teknik destek, yedek parça, onarım ve gerektiğinde modernizasyonu alanında tek yetkili temsilcisi olarak belirlendi ve bu maksatlar ile hizmet vermeye başladı. Özellikle Türk Deniz Kuvvetleri platformları için bir tedarik yöntemi olan ataşe alımları için YALTES BV ticari ismi ile bir firma daha kurularak 2021 yılı başında faaliyetlerine başladı. Bu yapılanma ile YALTES’in endüstriyel gücünü de kullanarak ve araciları ortadan kaldırarak çok daha hızlı ve kaliteli hizmet sağlamayı ve müşteri memnuniyetini arttırmayı hedefliyoruz.
YALTES 2011 yılından itibaren Yalçın Ailesinin hisselerinin Thales Group’a devredilmesiyle birlikte %100 Thales Group firması olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
Defence Turkey: YALTES’in, günümüzdeki organizasyon yapısı, personel durumu/çalışan profili, COVID-19 salgın hastalığı gölgesinde geçen 2020 yılı performansı ve cirosu ile 2021 yılına ilişkin beklenti ve hedefleri hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES, %100 Thales Group firması olmasına rağmen tüm personeli Türk olan, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Üretim İzin, Şahıs ve Tesis Güvenlik ile AQAP Belgelerine sahip yerli ve milli çözümler üreten bir firmadır. Tasarlanan ve üretilen çözümlerimizin bir çoğu Thales Group içerisinde bile özgün ürünlerdir. Bu kapsamda Thales Group firmalarına ciromuzun önemli bir oranı ihraç edilmektedir. Kısaca dünyanın sayılı teknoloji gruplarından Thales Group üyesi olmanın teknolojik ve yönetsel faydaları ile yerli ve milli çözümler geliştirmek ve ihracat imkanları yaratmak için çalışan bir şirket olmanın gururunu yaşıyoruz.
YALTES organizasyonu çalışanlarının %50’ini oluşturan ArGe Mühendisliği Bölümü %25’ini oluşturan Üretim Bölümü, %20’sini oluşturan Yönetim Bölümü ve %5’ini oluşturan Destek Bölümü olarak anlatılabilir. YALTES temel olarak bir mühendislik firmasıdır. Bu anlamda çalışanlarımızı %75’i mühendislik kökenli %25’i ise destek  personeli ve nitelikli teknisyen profilindedir. Ayrıca YALTES kendi faaliyet alanlarında bir eko sistem oluşturarak tasarım, üretim ve kalifikasyon anlamında yerli firmalarımıza bir katma değer de yaratmaktadır.
COVID pandemisinin olumsuz etkisine rağmen YALTES, 2020 yılını gerek yeni siparişler ve gerekse satış anlamında çok başarılı, hedeflerinin önünde tamamladı. Bu anlamda 150 Milyon TL üzerinde yeni sipariş aldık ve 70 Miyon TL üzerinde de satış yaptık. 2021 yılı YALTES için satışlarının %60 artarak 120 Milyon TL mertebesine geleceği bir yıl olacak. İlk üç aylık rakamlar ile ulaştığımız 35 Milyon TL satış bu hedefe ulaşabileceğimizin bir göstergesi oldu. Tabii ki zorlu ekonomik şartlar ve süregelen pandemi bizim için ayrı bir mücadele konusu. 2021 yılında 100 Milyon TL dolayında da yeni sipariş hedefliyoruz. Sürdürdüğümüz sözleşme görüşmelerinin geldiği nokta bu hedefi de tutturacağımız yönünde....
Defence Turkey: Halihazırda Teknopark İstanbul, Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde yer alan YALTES’in sahip olduğu üretim altyapısı, üretim kapasitesi ve kullanılan teknolojiler hakkında bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES, 2014 yılbaşında 2002 yılında kurulduğu müstakil binasından Teknopark İstanbul’da yer alan ofislerine taşındı. Bu taşınmanın iki amacı vardı, birincisi müstakil bir binada savunma sanayii firması olarak yer almanın getirdiği maliyetleri azaltmak, ikincisi ise savunma sanayii ve denizcilik odaklı Türkiyenin en modern Teknopark’ında oluşan sinerjiden yararlanmak idi. Nitekim hem savunma sanayii’inde lider olan, yer alan firmalar ile bir arada bulunmak, hem de küçük ölçekli ancak mühendislik katma değerleri yüksek firmalar ile çalışabilme imkanı işlerimizde bize çok olumlu bir şekilde yansıdı. Burada Teknopark İstanbul’un kuruluşunda yer alan ve odaklanmayı sağlayan başta Savunma Sanayii Başkanlığımız (SSB) olmak üzere, İTO, İstanbul Ticaret Üniversitesi, STM ve HEAŞ ile Teknopark Yönetimine şükranlarımı sunuyorum.
YALTES, 2.000 m2 dolaylarındaki ofislerinde hem tasarım hem üretim yapabilme kabiliyetine sahip, günümüzün smartworking çalışma yöntemleri uygulayan bir yapıdadır. Mühendislik faaliyetlerimizi en ileri araçları (Windchill, Ansys, E-plan, Catia, Solidworks, Creo, Rhino, Altium, Jira, Doors, Primavera vb) kullanarak sürdürmekteyiz. Bu anlamda mühendislik araçları için her yıl hatırı sayılır bir bütçe ayrılarak son versiyonların kullanılması sağlanmaktadır. Üretiminin önemli bir kısmı, sağlanan teknik dokümantasyonlar ile alt yüklenilcilerimizde (mekanik üretim, montaj ve alt birim üretimleri gibi) yapılmakta nihai montaj ile test ve entegrasyon faaliyetleri kendi tesislerimizde tamamlanarak teslim edilmektedir. Tüm teknisyenlerimiz IPC Sertifikasyonuna sahip olup gerekli periyotlarda sertifikaları yenilenmektedir.
YALTES, sahip olduğu 50 üzeri mühendis ile yıllık 100.000 Adam Saatlik donanım geliştirme ve yazılım kodlama kapasitesindedir. Yaratılan eko sistem ile 25.000 Adam Saati aşkın mühendislik desteği de alt yüklenicilerimiz tarafından sağlanmaktadır. Üretim anlamında da 250 Adet/Yıl Konsol ve Kabinet üretme kapasitesi mevcut olup bu kapasite siparişler doğrultusunda arttırılabilmektedir.
Defence Turkey Kıdemli Editörü İbrahim SÜNNETÇİ, YALTES Genel Müdürü Bülent HAMZAOĞLU'nu şirketin üretim tesislerinde ziyaret etti.
Defence Turkey: Sektördeki diğer şirketlerden farklı olarak tamamen Deniz Kuvvetlerine yönelik olarak kurulmuş bir şirket olarak dikkat çeken YALTES, kuruluşunun ardından ilk dönemde daha çok önünde var olan potansiyel projelere (GENESİS ve Uzun Ufuk gibi) odaklı olarak çalışmış olsa da 19 yıl önce bitmiş bir tasarımın burada üretilmesi ile başlayan bu süreç, şirketin tamamen milli tasarım yapan, deniz platformlarına yönelik Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi (EPKİS) için kendi özgün çözümlerini geliştiren, bunları üretip, teslim edip, bakım ve idame desteğini sunabilen bir yapıya kavuşması ile sonuçlanmıştır. YALTES’in özgün ArGe kabiliyeti ile yoğrulmuş bir mühendislik, tasarım ve imalat alt-yapısına dönüşümünü sağlayan söz konusu başarılı dönüşüm sürecine ilişkin bir değerlendirmenizi alabilir miyiz? Bu süreçte yabancı ortağınız Thales Hollanda’nın herhangi bir katkısı oldu mu?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES sizin de çok isabetle tespit ettiğiniz gibi çok daha önce tasarlanmış ürünlerin sağlanan üretim dokümanları ile üretildiği bir şirket yapısından, kendi özgün ürün ve çözümlerini geliştiren yapıya evrildi. Burada bizim için itici güç 2004 yılından itibaren MİLGEM Projesi ile başlayan ve daha sonra art arda gelen deniz projeleri ile büyüyen potansiyel olmuştur. Bu kapsamda MİLGEM ve takip eden bir çok projede lokomotif görevi yapan ve koordineli çalışan Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (DzKK)’na şükranlarımı sunuyorum. Bu proje potansiyeli olmasa idi bugün sektörde sayısız başarılara imza atan küçüklü büyüklü bir çok savunma sanayii firmasının adı bile duyulmamış olacaktı.
Özellikle MİLGEM Projesinin modeli ile ilgili belirsizliklerin olduğu 2013-2015 yılları arasında YALTES olarak hem Savaş Yönetim Sistemleri donanımları ve alt sistemleri ile hem de Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi alanlarında bir kısmı TUBİTAK destekli, bir kısmı kendi kaynaklarımızla ArGe projeleri yürüterek kendimizi gelecek projelere hazır hale getirdik. Bu anlamda tamamen yerli ve Milli EPKİS geliştirildi ve sertifikasyonu tamamlandı. Savaş Yönetim Sistemleri için de analog konsolların sayısal konsollara dönüşümü, sayısal video yönetim sistemi, güç bankası uygulamaları ile tek ekranlı yüksek çözünürlüklü yeni nesil konsolların temelleri atıldı. Bu geliştirme maliyetlerinin hiç birini müşteriye yansıtmadık böyle yurt içinde ve dışında ana yüklenici firmalarımızın ve tersanelerimizin rekabetçi fiyatlar oluşturmalarına da destek olduk.
TNL daha önce de belirttiğim gibi YALTES’i SYS donanımları anlamında bir mükemmeliyet merkezi olarak konumladığı için ArGe anlamında da bizi teşvik ediyor. Bu anlamda bize sağladığı PFS (Product Funtional Specification) adı verilen ve istenilen ürünle ilişkin tüm gereksinimlerin açık olarak sağlandığı dokümanlar çok değerli. Bu sayede tüm isterleri karşılayan bir ürün geliştirmemiz ve bu ürünü hangi aşamada ve nasıl doğrulayacağımız belirli oluyor. Sonuçta ortaya çıkan ürün müşterinin tam olarak istediği ürün oluyor. Üzülerek belirtmeliyim ki Türkiye olarak bu alanda daha katetmemiz gereken çok yol var. Maalesef ister dokümanları ve Teknik Şartnameler hala jenerik düzeyde yazılıyor ve gerek rekabet alanında, gerekse tasarım ve geliştirme ile teslim anlamında sıkıntılar yaşanıyor.
Defence Turkey: Araştırma ve Geliştirme (ArGe) yatırımları ve faaliyetleri, Türk Savunma Sanayi’nin güçlü ve güvenilir bir yapıya kavuşması için vazgeçilmez bir değere sahiptir. Sektörde sürekliliğin en önemli koşullarından birisini oluşturan ArGe çalışmaları aynı zamanda sektör şirketleri açısından küresel bir şirket olma yolundaki en önemli teminattır. YALTES’in ArGe’ye bakışı, her yıl ArGe’ye cirosundan ayırdığı pay ve devam eden başlıca ArGe yatırımları/faaliyetleri hakkında okurlarımızı aydınlatır mısınız?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES olarak asgari ciromuzun %5’ini ArGe için ayrıyor ve bu maksatla harcıyoruz. Thales Group’da ArGe yatırımlarını destekliyor ancak yapılacak yatırımın belli bir hedefe uygun olması, tekrarlanan bir iş olmaması gibi çok ciddi kontrol noktaları var. Bu kapsamda yıllık olarak Stratejik Teknoloji Planı hazırlıyoruz. Bu plana uygun olarak onaylanan ArGe faaliyetlerini de bir proje yönetimi disiplini ile uyguluyoruz.
ArGe faaliyetlerimizi iki başlıkta topluyoruz. Birinci hedefimiz mevcut ürünlerimizin çok hızlı değişen teknolojiye uygun olarak up-to-date (güncel) kalması ve demode kısımlarının en maliyet etkin şekilde retrofit edilebilmesi ile ilgili ArGe faaliyetlerimizi sürdürmek. İkinci hedefimiz ise pazar eğilimlerini gözönüne alarak mevcut ürünlerimiz ve alanlarımızla ilgili yeni veya ilave çözümler oluşturmak. Bu anlamda EPKİS ile birlikte çalışacak, CCTV Sistemleri, Stabilite Kontrol çözümleri, Kargo ve Balast Kontrol Sistemleri, Valf Kontrol Sistemi, Tekne Yapısal İzleme Sistemi gibi çözümleri mevcut projelerimiz içerisinde paydaşlarımızla geliştirdik. Böylece gerek ürünlerimizin değerini arttırdık gerekse ana yüklenicilerimize çok daha maliyet etkin anahtar teslim çözümler sağladık. Hasar Kontrol yazılımları, Gemi üzeri Eğitim Sistemleri gibi sistemleri %100 yerli ve müşteri isterlerine uygun hale getirdik. Savaş Yönetim Sistemleri için ana bileşenlerin (Ekran, İş İstasyonu, Klavye, Joystick gibi) bizim isterlerimizde geliştirilmesi, yerlileştirilmesi gibi faaliyetlerimiz sürüyor. Örneğin, yıllardır yurtdışından alınan Joystick (tutamak) için Ankara’da yer alan bir OSTİM firması ile müşterek tasarımlar geliştirdik ve isterlere tam uygun bir çözüm oluşturduk. Birçok projemizde artık yerli tutamak kullanılıyor ve maliyeti yarı yarıya azalltık, ihraç müsadesi kısıtı riski kalmadı vb...
Defence Turkey: Üniversiteler ana sermayesi üstün nitelikli insan kaynağı olan savunma sanayi kuruluşlarının en önemli paydaşlarından birisidir. YALTES’in üniversiteler ile işbirliğine bakışı, Üniversite-Sanayi işbirliği kapsamında geçmiş yıllarda hayata geçirdiği işbirliği faaliyetleri ve tesis ettiği işbirliği kapsamında son 5 yılda yürüttüğü projeler hakkında bizleri aydınlatır mısınız?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES olarak üniversitelerimizdeki nitelikli iş gücünün savunma sanayii firmalarının paydaşı olmalarını destekliyoruz. Bu kapsamda yukarıda belrttiğim EPKİS’in yerli ve milli olarak geliştirilmesi projemizde  İstanbul Teknik Üniversite’sinden bilimsel destek aldık. Bu projemiz TÜBİTAK tarafından da desteklendi. Benzer şekilde detaylarını gizlilik nedeniyle veremeyeceğim bir proje için Gedik Üniversitesinde görevli bir öğretim üyesi ile çalışmalarımız sürüyor.
Defence Turkey: Bugün YALTES’in iç ve dış pazarda sahip olduğu rekabet gücü hakkında bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES olarak ürün sağladığımız tüm projeleri yoğun rekabet süreçleri sonunda kazandık. Bu anlamda rekabetten çekinmiyoruz. Ürünlerimizin ve hizmetlerimizin gerek kalitesinden, gerekse fiyat seviyelerinden eminiz. Buradaki tek çekincemiz rekabetin eşit koşullarda yapılması ve istenilen ile teklif edilenin aynı çözüm olduğunun değerlendirilmesi.
Maalesef gereksinimlerin çok açık olmaması sebebiyle özellikle EPKİS alanında ticari platformlar için geliştirilen ürünlerin askeri platformlara teklif edilmesi dolayısı ile ortaya orantısız çözümler çıkmakta. Halbuki ticari ürünler sadece gemilerin emniyetli seyri ve personel tasarrufu sağlamayı hedefleyen izleme ve kontrol sistemleri iken, askeri ürünler geminin savaş gücünü doğrudan etkileyen, manevra ve duruş gücü sağlayan dahili savaş olarak adlandırılan hasar kontrol konseptlerne göre tasarlanmış Platform Yönetim Sistemleridir. Bu sistemler sayesinde geminin savaş gücü ayakta kalabilmektedir. Birçok karar destek yazılımı ile izleme ve kontrol fonksiyonları bütünleştirilmiştir. Hiç bir ticari ürün Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi (EPKİS) olarak adlandırılmaz.
Benzer bir durum Savaş Yönetim Sistemleri için de geçerlidir. Bu alanda üretilen ürünlerin zorlu çevresel koşullara uzun sürelerle dayanacak desteklenebilir ürünler olması gereklidir. Bu alanda YALTES’in 2002 yılından bu yana 30’a yakın ülke platformlarında sağladığı 450-500 adet ana donanım öğesi ile sağladığı başarı en büyük güvencemizdir. Bu ölçekte ispatlanmış çözümü olan tüm firmalar ile adaletli rekabet için hazır olduğumuzu tekrar belirtmek isterim.
Defence Turkey: YALTES’in devam eden başlıca ihracat faaliyetleri, şirketin en önemli ihracat pazarları ve ihracatın cirodaki payı hakkında bilgi alabilir miyiz? Thales Hollanda (TNL) ile ortaklığınız ve 2021 başında Hollanda merkezli olarak kurduğunuz YALTES B.V. şirketi ihracat çalışmalarında ne gibi katkı sağlıyor veya sağlayacak?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES iki ana yoldan ihracat yapmaktadır. Birincisi Türk Firmalarının imzaladığı ihraç projeleri ile birlikte yer alarak yapılan ihracat ki bunun en iyi örnekleri DEARSAN ile Türkmenistan, YONCA-ONUK ile Katar ve ASFAT ve HAVELSAN ile Pakistan projeleri. Türk firmalarının bu alanda kazanacağı her projede biz de kendini ispatlamış ürünlerimiz ile yer alacağımızı değerlendiriyoruz.
İkinci ihracat imkanımız da TNL yoluyla yapılan ihracat faaliyetlerimiz. TNL tarafından geliştirilen ve bir çok ülke platformlarında kullanılan TACTICOS Savaş Yönetim Sistemi (SYS) Konsolları ve bazı diğer birimleri YALTES tarafından sağlanıyor. Bu kapsamda TNL’in dünya üzerinde yer aldığı her projede biz de yer alıyoruz. Son dönemde TNL ile farklı işbirliği alanlarımız ortaya çıktı bu da mevcut platformlarda yer alan ve demode olan eski nesil konsolların yenilenmesi ve yeni sensör entegrasyonları projeleri. Bu alan çok umut verici bir alan çünkü her ülke yeni projeler geliştiremese de mevcut platformlarını operasyonel tutma zorunluluğunda. 2019’dan itibaren Bangladeş Deniz Kuvvetleri Sancak Gemisi için bu faaliyetleri yerinde entegrasyon dahil yürüttük ve yürütmeye devam ediyoruz.
Yukarıda anlattığım projelerin ihraç payı 2021 itibariyle ciromuzun %60’ını karşılıyor, bu oranın %35’i yerli firmalar ile yaptığımız ihracat %25’i de TNL aracılığı yaptıklarımız. Tabiki bu yıl orataya çıkan sonuç, iki büyük projemiz PN MİLGEM ve TNL ile Kraliyet Donanması T31 Fırkateyni Projelerinin getirdiği nadir bir büyüklük. Sürekli olarak ihracatımızı ciromuzun %35-40’ında tutmak ise uzun dönemli hedefimiz. Bu alanda yerli firmalarımızın ve tersanelerimizin ihraacat projeleri çok büyük önem arz ediyor.
YALTES BV, Deniz Kuvvetlerimiz için yapılan ataşe alımları için kuruldu. Bildiğiniz gibi acil durumlarda hızlı alım için ataşe kanalı kullanılıyor. Bu amçla kurulmuş birçok aracı firma var ancak bu firmalar sadece ticari amaçla kurulmuş alım satım yapabilen firmalar. YALTES ise endüstriyel gücünü de kullanarak ürünlerin teslimi, devreye alınması ve gerekli ayarlarının yapılması gibi konularda teknik destek verebilen yapısı ile malzemelerin kolaylıkla kabullerinin yapılmasını geri gönderme oranlarının düşürülmesini hedefliyor. Ayrıca aracı firmalar da ortadan kalktığı için fiyat avantajı da olacak. YALTES ve YALTES BV Türkiye’de kurulu tüm Thales Grup firmalarına ait sistemlerin teknik destek, yedek parça, onarım ve gerektiğinde modernizasyonu için tek yetkili firma olarak görevlendirildi ve ilgili duyurular tüm ilgili birimlere gönderildi.
Defence Turkey: Thales Hollanda ile müştereken yürütülen Birleşik Krallık Kraliyet Deniz Kuvvetlerinin Tip 31 Sınıfı (T31) Fırkateyn Projesi, Alman Deniz Kuvvetleri’nin II’inci Paket K130 Korvet ve F126 Fırkateyn Projeleri ve Bangladeş Deniz Kuvvetleri sancak gemisi (BNS Bangabandhu [F25]) üzerinde gerçekleştirilen modernizasyon faaliyetleri hakkında okuyucularımızı aydınlatır mısınız?
Bülent HAMZAOĞLU: Thales Group firmaları 2018 yılında Alman Deniz Kuvvetleri için inşa edilecek 2’inci Paket beş adet K130 Korveti, 2019 yılında Birleşik Krallık Kraliyet Deniz Kuvvetleri (RN) için inşa edilecek beş adet T31 Fırkateyni ve 2020 yılında yine Alman Deniz Kuvvetleri için inşa edilecek dört adet F126 Fırkateyi için çok kapsamlı sözleşmeler imzaladı. Bu kapsamda Thales Holanda, Thales Almanya ve Thales UK her üç platforma ait görev sistemlerinin üretimi, tedariki ve entegrasyonunu yapıyor. Bu kapsamda YALTES olarak görev sistemleri için konsollar, konsol alt birimleri ve bazı başka elektromekanik  ürünler sağlanıyor. Bu projelerin teknik seviyeleri ve yüksek isterleri gözönüne alındığında YALTES için bu Projelerde yer almak sadece bir iş başarısı değil aynı zamanda teknoloji seviyemizdeki çıtayı yükseltmek için de bir fırsat oluyor. Bu Projelerden edindiğimiz tecrübeleri yerli projelerimizde ve yerli firmlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz ihraç projelerinde de kullanıyoruz.
Bangladeş Deniz Kuvvetleri sancak gemisi olan BNS Bangabandhu gemisinde 2018 yılından itibaren TNL alt yüklenicisi olarak gemide mevcut TACTICOS SYS’nin modernizasyonu kapsamında çalıştık. Bu projenin bir aşaması olan gemide mevcut 2’inci Nesil konsolların modernizasyonu ile ilgili tüm tasarım, üretim ve entegrasyon faaliyetleri YALTES tarafından başarı ile tamamlandı. İkinci aşama olarak SYS yazılımının yeni donanımlara taşınması (migration) işi de YALTES ve TNL işbirliği ile başarı ile tamamlanarak deniz kabul testleri ile son kullanıcıya teslim edildi. YALTES yazılım mühendisleri bu proje için 15.000 Adam Saat üzerinde bir mühendisik eforu harcadılar. Bu projenin devamı olarak 2020 yılında yine TNL alt yüklenicisi olarak aynı gemide mevcut demode seyir radarı ve helikopter kontrol radarının değişimleri ve savaş yönetim sistemi ile  entegrasyonu işini tedarik, geliştirme ve entegrasyon faaliyetleri olarak anahtar teslim YALTES yapacak. Bu  kapsamda radarların tedariği tamamlandı ve Fabrika Kabul aşamasına gelindi, paralel olarak entegrasyon faaliyetleri devam ediyor.
Bangladeş projelerinin hem TNL, hem de YALTES olarak en önemli kazanımı, ilk defa TACTICOS ilk sürümleri için bir modernizasyon çözümünün ispatlanması oldu. Dünya üzerinde Türkiye dahil 20’den fazla donanma tarafından kullanılan TACTICOS SYS Modenizasyonu çok önemli bir iş potansiyeli olarak önümüzde bekliyor. Ülkeler ekonomik durumları da gözönüne alındığında yeni projeler geliştiremese bile mevcut platformlarını etkin olarak kullanmaya  devam etmek istiyor. Bu anlamda maliyet etkin olarak sunulacak ve kısa sürede uygulanabilecek modernizasyon projeleri çok önemli bir çözüm olarak görülüyor. YALTES için Bangladeş projesi ilk defa bir uluslararası projede entegrasyon rolünün de yerine getirmesi açısından çok önemli bir deneyim oldu.
Fotoğraf: TACTICOS SYS
Defence Turkey: Dünya üzerinde Türkiye dahil 20’den fazla ülkede uzun yıllardır başarı ile kullanılan TACTICOS Savaş Yönetim Sistemi’ne yönelik olarak YALTES’in sahip olduğu kabiliyetler üzerine bir değerlendirmenizi alabilir miyiz? Sistemin halihazırda hangi sürümü platformlara takılmakta (örneğin T31 Projesinde)? Kullanımda olan eski sürüm TACTICOS SYS’lerine yönelik olarak YALTES gerek yazılım, gerekse donanım boyutunda ne gibi çalışmalar yapmakta? YALTES’in gelecek 10 yıllık yol haritasında TACTICOS SYS’nin eski sürümünün modernizasyonu ve yeni sürümünün desteklenmesi ile ilgili faaliyetler ve kazanılacak kabiliyetler nerede konumlanmakta? TACTICOS SYS’nin yeni sürümü ile şirket olarak yakından tanıdığınız GENESİS ADVENT SYS’nin bir karşılaştırmasını yapabilir misiniz?
Bülent HAMZAOĞLU: Bir önceki soruda da belirttiğim gibi TACTICOS dünya üzerinde 20’den fazla donanmanın etkin olarak kullandığı en yaygın ve etkinliği ispatlanmış bir çözüm. Bu çözüme ait ilk iki sürüm artık üretilmiyor. Özellikle ilk sürüm teknolojinin geldiği noktada demode oldu. Bu kapsamda TNL her platforma  uyacak bir çözüm oluşturdu ve ilk başarılı uygulama yapıldı. YALTES, modernizasyon çözümünün hem donanım, hem de yazılım boyutunda önemli görevler üstlenerek bu kapsamdaki modernizasyon projelerinin en önemli aktörü haline geldi. TACTICOS’un son sürümü BL2 halen birçok yeni gemi inşa projesinde kullanılıyor T31 Projesinde de bu sürüm kullanılacak, YALTES olarak bu çözümde yer alan MOC Mk4 yeni nesil konsolların tasarım ve kalifikasyonlarını tamamladık, seri üretimleri ise devam ediyor. 50’den fazla konsol 10 farklı ülke donanmalarında görev yapıyor. BL2 yazılım geliştirme faaliyetlerine de YALTES olarak katıldık, oluşturulan yazılım takımı (Scrum Team) ile 50.000 Adam Saat üzerinde yazılım eforu geliştirilerek bize verilen iş paketlerini başarı ile tamamlayarak teslim ettik.
TNL (Geçmişte Hollandse Signaalapparaten-HSA olarak) uzun yıllar boyunca gerek doğrudan sistem ve sensör satışı yaparak, gerekse GENESİS geliştirme aşamalarında lisans ile bir takım yazılım yapı taşları sağlayarak Türk Deniz Kuvvetleri ile yakın ve yoğun bir ilişkide yer almaktadır. Biz de YALTES olarak hem GENESİS-ADEVENT için HAVELSAN’a, hem de TACTICOS için TNL’e ürünler ve çözümler sağlamaktayız. Bu anlamda bizim iki çözümü karşılaştırmamız çok anlamlı olmayacaktır. Her iki sistem de dünyadaki en son teknolojiye  ve operasyonel isterlere uygun birinci sınıf çözümlerdir. Pazarın durumuna göre gerektiğinde tatlı rekabet, gerektiğinde de işbirliği ile iki çözümün de son kullancıya ulaşacağını değerlendiriyorum. TNL sadece SYS sağlayıcı olmayıp aynı zamanda özellikle deniz platformları için en son teknolojilerde sensörler üreten bir firma. Uluslararası pazarda HAVELSAN’ın çözümlerinde TNL sensörlerinin de yer alması aslında rekabetçi bir alternatif de yaratacaktır.
Defence Turkey: Havelsan’ın Alt Yüklenicisi olarak görev aldığınız GENESİS G-Sınıfı SYS Modernizasyonu ve TNL’nin Alt Yüklenicisi olarak görev aldığınız Uzun Ufuk ve Uzun Ufuk Füzyon Merkezi ve Sistem Entegrasyonu Projelerinde gelinen son durum hakkında bize neler söyleyebilirsiniz? Söz konusu Projeler için YALTES olarak ne gibi idame/destek faaliyeti yürütüyorsunuz? Uzun yıllardır hizmette olan ürünlerin modernizasyonuna yönelik bir çalışma mevcut mu?
Bülent HAMZAOĞLU: Her iki projenin işletmesi ve idamesi DzKK-ARMERKOM yönetiminde HAVELSAN tarafından sağlanıyor. HAVELSAN, projeler kapsamında sağlanmış olan yedek parçaları da kullanarak bu sistemleri  idame ediyor. Talep geldiğinde gerek YALTES tarafından sağlanan ürünler, gerekse Thales Group firmaları ürünleri için destek vermeye hazırız. Uzun Ufuk Projesinde mevcut Elektronik Harp Sistemleri ve Radarlar  için Thales Fransa (TDMS-Fr) YALTES ve YALTES BV’yi tek yetkili destek sağlayıcı olarak belirledi bu konudaki yetki yazılarını kısa sürede ilgili makamlara göndereceğiz.
Her iki Projenin özellikle YALTES üretimi donanımları için demodelik çözümlerinde görev yapmak için hazır olduğumuzu söyleyebilirim.
Defence Turkey: 2015 yılında DzKK tarafından Uzun Ufuk Sistemi’nin Karadeniz’i de kapsayacak şekilde genişletilmesine yönelik olarak Faz II tanımlama çalışmaları yapılmıştı. Uzun Ufuk Faz II/Karadeniz konusunda somut bir adım atıldı mı?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES olarak Uzun Ufuk Sistemi yedek harekat merkezi donatımı için Kardenizde bir faaliyetimiz oldu. Karadeniz kıyıları için düşünülen ilave çözümler ile ilgili mevcut sisteme entegrasyon konusunda destek verebileceğimizi değerlendiriyorum, ancak bu konuda şimdiye kadar bize bir talep gelmedi.
Fotoğraf: PIKET 3000
Defence Turkey: MİLGEM Projesi altında ilk iki gemide olduğu gibi üçüncü ve dördüncü gemiler için de 2015 yılında imzalanan sözleşme altında SYS donanımı ve EPKİS (PİKET 3000) tedarikinde görev aldınız. İlk iki gemi ile GENESİS ADVENT SYS’nin yer aldığı MİLGEM 3-4 arasında gerek SYS konsolları gerekse EPKİS donanımı/teknolojisi açısından ne gibi farklılıklar söz konusu? Mesela bildiğimiz kadarıyla HARPOON Güdümlü Mermisinin atış/kontrol fonksiyonları MİLGEM 3-4’de Savaş Harekat Merkezi (SHM)’ndeki tüm operatör konsollarından icra edilebildiğinden ilk iki gemide olduğu gibi ayrı bir AN/SWG-1A Operatör Konsolu yer almamakta.
Bülent HAMZAOĞLU: Bildiğiniz gibi MİLGEM 1 ve 2 Gemide GENESİS, 3 ve 4 Gemide GENEİS-ADVENT kullanılması planlanmıştı, ADVENT geliştirme takvimine göre 3 Gemi önce GENESİS ile hizmete girdi ADVENT uyumlandırması daha sonraki bir tarihe planlandı. 4. Gemi ise ADVENT ile hizmete girdi. Bu platform ile birlikte YALTES’te ilk ADVENT uygulamasında yerini aldı. YALTES olarak ADVENT ve sayısal video dağıtımını desteklemek üzere MİLGEM 3 ve 4 Gemilerde kullanılan OPKON ve TAKON’lar güncellendi. Ayrıca her iki platform alt sistem kabinetleri hem GENESİS, hem de ADVENT ile çalışabileceek şekilde tasarlandı. Böylelikle 3’üncü Gemide ADVENT dönüşümü, 4’üncü Gemide de doğrudan ADVENT uygulaması kolaylıkla yapılabildi.
YALTES tarafından tasarlanan konsollar GENESİS ya da ADVENT uygulamalarının yanında Elektronik Harp, Sonar, Özel Görev Sistemleri için birçok savunma sanayii firmaları için de üretildi ya da uyumlandırıldı. Bu sayede Savaş Harekat Merkezi (SHM) yerleşiminde birbirinden farklı donanımlar kullanılması gerekmedi aynı zamanda son kullanıcı için lojistik uyumluluk sağlandı.
EPKİS kapsamında 1’inci ve 2’inci Gemi daha önce de bahsettiğim gibi bir Hollanda firması ile teknolojik işbirliği ile sağlandı. YALTES olarak geliştirdiğimiz PİKET3000 Sistemimiz güncel teknolojik gelişmelerle beraber çok daha ileri bir teknoloji kullanılarak tasarlandı. Örneğin, veri ağı ilk iki gemide 1 Gbps iken takip eden gemilerde  10 Gbps’a yükselttik. Video dağıtımı SD çözünürlükte iken HD çözünürlüğe çıkarttık. IT Donanımlarımız çok daha yüksek kapasiteli ve hızlı. Ancak bu gelişmeleri önceki gemilere uygulamak için retrofit çözümler de hazırlandı, gemilerin bakım periyotlarında uygulanmaya hazır hale geldi.
Defence Turkey: MİLGEM-5 TCG İstanbul Fırkateyninde ne gibi görevler/iş paketleri üstlendiniz ürünlerinize yönelik test ve teslimat takviminiz hakkında bilgi alabilir miyiz? Gemide yer alacak silah (Mk-41 VLS yerine MIDAS ve Phalanx yerine GÖKDENİZ CIWS gibi) ve sensör (SMART-S Mk2 yerine CENK-S 3BAR gibi) sistemlerinde son dakikada yapılan değişikliğin SYS ve operatör konsollarının tasarımına ve yerleşimine bir etkisi olacak mı?
Bülent HAMZAOĞLU: İ-Sınıfı Fırkateyn projesinde YALTES STM alt  yükleniciliğinde EPKİS sağlayıcısı olarak yer alıyor. Savaş Yönetim Sistemi donanımları bizim iş payımızda değil. EPKİS ile ilgili tüm donanımları sözleşmemize uygun olarak tedarik paketleri şeklinde 2021 yılı sonuna kadar teslim edeceğiz.
Defence Turkey: ADA Sınıfı Korvetlerin ihracat faaliyetleri kapsamında Pakistan JINNAH Sınıfı ve Ukrayna’nın ADA Sınıfı Korvet Projelerinde YALTES olarak ne gibi sorumluluklar ve iş paketleri üstlendiniz veya üstleneceksiniz?
Bülent HAMZAOĞLU: PN MİLGEM (JINNAH Sınıfı) Projesinde ASFAT, HAVELSAN, ASELSAN ve METEKSAN ile sözleşmelerimizi imzaladık. Bu kapsamda öncelikle EPKİS kapsamında PİKET3000 çözümümüzü Pakistan Donanması isterleri ve kullanım konseptlerine göre uyarlıyoruz. Savaş Yönetim Sistemi donanımlarımızın üretim aşamasına geçiyoruz. Sonar Konsolları ve Kabinetleri için yeni isterlere göre tasarım faaliyetlerimiz devam ediyor, tasarladığımız birimler yüksek isterlere göre kalifiye edilecek. Hazır Ticari Ürün (HTÜ) olan Seyir Yardımcılarının entegrasyon faaliyetleri de ayrı bir iş paketi olarak ASELSAN tarafından bize verildi. Elektronik Harp Sistemi konsolu için de ASELSAN ile sözleşme görüşmelerimiz tamamlanma aşamasında. Türkiyenin en büyük ihraç projesi olan bu projede bu yoğunlukta ve görev kritik ürünler sağlayarak yer almaktan dolayı büyük bir gurur yaşıyor, projenin başarısı için gece gündüz çalışıyoruz.
Defence Turkey: TCG Ufuk TVEG, TCG Anadolu LHD, TCG Derya DİMDEG ve BARBAROS Yarı Ömür Modernizasyonu (YÖM) Projelerinde ne gibi sorumluluklar üstlendiniz ve hangi teslimatları gerçekleştirmektesiniz?
Bülent HAMZAOĞLU: TCG Ufuk için STM alt yükleniciliğinde PİKET3000 EPKİS çözümümüzü sağladık, projenin deniz kabulü tamamlandı. Bu proje için ASELSAN’a Görev Sistemleri ile ilgili konsollar da sağlandı.
TCG Anadolu için HAVELSAN alt yükleniciliğinde çok kapsamlı Savaş Yönetim Sistemi donanımları ve alt sistemlerini teslim ettik. Bu proje Yeni Nesil Konsollarımızın kullanılacağı ilk proje olacak. Ürünlerin gemiye montajları başladı, sabırsızlıkla devreye alınmasını bekliyoruz. Proje kapsamında SEDEF Tersanesi için STOP Konsollarını da tasarlayarak ürettik.
DİMDEG Projesinde SEFİNE Tersanesi alt yüklenicisi olarak PİKET3000 EPKİS çözümümüzü sağlıyoruz. Bu projede çözümün uyarlanması fazı tamamlandı CDR aşamasına geldik. Aynı Proje için ASELSAN’a Köprüüstü Konsolu, Harita Masaları ve Gözönü Panosu sağlayacağız. Bu kapsamda üretim aşamasındayız. HAVELSAN alt yüklenicisi olarak sağlayacağımız SYS donanımlarımız üretildi ve ön testleri tamamlandı. Mayıs ayında resmi kabulleri ve teslimleri gerçekleşecek.
Defence Turkey: BARBAROS MLU/YÖM Projesi kapsamında gemilerde kullanılan STIR 1.8 Atış Kontrol Radarlarının, GENESİS SYS’ne entegrasyonunu da gerçekleştirecektiniz ancak STIR yerine Aselsan ürünü çift bant AKREP AKR-D Atış Kontrol Radarlarının kullanımına karar verildi bu çerçevede YALTES iş paketinde de bir değişiklik yaşandı mı?
Bülent HAMZAOĞLU: Doğrudur. STIR Entegrasyonu iş payımız sözleşmeden çıkarıldı, ilave donanımlar ve hizmetler sağlıyoruz bu kapsamda. Birinci gemiyle ilgili tüm teslimatlarımız tamamlandı ikinci gemi için üretimlerimiz devam ediyor.
Defence Turkey: TCG Anadolu LHD ve BARBAROS MLU Projelerinde kullanılan 32 inç büyüklüğünde tek ekranlı yeni tip operatör konsolu çözümünüz hakkında okuyucularımızı aydınlatır mısınız?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES olarak geliştirme faaliyetlerini tamamladığımız MOC Mk4 konsolundan ele ettiğimiz tecrübe ve Deniz Kuvvetlerimizin isterlerini harmanlayarak tamamen kendi kaynaklarımızla Yeni Nesil Konsol tasarımımızı tamaladık ve kalifikasyonunu yaptık. Tasarımın her aşamasında ARMERKOM, Son Kullanıcılar ve HAVELSAN ilgililerinin katılımlarını ve girdilerini tespit ederek en uygun çözümü oluşturmaya odaklandık.
Konsol, 32 inç 4K çözünürlükte tek ekran ile 15.6 inç boyutunda bir yardımcı ekran’dan oluşmakta. TEMPEST özellikli mimarisi aile güvenirliği arttırıldı. Güç beslemesi konsol dışına taşınarak konsolun bakım ve işletme kolaylığı sağlandı. YALTES tarafından EPKİS’de de kullanılan merkezi kesintisiz güç kaynakları ile iki kabinet vasıtasıyla tüm konsolların güç ihtiyacı yedekli olarak sağlandı.
YALTES Denizaltı Operatör Konsolu
Defence Turkey: YALTES’in faaliyetleri sadece su üstü gemilerle sınırlı değil, TÜBİTAK’ın alt yüklenicisi olarak, denizaltı dünyasına da girdiniz ve denizaltılara yönelik ilk ürünlerinizi (operatör konsolu, yerel atış paneli ve arayüz birimleri) MÜREN-AY Projesi altında geliştirip denizaltılara entegre ettiniz. Bu başarı MÜREN-PREVEZE Projesinde de görev almanızı sağladı. AY Sınıfı Denizaltılar için geliştirip testlerini yaptığınız Denizaltı Operatör Konsolu’nun dikkat çeken özellikleri ve MÜREN-PREVEZE Projesi kapsamında yürütülen tasarım, üretim ve test faaliyetlerinde gelinen son durum hakkında bilgi alabilir miyiz?
Bülent HAMZAOĞLU: Röportajın başında da bahsettiğim gibi YALTES tarihçesinde dördüncü aşama denzaltı sistemleri ile başladı. MÜREN-AY ile sağladığımız görece küçük kapsama göre MÜREN-PREVEZE’de çok büyük bir iş payı ile başladık. MÜREN-PREVEZE ihalesini tamamen rekabet koşullarında çok rekabetçi bir fiyat ile kazandık. Buradaki çıkış noktamız suüstü platformlarında elde ettiğimiz tecrübelerimiz ve yerli milli olarak geliştirme yapma yeteneğimize olan güvenimizdi. Bugüne kadar denizaltılarımızda ya doğrudan yurtdışında üretilen sistemler, ya da lisans ve üretim paketleri sağlanarak yurt içinde üretilen yabancı çözümler kullanılmıştı. İlk defa yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ürünler için Yeni Nesil Konsol tasarım faaliyetlerimizdeki gibi tüm paydaşların katılımını sağladık, bu sayede TÜBİTAK, ARMERKOM ve son kullanıcıların görüşleri ve girdileri de tasarımlarımıza yansıtıldı. Tasarım aşamasında gerek müşterimiz olan TÜBİTAK gerekse ARMERKOM ve son kullanıcılardan gelen tüm ilave isterleri de maliyet etkisini gözetmeden tasarımımıza uyguladık. Bu ilavelerin en önemlisi teknik şartnameye göre su ile soğutulacak konsollar için hava soğutma alternatifinin de eklenmesi idi. Böylece denizaltıda su soğutmanın kaybedildiği bir durumda da konsolların hava ile soğumaya devam ederek görevin yapabilmesi sağlandı.
Tasarımı tamamlanan beş adet farklı birim yüksek isterleri olan çevre koşul, klimatik ve elektromanyetik uyumluluk testlerinden geçerek kalifiye edildi. Burada tüm testlerden ilk seferde geçtiğimizi (First Test Success) gururla ifade  edebilirim. Bu sonucun altında yatan faktör, mühendislerimizin tecrübeleri ve ileri mühendislik araçlarını çok iyi kullanmaları olarak görüyorum. Tüm ürünlerin tasarım sırasında global ve lokal analizleri ile Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (CFD) analizleri yapılarak olası zayıf noktaları tespit edildi, gerekli önlemler alınarak üretilmeleri ve test edilmeleri sağlandı.
Projenin ilk gemisine  ait tüm ürünler teslim edildi ve karada konuşlu test sisteminde kabulleri gerçekleşti. 2021 yılı sonuna kadar ilk geminin deniz kabul testlerinin yapılması planlanıyor. Bu yıl ikinci gemi donanımlarını da teslim etmeyi planlıyoruz.
MUREN AY- Operatör konsolları 
Defence Turkey: Önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek Türk Tipi Hücumbot, TF-2000 HSH Muhribi ve Milli Denizaltı (MİLDEN) Projelerinde YALTES ne gibi sorumluluklar üstlenebilir?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES gerek EPKİS, gerekse Savaş Yönetim Sistemi (SYS) çözümlerini ölçeklenebilir ve farklı platformlara uyarlanabilir şekilde tasarladığı için tüm suüstü ve sualtı platformlarında yer almaya hazır bir durumda. Tabi ki ürünlerimizi son teknolojilere göre güncelleyecek ArGe çalışmalarımız sürekli devam ediyor.
EPKİS çözümümüz MRTP24 boyutundan DİMDEG Projesine kadar tüm projelerde kullanıldığı için suüstü uygulamalarımız hazır. MİLDEN için özellikle kısıtlı alanlarda kullanılacak donanım seçimi ve denizaltı platform sistemlerinin ilave kontrol ihtiyaçları (otomatik balast kontrolü, batarya izleme sistemi, dalış kontrol sistemi, dümenlerin kontrolü gibi) konusunda ArGe çalışmalarımıza başladık bu konuda alan uzmanları ile birlikte operasyonel konsepti oluşturduktan sonra teknik çözümü tamamlayıp prototiplemeyi hedefliyoruz.
Savaş Yönetim Sistemleri donanımlarımız hem suüstü, hem de denizaltı platformları için hazır durumda. Denizaltı için tasarladığımız kısıtlı alanlar nedeniyle boyutları küçültülmüş ve hafifletilmiş ancak tüm testlerden geçmiş kabinetlerimizin Türk Tipi Hücumbot Projesi’nde fark yaratacağını değerlendiriyoruz.
YALTES’te oluşturduğumuz yeni ürün hattımız olan Seyir ve Muhabere Sistemleri kapsamında da, seyir yardımcıları ve muhabere sistemlerinin entegrasyonu için gerek savunma sanyii firmalarımızın gerekse tersanelerimizin önüne yeni alternatifler sunmayı hedefliyoruz. Bu alandaki faaliyetlerimiz için bizi izlemeye devam edin diyorum.
Defence Turkey: Operatör Konsolu konusunda RAKAS MUKAS, HİSAR ve HERİKKS Projelerinde de görev aldınız. Söz konusu Projeler altında gerçekleştirdiğiniz faaliyetler ve teslimatlar hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?
Bülent HAMZAOĞLU: RAKAS MUKAS Projesi tamamlandı ve başarı ile teslim edildi. Bu güne kadar olumsuz hiç bir geri besleme almadık.
HİSAR ve HERİKKS kapsamında konsolların seri üretimleri ve teslimatları devam ediyor.
Bu alanda ASELSAN’ın bizi tercih ederek sürekli ilave siparişler vermesi biz gurulandırıyor. Hedefimiz takip eden projelerde tasarımın tamamını YALTES olarak yapacağımız projeler.
Defence Turkey: Ana ilgi/faaliyet alanlarınızdan biri olan Siber Güvenlik konusunda sahip olduğunuz kabiliyetler ve devam eden proje ve çalışmalarınız hakkında okuyucularımızı aydınlatır mısınız?
Bülent HAMZAOĞLU: Siber güvenlik bildiğiniz gibi Thales Group ana iş kollarından birisi ve pazarda lider durumda. Bizim sağladığımız çözümler ile ilgili olarak da sürekli olarak siber güvenlik isterleri artıyor. Pandemi koşullarının da bize öğrettiği gerçeklere göre çok yakın gelecekte davranışlarımız ve iş yapış şekillerimiz de ciddi ölçüde değişecek. Uzaktan çalışma, uzaktan güvenli erişim bugünden çok daha fazla önem taşıyacak. Bu nedenle çözümlerimizi siber güvenli hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
EPKİS kapsamında uzaktan güvenli erişim hem sistemin bakım ve onarımı, hem de platform sistemlerinin uzaktan izlenerek önleyici ya da kestirinci bakım yapılmasını sağlayacak. Deniz Kuvvetlerimizin sahip olmaya başladığı ağ destekli muhabere sistemleri ile entegre olmak için çalışmalarımıza başladık.
Savaş Yönetim Sistemlerimiz için de Yeni Nesil Konsollar ile birlikte TEMPEST özellikli donanımlar sağladık. Ağ trafiğinin izlenmesi ve operatör davranışlarının değişimine göre uyarı verecek ve sistemleri güven altına alacak çözümler için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu kapsamda gerek milli çözümler gerekse Thales Group içerisindeki çözümler kapsamında çalışmaya hazır olduğumuzu da ana yüklenicilerimize ve ilgili makamlara bildirmeye devam ediyoruz.
Defence Turkey: YALTES’in gelecek 10 yıla ilişkin vizyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES olarak gelecek on yıla ait hedefimizi; Son teknolojik gelişmeleri takip ederek ve uygulayarak, SYS donanım ve alt sistemleri, EPKİS ile Seyir ve Muhabere Sistemleri entegrasyonu faaliyet alanlarında, rekabet koşullarında tercih edilen bir tedarikçi olmak ve kullanıcı isterlerini tam olarak karşılayan, en son teknolojiye sahip yerli ve milli çözümler sağlayarak, milli projelerimiz ile ülkemizin Savunma Sanayii ihraç projelerinde yer almak şeklinde belirledik.
Defence Turkey: YALTES’in IDEF ‘21 Fuarına gerçekleştireceği katılım ve gündemi hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?
Bülent HAMZAOĞLU: YALTES olarak pandemi koşullarını da gözönüne alarak ve sayısal dönüşüm eğilimine uygun olarak IDEF ‘21 de ürünlerimizi doğrudan standımıza taşımak yerine, hazırlayacağımız interaktif sunumlar ve sayısal materyaller ile sergilemeyi planladık.
Katılım kısıtlı da olsa, fuarı gerek sektörümüz çalışanları, gerekse dışarıdan gelecek konuklarımız ile yeni bağlantılar kurmak için bir fırsat olarak görüyoruz. Bir yılı aşan pandemi sürecinden sonra tekrardan sosyalleşmenin (mesafe kurallarına uyarak) bize iyi geleceğini değerlendiriyorum.
Bu yıl ayrıca standımızı Thales ile bitişik oluşturduk. Böylece arkamızdaki evrensel gücü ve  yerli milli yapımızı sentezlemeye çalışacağız. Bu anlamda vermek istediğimiz mesaj;
“Evrensel Teknoloji, Milli Çözüm” olacak. Özellikle yurt dışı müşterilerimiz açısından Thales yüzümüzü de göstermenin olumlu etkisi olduğunu düşünüyoruz. Arkada bıraktığımız 19 yıl sonunda Türk Savunma Sanayii alanında yerli ve milli yapımızı ispatladığımızı değerlendiriyoruz.
Defence Turkey: Söyleşimizi sonlandırırken, eklemek istediğiniz bir husus veya okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Bülent HAMZAOĞLU: Zaman ayırarak YALTES’i bir kere daha savunma sanayii paydaşlarımıza anlatmama olanak sağlayan sektörün öncülerinden Defence Turkey’e çok teşekkür ediyor yayın hayatında başarılar diliyorum.